Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Dünyası Edebiyatı » Türk Edebiyatlarının Ortak Devri

Yazar Mesaj   #923  2015-12-18 08:10 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

Türk Edebiyatlarının Ortak Devri

 

 

Bugün Moğolistan ve Çin içlerinden Balkanlar'a, Sibirya'dan Kıbrıs'a kadar yayılmış bulunan Türkler, başlangıçta, asırlar boyu bir arada yaşamış, birlikte ömür sürmüşlerdir. Sümer, İran ve Çin kaynaklarında izi görülen çok eski ve karanlık devirleri bir yana bırakırsak M. Ö. 220'lerden bugüne kadar takip edebildiğimiz 2200 yıllık Türk tarihinin 1700 yılı, ya birlikte geçmiş, yahut da çeşitli Türk boy ve devletlerinin çok sıkı temaslarıyla devam etmiştir. İşte bu birlikte yaşanan ve çok sıkı temaslarla geçen devirde bütün Türklerin beraber çalıp söyledikleri türküler, koşmalar, küyler ve maniler; destancılardan beraber dinledikleri destanlar, birlikte hatırladıkları atasözleri ve bilmecelerin birçoğu hâlâ ortaktır. Destanlar çeşitli dallara ve kollara bölünmüş olmakla beraber, derinlere gidildikçe onlarda da ortak köklere ulaşılmaktadır. Birçoğu son yüzyıllara kadar yazıya geçmemiş olan bu sözlü edebiyat mah-sullerindeki ortaklık bazen hayret verici, şaşırtıcı boyutlara varmaktadır. Ağızdan ağıza nakledilen ve hiç yazıya geçmemiş bir atalar sözünün, Çin içlerinde yaşayan bir Uygur Türk'ü ile Balkanlarda yaşayan bir Rumeli Türk'ü arasında ortak olması, Türk millî varlığındaki ortaklığın en hayret verici görünüşüdür.

Yazılı Türk edebiyatı da 700 yıllarından 1500 yıllarına kadar ortak veya çok sıkı temas halinde bir devir geçirmiş; büyük edebiyat eserleri, çok geniş bir Türk coğrafyasına yayılıp okunmuştur. Çeşitli tarihî ve tabii sebeplerle kaybolan bir kısım edebî eserlerimiz asırlar sonra yeniden gün yüzüne çıkmış ve dünyadaki bütün Türklerin ilgisini çekmiştir. 16. yüzyıldan sonraki büyük kopukluğa rağmen yine de bazı temas ve tesirler devam etmiştir. 19. asrın ikinci yarısında yeniden canlı temaslar başlamış, 20. yüzyılın başlarında da bir müddet devam eden bu canlı temaslar, 1930'larda tekrar kesilmiştir. 1930 ilâ 1980 arasında ancak sızıntılar şeklinde birbirlerinden haber alan Türkler, 1980'lerde yeniden canlı ve sıcak bir alâkaya girmişlerdir.

En umumî çizgileri ortaya koyan bu tablodan elbette birçok detaylar dışarıda kalmaktadır. Yukarıda verilen ana çizgiler daha çok Kuzey-Doğu Türklüğü ile Batı Türklüğü arasındaki münâsebetleri göstermektedir. Yoksa Kuzey-Doğu Türklüğü kendi içinde 16. yüzyıldan sonra da be­raberliğini uzun asırlar devam ettirmiştir. Kırım ve Irak Türkleri de Osmanlı Türkleri ile ortak bir ede­biyat hayatı yaşamışlardır. Azerbaycan ile Osmanlı Türkleri arasındaki kopukluk da hiçbir zaman Tür­kistan ile Osmanlı ülkesi arasındaki kopukluk derecesine ulaşmamıştır.

 

(ALINTI)


__________________