Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Makaleler » TAHİR KUTSİ’Yİ ARIYORUM
Başlık: TAHİR KUTSİ’Yİ ARIYORUM
Yazar: Ahmet Özdemir
Tarih: 2016-06-12 01:13
Yorumlar: (0)
Rated 0/5 (0%) (0 Votes)

REKLAMLAR

TAHİR KUTSİ’Yİ ARIYORUM
Ahmet ÖZDEMİR

 


1960’lı yıllarda, “röportaj” gelişigüzel söyleşi, kuru tasvir şeklinde idi. O değişik bir hava, değişik bakış açısı ve üslûp getirdi. Konuşur gibi yazar, yazdığım gibi konuşurdu. Sohbet ve deneme yazılarımı topladığı Benim Gizli Yazılarım bir solukta okunuyor. Halk da, aydınlar da kendilerini buluyorlar sohbetlerde. Kendi acılarını, sancılarını, sevinçlerini, özlemlerini buluyorlar.
1964’den itibaren Türkiye’nin en uzun ömürlü dergilerinden olan Tarla Dergisi’nin yayınını sürdürdü.
Tahir Kutsi için şiir, iddialı olduğu bir saha değildi. “Benim şiirde iddiam yoktur. Arkadaşlara şiir böyle yazılır diye göstermek için yazıyorum..” “Ben röportajda, öyküde, romanda iddialıyım… Duygularımı şiire dökerim o başka..” demekteydi.
Tahir Kutsi’ye göre, çok şiir okumayan, şiir yazmamış olan edebiyatçı başarılı olamaz. Çünkü şiir, kişiye sözcük seçmek ve yerinde kullanmak disiplinini verir. Az şeyle çok şey söylemek mümkündür. Makal’ın şiiri herhangi bir akıma, ekole bağlı değildi. Bağımsız, fakat halk kaynağına dayanıyordu. Şiirinde, yazılarında folklordan, özellikle halk edebiyatından yararlanırdı. Küçüklükten başlayarak halk edebiyatının içinde yetişti. Türküler, ninniler, ağıtlar içinde. Efe türküleri dinliyerek, zeybek oynayarak, Hazret-i Ali Cenkleri okuyarak büyüdü. Halk ozanlarına İstanbul’a gelişimde de ilgisini kesilmedi.
Âşık Veysel’i 1956’da Denizli Lisesi’nde öğrenci iken tanımıştı. İstanbul’da ve Şarkışla’da dostluğu devam etti. Sağlığında hakkındaki tek kitabı o yazmıştı. .

 


Kitaplarını masa başında değil, kaynağa gidilerek hazırlanmıştı. Köroğlu, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Âşık Veysel, Pir Sultan, Âşık Hasan Dede gibi kitaplarının önemi bundan geliyordu. Ona göre halk kaynağı, derlemecilik halk bilimin temeliydi. Halk kaynağından beslenmeyen yazarın kelime haznesi dar olurdu.


Sempozyumlara, seminerlere, bilimsel kongrelere katıldı. Düzenleme kurullarında bulundu. İnönü Üniversitesi Senatosunca ‘Fahri Doktorluk’ unvanı bu çalışmalar, sunduğu bildirilerin içeriği ve eserlerinin tamamı için verilmişti.
Tahir Kutsi Makal, uyuyan şair Mert Ata Yaltırık’ın anısına ithaf ettiği son şiir kitabına, “Babanız Yine Âşık Çocuklar” ve “Fakir İşi” kitaplarından 25 kadar şiirini seçerek almış. Altmışın üzerinde de yeni şiiri var. Son yıllarda yazdığı şiirlerde ince bir espri, çarpıcı ve çevik bir zeka katkısı ile Türk folklorunun ve halk şiiri sanatlarının derin izlerini buluyoruz.
Öpkü’ye adını veren şiirde Makal şöyle söylüyor: “Gündüzüm huzursuz / Gecem uykusuz / Bıktım şu senin / Dırdırından / Öpeyim de sus !..”


Öpmek, öpülmek; hayatın bir parçası şair için. Var olmanın, varlığın anlamını duymanın ya da hayal yolunda kalite kontrolünün bir mühürlü işlevini görüyor.
Yunus Aydınlığı şiirinde “Öpmelerle insan tükenmez” diyor. “Ülkemin güzellerinde” Ayşelerimiz, “Altın alınlıklı, örtülü, açık öpülesi saçları taşıyan başlar”ı taşırlar.
Öpüşmek ilâç olunca şair avuç avuç içmek ister gibidir :


“Sana yandım vay / Bir kere girdin ya içime / Gerisi kolay / Gayri, gelsin sevişmeler / Sabahın köründe öperdim seni / yazarken, gezerken öperdim...”


Sanmayınız ki Tahir Kutsi her zaman şen şakrak, mizah yüklüdür. Halk çocuğunun en önemli ruhi gıdası hüzündür. “Günaydın Hüzün” ün avamda en güzel örnekleri, Tahir Kutsi’nin mısralarında yaşar: “Bırak, dağ başları toz-duman olsun / Kırılsın kadehler, plaklar sussun / Muhabbet kuşları kafesten uçsun / Hüznümü yaşıyorum, dokunma şimdi.”


Tahir Kutsi Makal, 62 yaşındayken, 15 Haziran 1999’da aramızdan ayrıldı.


Her birinin birçok baskısı yapılan kitaplarından bazılarının isimleri şöyle sayılabilir: Fakir İşi ( Şiirler ), İç Göç ( Röportajlar ), Köylü Gözüyle Avrupa ( Gezi ), Anadolu’da Türk Mührü ( İnceleme ), Meydan dayağı ( Roman ), Delitay (Öykü ), Kamyon (Roman ), Al Kırbacı Eline ( Fıkra Yazıları ), Benim Benim O benim ( İnceleme ), Karadon (Öykü ), Babanız Yine Aşık Çocuklar ( Şiirler ), Aşık Veysel, Zaralı Aşık Adem, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Türk Halk Şiiri, Aşıklar Şöleni, Sahte Ozanlar, Köroğlu, Aşık Hasan Dede, Halk Bilimi ve Edebiyat...

 
 
Nihayet AğçayGönlüne yüreğine sağlık
Yazan ellerin var olsun Ahmet Özdemir hocam
Tahir Kutsi Makal hocanın ruhu şad

Mekanı cennet olsun
Kalemin incelikleriyle
Ufacık görüntüsünün içinde yüreği Cihan'a sığmayan bir Türk ATA'sı yaşardı
Selam olsun rahmet olsun
Şimdi sizin gibi vefalı kalem dostlarının yad etmesiyle eserlerinde yaşıyor Karacaoğlan misali saygı ve rahmetle anıyoruz
 
Ata Türk
 
Ata TürkSayın Ahmet Özdemir hocam, yazdiğınız biografileri okurken neye hayran olacağımı şaşırıyorum çok kez.
Tanıttığınız kişiyi birçok yönüyle öğrenmenin yanı sıra, sizin şiir tadında yazışınıza, vefanıza ve insanlığınıza da hayranlık duymamak mümkün değil hocam.
Kaleminiz yazsın, ömrünüz sağlıklı ve uzun olsun Ahmet Özdemir hocam.

Selamlar sevgiler saygılar yolluyorum.
 
Necdet Buluz
 
Necdet BuluzTahir Hoca bir okul gibiydi ve kendisinden çok şeyler öğrendim. Son Havadis Gazetesi ile Ortadoğu Gazetesi'nde de birlikte çalıştık. Bu güzel yürekli, sevgi dolu ağabeyimizi bu güzel yazı ile gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederim. Ayşe ablamızla birlikte ışıklar içinde uyusunlar...
 
Su Esmer
 
Su EsmerKaleminize sağlık Hocam, çok samimi ve dolu dolu bir yazı olmuş yine. Bir köy kahvesinde çayını yudumlarken etrafında gerçekten Tahir Kutsi'yi tanımak isteyen birkaç eş dostunuza anlatır gibi anlatmışsınız...
 
Yasemin Edis Okyay
 
Yasemin Edis OkyayAhmet abi yazilarini cok begenerek okuyorum.Tahir amcam da cok degerli bir komsumuzdu.Ruhu sad olsun.Allah sana saglikli omur versin.
 
Henüz yorum yapılmamıştır.