Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Mitolojisi » (h,i-3)Hz.Ali, İrkil, İmar Efsaneleri

Yazar Mesaj   #936  2015-12-19 16:19 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

Horoz —► Kuşlar

Hz. Ali

Hz. Muhammed'in kuzeni ve damadı ve dördüncü Ha­life olan Ali İbn-Ebu Talip birçok Müslüman ülkenin halkı tarafından özel bir saygı ile anılır; O, İslam öncesi yerel ge­lenekleri de içine alan efsanelerin kahramanıdır. O'nun kültünün ve efsanesinin yaygınlaşması, özellikle Şii devlet­lerde ve Şii inancının etkin olduğu topluluklarda dikkate değer biçimde artış göstermiştir. Alevilerin heterodoks Şii mezhebinin yaygın olduğu Anadolu'da, Şii olmayan top­luluklar dahi Hz. Ali efsanesini yorumlayarak zenginleştirmişlerdir.

 

16. yüzyıla tarihlenen Alevilerin bir Anadolu kozmogoni­sine (yaradılış destanı) ve buna bağlı Şii Kızılbaş mezhebine göre, Hz. Ali ezelden beri var olan "beyaz ışık"tır ve baş melek Cebrail'in de öğretmenidir. "Yeşil ışık" olan Hz. Muhammed ve Hz. Ali tek vücut olmuşlardır. Anadolu Kızıl- başlarının diğer bir inanışına göre, Venüs gezegeni Hz. Ali'nin alnından doğmuştur. Pir Sultan Abdal (16. yüzyıl) bir şiirinde, turnanın sesinin, aslanın bakışının ve koçun gü­cünün (—»Hayvanlar) Ali'nin armağanları olduğunu dile getirir.

 

Hz. Ali'nin başkahraman olarak ortaya çıktığı, hayal ülkele­rinin fetihleri, putperestlere ve insan dışı varlıklara (devler, kötü cinler vb.) karşı kahramanca savaşları üzerine geniş bir yazın oluşmuştur. Anadolu'daki birçok yerleşimin adı onun kültüne dayanır. Bazen onun seferlerinin basit izleri konu edilir: atının nal izleri, kılıcının darbe izleri vb. Bu anlatım­lara bağlı olarak oluşan efsanelerde Hz. Ali'nin bazı Ana­dolu yerleşimlerinin fethedilmesinde bizzat yer alması ge­rekirdi, ancak bu sadece bir anakronizmdir (tarih yanılgısı). Toroslardaki Düldül Dağı, adını Hz. Ali'nin efsanevi atına borçludur. Erzincan Başköy yakınlarında Şebge'deki bir tür­bede yatan putperest prensesin Hz. Ali'nin sevgilisi olduğu düşünülür; bu kutsal yerin Hz. Ali tarafından sıkça ziyaret edildiğine bugün bile inanılır.

 

Gölpınarlı ve Boratav 1943, 160,113; Boratav 1973, 23 49 ve sonrası, 73. Ahundor 1978,419.

-

 

irkil, veya Irkıl-Ata 

 

Irkıl-Koca, Irkıl-Hoca'da denir. Oğuz Han'ın ve onun en yaşlı oğlu Kün Han'ın ihtiyar bilge da­nışmanıdır. irkil, aynı zamanda iki — »Oğuz boyunun atası ve epik isim babasıdır. Uluğ-Türk, -»Korkut-Ata, Poştı-Koca gi­bi sihirli-dinsel güçlere sahip olan kişilerden sayılır. İslami aktarımlar, bu efsanevi kişilere daha sonraları "Vezir" unva­nını vermiştir.

 

irkil adı bile sihirli güçlere sahip birinden bahsedildiğine işa­ret eder. Sözcük, "sihirli yakarış" olarak "şarkı" anlamındaki ır kökünden gelir ve bu nedenle de ırîa "şarkı söylemek", "yakarış şarkısı söylemek"; ırk "kehanet" anlamını taşır (kar­şılaştır: ünlü anlam ve kehanetler metinler antolojisi Irk Bitig, "Fal Kitabı"). Irkıt, böylece "kâhin" de demektir.

 

Muğla civarında  bu eylem, bir sihrin adıdır; aynı zamanda, "bir hastayı uykuda rahatsız ederek yakarış sözleriyle iyileştirmek" anlamına da gelir.

Abu'l-Gazi Bahadur, 29., 30. metin; Sümer 1960, 363 ve don­rası; Ögel 1971, 209 ve sonrası, 262, 391; Boratav 1973(2), 142 ve sonrası; İA, Korkut-Ata maddesi.

İbibik — > Kuşlar

İfrit —*• Cinler

İlyas —*• Hızır

 

*

İmar-Efsaneleri

 

Efsanevi varlıkların karıştığı camiler, kiliseler, saraylar, surlar, köprüler vb. büyük imar işlerinin konu edindiği birçok efsane vardır. Bu tür anlatımlarda —»devler­den büyük yapıların sanatsal ustaları olarak bahsedilir; ka­lelerin inşası, sulama kanallarının düzenlenmesi gibi. Bu ef­sanelerin bazı yorumlarında, devlerin ölümsüzlüğe kavuş­manın sevinci içinde oldukları ancak bu sevincin, kralları­nın oğlunun ölümü üzerine inşaat işlerinin devamından vazgeçtiği güne kadar devam ettiği söylenir.

 

İstanbul'un Türkler tarafından fethinden sonra, Aya Sofya Kilisesi üzerine oluşturulan Hristiyan efsaneleri Türk-İslam öğeleriyle zenginleştirilmiştir. Kilise mimarının kubbeleri sağlamlaştırmak için, —»Hızır'ın sırf bu iş için Mekke'den gidip aldığı Hz. Muhammed'in tükürüğü ile karıştırılan harcı kullandığı yönünde bir inanış oluşur. Aynı Hızır, di­ğer bir efsaneye göre de, kilisenin eksenini Mekke yönüne çevirebilmek için parmağını sütunlardaki bir deliğe sokar; böylece kilise bir camiye dönüşür.

 

Anadolu'ya yayılmış olan kaleler, halk anlatımlarında "Ce­nevizliler" tarafından inşa edilen yapılar olarak düşünülür. Erzurum kökenli bir efsanede imparatorluğundaki sayısız surları yaptıran Karun'dur (Türk-İslam geleneğinde bu ef­sanevi kişi zenginliği ile Karun'a benzetilir). Karun'un bu muhteşem hâzinesini çar çur etmek için bir savaş hilesine başvuran Ceneviz kralı, Karun'a sığınmacı kimliğinde birini elçi olarak göndererek onu sarayların inşasına ikna eder.

 

-------------------------------------------

Kaynak: Pertev N. Boratav, a.g.e

 


__________________