Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Mitolojisi » (k-1)Kaya, Kartal, Kara Consolos

Yazar Mesaj   #937  2015-12-19 16:29 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

—Nuh

Ardem 1948; Aussack 1941; İstanbul Ansiklopedisi, "Aya- sofya" maddesi; Boratav 1973(2), 36-91; Akundov 1978, 415 ve sonrası, 412,424.

İnsan, İnsanın Yaradılışı —»Antropogoni İnsan Yiyen Dev — Devler Kaf-Dağı —»Dağ Kaleler — İmar-Efsaneleri

*

Kara-Koncolos

 

Kışları ortalıkta gezinen ve bölgesine göre Koncolos, Kancalar, Congolos (Konsolos'un Metatezi), Kara- Congolos gibi farklı adlar altında rastlanan kötü niyetli bir yaratıktır. Türk aktarımlarındaki Kara-Koncolos ve ondan türeyen tüm diğer farklı adlandırmalar, ilk örnek olan Yu­nan Kallikantzaros'a dayanır. Bazı kullanımlarda sözcüğün ilk bölümü kaybolmuş ve Koncolos, Congolos gibi basit ta­nımlamalara dönüşmüştür. Diğer taraftan Kara ön takısı ile bazı Türkçeleşmiş adlar, Bulgar ve Yunan halk geleneğine de girmiştir.

 

Karadeniz bölgesinde bu yaratığın kışın buzlu zamanla­rında insanları kızgın bir biçimde takip ettiğine inanılır. So­kaklarda kurban bulmak üzere dolaşır. Kötülüklerinden kurtulabilmek için, onun sorduğu sorulara kara sözcüğünün geçtiği deyimlerle yanıt vermek gerekir. Eğer kızgınsa ve sorduğu sorularla kurbanı kendini savunamıyorsa, onu bir tarakla öldürür; bu nedenle kötülükleri için ortalıkta dolaş­tığına inanılan zamanlarda, tarakların gizlemesine dikkat edilir. Yozgat'ta Zemheri başlangıcında (10-17 Ocak) evlere girdiğine inanılır; bu nedenle, kışın bu günlerine Congolos zamanı denir. Yiyecek ve içecekleri pisletir; uyuyanları ya­kınlarının sesini taklit ederek kaçırır; çağırdığı kişi uyanamayıp peşinden giderse, donarak ölüme mahkûm olur. Bu bölgedeki inanışa göre, Congolos'un evlere girmesini en­gellemek için pancar kullanılmalıdır.

 

Kahane ve Tietze, The lingua franca in the Levant, Urbana, University of Illinois Pres 1958, 521-23; Bernard 1970, 477­86; Özbaş 1967; Boratav 1973(2), 94 ve sonrası.

Kara-Kura —> Cinler

Karga —> Kuşlar

 

-

Kartal

 

Sözcük anlamı: "karakuş"; Karakuş, bürküt/bürgüt Türkler tarafından kartala eş anlamlı kullanılan sözcüklerdir. Si­birya halklarında muhteşem bir yeri olan bu kuş, Kaşgârlı Mahmud tarafından "Karakuş Yılduz" olarak Yunan mito­lojisindeki Jüpiter karakterli kartalını andıran Jüpiter geze­geninin belgesi olarak anılır.

 

Uluslararası katalogda (AaTh) 301 numaralı masal türünün genişletilmiş bir yorumu olan Kırgız kahramanlık şiiri "Er- Töştük"te olduğu gibi, aynı masalın bazı Anadolu yorumla­rında da (TTV No.72), öbür dünyanın kahramanını yeryü­züne getiren ->kuş bir kartala benzetilir.

 

Bir Anadolu halk türküsünde -bir mitolojik yaratığı veya basit bir poetik resmi hatırlatan- bu kuştan şöyle bahsedilir: "Yüksek dağın zirvesinde haşmetli kartal yeryüzünü kap­lamak üzere kanatlarını açtı."

 

Kartal, Oğuz boylarının kuş amblemlerinden (—»eski Türk- çede: ongotı) biriydi: bunu, Raşid-ad-Din Fadallah'ın Ay Han'ın dört anlatımından ve Abu'l-Gazi Bahadır Han'ın Gün Han'ın devamı olan Salur boyu aktarımlarından anlı­yoruz. Salurlar ve hanları Kazan Han için yazıldığı düşü­nülen Dede -Korkut kitabında, Oğuzların bu kuş için duy­dukları saygının bir kanıtı olarak anlaşılması gereken, "ala­ca benekli kartalın faziletlerini taşıyan kişiler" anlamında kahramanlar için çoğunlukla "Çal Karakuş erdemlü" ifadesi kullanılır.

 

—»Kuşlar.

Rossi 1952, 175-80; Roux 1966, 80 ve sonrası, 379, 399; Er- Töştük 1965, 162, 226; AaTh No. 301; TTV No.72 V; Boratav 1955, No. 22; Boratav 1968, 81; Kaşgârlı Mahmud 111, 221; Bazin 1971,128-32.

Katır —»Hayvanlar

*

 

Kaya

Özellikle kıvrımları insan veya hayvana benzeyen kaya­ların dayandığı bir efsane vardır. Gelin-Kaya ("Yeni Evle­nen Gelin") diye adlandırılan keskin kaya hakkında birçok farklı yerde aynı öykü anlatılır: Kocasına gitmekte olan yeni evlenmiş bir gelin, alçak bir zengin ağa tarafından kaçırıl­makla tehdit edilir; genç kadın, kendisini taşa çevirmesi için Tanrı'ya yalvarır. Diğer anlatımlarda tanrıya küfretmenin veya küstahça kibrin karşılaştığı cezalarından bahsedilir (—»Dağ); kayanın bir kadını (bazen de bir çocuk veya diğer kişilerin eşliğinde) andırır biçiminde olmasının nedeni, çocuğunun altını silmek için bir parça ekmek kullanmak is­teyen kadının kayaya dönüştürülerek cezalandırılmasıyla oluştuğu açıklanır. Birçok kaya "şahit" diye adlandırılır çünkü onların bir —»evliyanın mucize gücüne itaat ettikle­rine ve onun lehine şahitlik yapacaklarına inanılır.

 

Kayanın diğer bazı özellikleri efsane, inanış ve ritüellerin oluşmasını etkilemiştir. Biga yakınlarındaki Gelin-Kız, "yeni evlenen kız", kayasında bir kadın göğsü benzetmesinden dolayı, oradan sürekli olarak bir —»su kaynağının aktığına inanılır; burası, bebekleri için yeterli süte sahip olmayan an­nelerin kutsal ziyaret yeridir. Manisa'yı çevreleyen ve bö­keni antik mitolojideki Niobe'nin trajik maharetinden alan kaya bloğunun, bugün bile taşa çevrilmiş ağlayan bir kadın olduğuna inanılır ve özellikle kadınlar tarafında ziyaret edilen İslami bir kutsal ziyaret alanıdır.

 

Yalçın dağ eteklerindeki bazı kaya izleri, efsanevi kişilerin atlarının nal izleri olarak kabul edilir; —»Hz. Ali'nin atı Dül- dül'ün veya Köroğlu'nun Kır-At'ının...

 

—»Mağara.

Önder 1955, 31,51; Tanyu 1968, 82, 115-17; Erhat 1972, 278 ve sonrası; Boratav 1973 (2), 64; Ahundov 1978, 414 ve son­rası.

Kavak -» Ağaç Kaval —»Çoban Kaynaklar —► 


__________________