Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Mitolojisi » Şamanın Kullandığı Diğer Nesneler

Yazar Mesaj   #893  2015-12-17 21:09 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1948
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:
---------------->>>DEVAMLA....

..........eski Türklerin evreni/dünyayı, gök ve yer olarak ikiye böldükleri­ni ve yeryüzünüyse insanlara ayırdıklarını biliyoruz. Daire biçiminde düşünülen gökyüzü, bir dörtgen olarak algılanan yeryüzü üzerine oturur. Gökyüzünün çeşitli katları vardır. Bunlar gök çarkları şeklinde ifade edilir. Benzer şekilde yeraltında da çeşitli sayılarda tabakalar vardır. Yukarıda ele alınan şemada, dört anayönün birleş­tiği düşünülen merkezde dağ ve üzerinde Dünya Ağacı bulunur. Bunlar dünyanın eksenini temsil ederler. Daha önce de değinildiği gibi, bazen yalnızca Dünya Ağacı ekseni teşkil eder. Kozmolojik sistemde yönlere bağlı olarak renkler hayvan biçim­li, zoomorfik timsaller, yıldız ya da yıldız kümesi simgeleri yer alır.

Değişik Türk topluluklarına ait davullarda zaman zaman değişik tasvirler de gö­rülebilmektedir. Darkhat şamanın davulu yaklaşık olarak daire biçimindedir. Beş ya da yedi ağaç ya da iki başlı bir kemik, davul kasnağının arka kısmına ağaç çivilerle tutturulmuştur. Bunların başlan at kılı, geyik kirişi ya da pamuklu şeritle bağlan­mıştır. Davulun tokmakla vurulan yüzü erkek ya da dişi geyik derisindendir. Açık kısmın diğer tarafına monte edilmiş ahşap sapın yukarısında ve aşağısında ikişer oyuk bulunmaktadır. Bunun üzeri bitkisel ya da geometrik süslemelerle kaplıdır (omurga kemiği). Üç demir parçayla sapın üst tarafına tutturulmuş bir demir çem­bere şerit parçalar asılmıştır. Ayrıca ağaçtan yapılmış bir sopa, karşıdan karşıya ge­çecek şekilde monte edilmiş ve at nah biçiminde bir demir şerit onun aşağısında yer almıştır (gem demiri). Bundan başka davul çemberine tutturulmuş dörtgen de­mir halkalara bir ya da iki tutam şerit asılmıştır.

Söz konusu toplulukta bir de Sanzeev tarafından tespit edilmiş çok farklı bir da­vul vardır. Dioszegi'nin haç şeklinde olduğunu söylediği, ancak aslında dört anayönü ifade eden çubuklar davulun arkasındaki tutma yerini oluşturur. Dikey olan so­panın ucunda bir atbaşı bulunur. Davul kasnağının ortasından geçen yatay sopanın üstünde yay şeklini oluşturan ve muhtemelen dağları simgeleyen bir şekil vardır. Aşağıdaysa bu yay şeklinin uçlarına bağlanan ve kirişi gerilmiş yayı andıran şerit­ler bulunur. Bütün şamanist Türk topluluklarında olduğu gibi, davul bu toplulukta da şamanın öteki dünyaya gitmesini sağlayan bir araçtır.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Bazı durumlarda Altay davullarının iç taraflarına ve kasnak üzerine birtakım re­simler yapılmıştır. İçteki resimler eezi, yani davulun sahibinin resmi, kavis şeklin­de gökkuşağı, onun altında kutsal kayın ağacı ve davulun yapıldığı hayvanın resmi ve en altta Erlik’in oğullarından biri tarafından yönetilen, cehennemdeki göllerin sahillerinde yaşayan bir kirpi tasvirinden oluşur. Daha çok dekoratif amaçlı birbiri­ni kesen çizgiler ve yıldız resimleriyse kasnak üzerinde yer alır. Katanov’a göre, Beltir ve Sagay şamanlannın davullarında yedi sarı kız, maral, kurbağa, yılan, kut­sal kayın ağacı, ay, güneş, çeşitli yıldızlar ve hastalık yapan kötü ruhların tasvirleri bulunur.

Davulun iç yüzünde davulun sahibi, kasnağın yapıldığı ilahi kaynaklı ağaç, deri­nin alındığı kutsal hayvan, yeraltı denizinde yaşadığı varsayılan (muhtemelen Mezo­potamya mitlerinden etkilenmiş) bir yılan ya da canavar, kirişin üst tarafında gü­neş, ay ve yıldızlar vardır.[22]

Yüzeyindeki resimler itibariyle değişik özellikler gösteren bir davulu Radloff Si­birya’dan isimli eserinde anlatır. Bu davulun açık olan arka kısmı diğerleri gibidir, yani Anohin’in eezi dediği davulun sahibini ifade eden şekil (Radloff buna tüngür asi demektedir) bulunmaktadır. Kitabında bir çizimini verdiği davulun deri gerilmiş kısmının dış yüzeyine kırmızı boyayla resimler yapılmıştır. Yine genel şema olarak yukarıda gök, aşağıda yer ele alınmıştır; ancak burada, ortadaki güneş ve ayın yu­karılarında da yıldızların bulunduğu göğe ait şekiller az yer kaplamaktadır. Yere ait olan aşağıdaki kısımda iki tarafta bulunan ağaçlar tannsal kökenli kayın ağacını ifa­de etmektedir. Kollannı açarak yuvarlanmakta olan bir adamın ne anlama geldiğim belirtmeyen Radloff, resimdeki binicili atların kurban atı, kuşların kaz ve kartal, at üzerindeki figürün (veya figürlerden birinin) şaman olduğunun kendisine söylendi­ğini belirtiyor. Davul tokmağını anlatan araştırmacı, onu farklı bir isimle (ordu?) anıyor.[23] Kuzey Altay Türklerinde görülen bu davul şekli, bazı küçük farklılıklarla Abakan, Baraba, Sagay, Beltir, Kaçlar ve Şorların davullarına benzer.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Türkiye'deki gelenekte de bu kültün etkisinin yaşadığı görülmektedir. Bu davulda yaşlı adam tasvirinin altında, tanrılara ya da ruhlara sunu ya da saçı yapılan kadehler bulunmaktadır. Da­vulun üst tarafındaki gök bölgesi, üçgenlerden oluşan bir şeritle alt bölgeden ayrılır. Dağlara ve gökteki güçlere işaret eden bu şerit, yarım daire oluşturacak şekilde davulun üst tarafını çevreler. Burada görülen atlar ve kuşlar şama­nın elçileridir. Üst kısımda yer alan kafesler, gök varlıklarının muhafızı olan, kuş şeklindeki ruhları yakalamak için şamanlar tarafından kul­lanılır. Davul yüzeyinin sağ yanı boyunca, Dün­ya Ağacını simgeleyen tasvirler bulunur. Üst kısımda ayrıca güneş ve ayla beraber Sabah ve Akşamyıldızı bulunur.

Hangi topluluğa ait olduğu bilinmeyen bir Kuzey Sibirya şaman davulunda da değişik tasvirler görüyoruz. Bu davulda, ortada şaman tasviri görülüyor. Onun ba­şındaki ışınların ve kuşların, şamanın düşünce gücünü ifade ettiği ileri sürülmekle birlikte haleyi de hatırlatmaktadır. Üst soldaki şekil güneştir. Güneşin içindeki çiz­giler yönleri, üzerinde kuş olan çizgi ise Dünya Ağacım anlatıyor olmalıdır. Sağda­ki şekil ay tasviridir. Aynca bu kısımda şamana yardımcı bir hayvan tasviri de var­dır. Davulun çeperlerine bağlı dairelerdeki balıklar balığı bol olan yerleri, içi boş olan daire ise balık olmayan denizleri ifade eder.

Czaplicka’nın Klementz'den naklettiği, bir davul üzerindeki resimlerde daha de­taylı yorumlar görüyoruz. Minusinsk bölgesinden alınmış bir davulun aşağı bölü­münde Bay Kayın tasviri, kayın ağacı etrafında yapılan kurban törenlerini anlatır. Beyaz renkte iki ağaç Ulug-bay-Kazun, yani Ulu Han’ın ülkesinde büyüyen iki ağaç­tır. Burada görülen ak ve kara kurbağa ise. Ulu Han'ın hizmetçisi olarak anılır. Ay­rıca davul üzerinde, yedi yuva (ağaç dallarındaki şaman yuvalan?) ve yedi kuş tü­yüyle (telek) ilgili ruhlar, insana hastalık getirdiği belirtilen yedi kız tasviri ve diş veya kulak ağrısını iyileştirdiği varsayılan bir ruh şekli ile zamanın anası denilen bir ruh yer alır. Yukan bölümde, yani gök kısmında, bir şamanın hale olarak yo­rumladığı, Sabah Yıldızı ya da şafak söküşünü anlatan bir şekil, şamandan şeytanla­ra mesaj götüren iki karakuş, ayının dişlerinden oluşan aba-tös, Ulu Han'ın atları, arzu edilen şeye ulaşmak için dua edilen bir ruh tasviri bulunur.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

 Bazen tavşan ayağı doğrudan doğruya tokmak olarak kullanılmıştır. Tokmağa Altay Türklerinde çaluu (Anohin), ancak genel olarak kamçı denir. Bu, çoğu kere davulun şamanın göge ve yeraltına seyahat ettiği atı sayılmasından ileri geliyor olmalıdır.132 Altay davul tokmaklarında, şamanın eline geçirmesi için sapın ucu delinerek bir ka­yış takılır ve buna bir halka tutturulur. Tokmağın baş kısmı deriyle kaplanır ve ay nca üç ila dokuz halkayla süslenir.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Darkhat samanlarının davullannda kullanılan tokmaklar bazı farklılıklar arzeder. Ağaçtan oyulmuş bir örnekte silindirik tarzda yapılmış tokmağın başının elip­tik olduğunu ve dışbükey kısmın muhtemelen dag keçisinin ayak derisinden (ya da tüylerinden) yapıldığını görüyoruz. Ayrıca tokmağın baş kısmına bir metal levha üç metal halkayla tutturulmuştur. Burada küçük başka halkalar da vardır. Bu tipin dışında bir de, tokmağın başı ile tutulan kısmı S biçiminde kıvrılmış olan başka bir tokmak vardır. Bunun vurulan yüzü yine tüylü hayvan derisiyle, öbür tarafı ise metal levhayla kaplıdır133.

Şamanın Kullandığı Diğer Nesneler

Hayvan başlı bir asa, kaseler, vecde geçmeyi kolaylaştırıcı ve çoğu uyuşturucu nite­likteki maddelerin ya da bitki yapraklanmn bulunduğu kaplar, yeri geldiğinde kul­lanılmak üzere doğal ortamdan temin edilmiş taş, çakıltaşı, sopa vb. maddeler, şa­manın kullandığı diğer eşyalar arasında sayılabilir. Ancak uyuşturucu madde ve bit­kileri kullanma oranı diğer şamanist topluluklara göre, Türk topluluklannda çok daha azdır. [24] [25]

 

...................... Törene iştirak edenler, ruh temizleme ayi­ninin yapılacağı yurtta toplanırlar. Karanlık basmaya başlayınca şaman yurdun dışında monoton bir ilahi söylemeye ve çadırın etrafını tavaf etmeye başlar. Bu işlem bittikten sonra içerideki ocakta yanmakta olan ateşle aydınlanan yurdun içine girer. Önce da­vulunu, kutsal sayılan ateşin dumanı üzerine tutar. Sonra kapıyla yanmakta olan ateşin arasına oturarak yine monoton bir sesle ilahi söylemeye başlar. İlahi söyleyen şamanın sesi ruhlar âleminde karşılaşılan duruma göre inişli çıkışlı olmaya başlayacaktır. Bir ara sesi zayıflar ve iniltili bir hal alır. Bu işlemden sonra şaman çadınn içerisinde ölünün ru­hunu aramaya ve yakalamaya çalışır. Sonunda ölünün ruhunu yakaladığında onu da­vulla yere sıkıştınr. Bu arada durumu ifade etmek üzere, şamanın söylediği ilahi önce şiddetlenmiş ve sonra yine fısıltı haline dönüşmüştür.

Kam daha sonra yerin altından ses geliyormuş izlenimini vermek için davulunu ye­re vurur. Ve aşağı dünyaya, yani ölüler diyanna doğru bir seyahate başlar. Nihayet kuv­vetli bir darbe ile buraya vardığını bildirir. Şamanın amacı, bedeni yeni ölmüş ruhu ara­larına almak istemeyen eski ölüleri razı etmek ya da kandırmaktır. Sonuçta o ölülere hayat suyu (rakı) ikram ederek onların sarhoş olmasını sağlar ve fark ettirmeden bera­berinde getirdiği, bedeni yeni ölmüş ruhu, onlann arasına bırakmış olur, işte bu nokta­da şamanın ilahisi çok şiddetli bir hal alır. O daha sonra yavaş yavaş ölüler diyannı terk ederek yeryüzüne yükselir. “Yukarıya vardıktan sonra birdenbire sıçrar ve vücudu si­nirli bir halde şiddetle gerilir. Nihayet şarkı haşin bir bağırma şeklini alır; şaman çılgın sıçramalarla yurdun içinde dönerek dans eder ve en sonunda ter içerisinde kendinden geçerek yere yuvarlanır.[26]

Şifa ayini ise şöyle yapılıyordu:

Hasta için çagnlan şaman en iyi yere buyur edilir. Şaman saçlannı çözüp dağıtır ve hıç­kırmaya başlar; giysilerini giyip, süslerini takar ... çubuğuna doldurduğu tütünden çek­meye başlar ... gittikçe sararır; titremesi ve hıçkıngı gittikçe anar; yurdun ortasına bir at postu serilir. Şaman biraz su içtikten sonra, çadınn ortasına gidip, dön rüzgâr yönüne doğru eğilip, ağzındaki suyu dört bir yana serper. Bu sırada hiç kimseden ses çıkma­maktadır. Ocağa beyaz at kılları atılır ve ateş söndürülür ... güneye yönelen şaman, da­vulunu bir kalkan gibi tutar ... bir şeyler mınldanır ve hıçkırır. Kesin bir sessizliğin ege­men olduğu sırada gürültülü bir biçimde geğirir. Yurdun bir yerinden ya bir atmaca ya da bir manı çığlıklar atmaya başlar. Derken ortalığa yine bir sessizlik çöker. Sonra şa­man usuldan usuldan davulunu çalmaya başlar, tıpkı bir sivrisinek gibi sesler çıkartır; giderek davulun sesi güçlenmeye başlar, bir gökgürültüsü halini alır. .. Buna uygun ola­rak kuşlar, atmacalar bağırmaya başlarlar.... 

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Burada yalnızca, şaman asalarına örnek vermek için, Dioszegi’nin yaptığı tespitlere bir göz atabiliriz: Dark- hatlarda şamanın asası tayag ya da at başlı tayag olarak anılmaktadır. Tayag, baş kısmı iki ya da üç çatallı olan bir sopadır. Çatalın uçları şamanın ait olduğu klanı ifade eder. Bu uç kısma kumaşlardan yapılmış beyaz, san, kır­mızı, yeşil, mavi ve siyah renklerde şeritler ve çanlar bağlanmıştır. Öte yandan, çalışma esnasında elde edilen ve bir kadın şaman tarafından kullanılmış at başlı asada yalnızca at başmı temsil eden bir oyma değil atm tırnak­ları ve kuyruğunu ifade eden şeyler de vardır. Yedi metal çam andıran bir şekil, farklı renklerdeki şeritler de bu asada yer alırdı. Çalışma sırasında ayrıca bir de çift at başına sahip bir asa tespit edilmiştir. Bir metal yay asa­nın üst kısmına tutturulmuştur.

Dioszegi'den başka araştırmacılar da değişik şaman asaları tespit etmişlerdir (Çizim 15); ama ana ilkeler benzerdir; örneğin Yenisey Türklerinde üçlü çatal şeklinde olan asalar biçimleri bakımından sözü edilen örnek­lere benzer, ama Dünya Ağacına işaret eder ve ayin yapılacak çadırın önüne dikilir.

Törenlerde, davul dışındaki müzik aletleri de şamanın kullandığı malzemeler arasındadır. Özellikle müziğin ve müzik aletlerinin önem­li olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumu sanat tarihi nesne­leri de doğrulamaktadır. Nitekim, Kazakistan’da bizzat gördüğümüz ve şamam tasvir ettiği kabul edilen, Gök­türk devrine ait taş babalann bazıları, ellerinde müzik aletleriyle gösterilmiştir.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,"

 

KAYNAK:

Yaşar Çoruhlu

Türk Mitolojisinin Anahatları

Kabalcı Yayınevi, 2000

 

S. Veyis Ûmek, a.g.c., s. 49-50.

[2]     S. Veyis Örnek, a.g.e., s. 47.

[3]     M. Eliade, Şamanizm, çev. tsmel Birkan, s. 218, 222.

[4]     N. F. Katanov, Tallap Alğan Pıhg Togıstan-Bilimsel Eserlerinden Seçmeler Hakas Folklonmn Po­za Etnografyasının Tekstterı-Hakas Folkloru ve Etnografyası Metinleri, haz. V. E. Maynogaşe- va, Tûrkçeye çev. Fatma Özkan, s. 211.

[5]     M. Eliade, Şamanizm, çev. İsmet Birkan, s. 95. Buryatlara ait başka bir efsanede ilk şamanın haddini bilmeyerek tannyla yanşa girmesi anlatılır. Benzeri anlamda bir Yakut efsanesi de vardır. Olağanüstü güce sahip ilk şaman, kibri yüzünden tannnm üstünlüğünü tanımamış Vücudu yılanlardan oluşan bu şamanı yakmak üzere tann ateş göndermiş. Alevlerden çı­kan kara kurbağadan meydana gelen kötü cinler, Yakutlann en üstün kadın ve erkek şa- manlannı dünyaya getirmişler, bkz. a.g.e., s. 94. Aslında ilk şamanlarla ilgili bu efsanede kastedilen şamanlar kara-şamanlar olabilir.

M Y. Vasiliev, “Sahalarda Şamanizm," AATD, c. I, s. 4, Eylül 1993, s. 12-13; Ksenofontov’un şamanlan bulup konuşturarak derlediği çeşitli bilgiler için bkz. G. V. Kseııofontov, Şama­nizm Izbrannie Trudt.

[7]     M. Seyidov, a.g.e.. s. 23.

[8]     M. Hamer, Şaman'm yolu, çev. Asena Atalay, s. 45-47.

[9]     N. Drury, Şamanizm-Şamanhğm Öğeleri, çev. E. Şimşek, s. 31.

[10] A. Friedrich ve C. Budruss, Schamanengeschichten aus Sibirien, 1955, s. 141-142'den aktaran

S. Veyis Örnek, a.g.e., s. 51-52; C. Şener, Tûrklerin Müslümanlıktan Önceki Dini Şamanizm, s

22.

[13]   Y. Vasilyev, Saha Tûrlıleti, s. 5.

[14]   M. Elıade. Şamanizm, çev. İsmet Birkan. s. 264.

IJ1 N. F. Katanov, a.g.e., s. 211.

[16] Dioszegi, “Ethnogenic aspects of Darkhat Shamanism," AO, XVI / 1, s. 59.

A. V. Anohin, a.g.m., s. 443.

[17] Altaylılar ve Soyotlarda davulun at ya da şamanın seyahat aracı olarak kabul edilmesi ko­nusunda bkz. N. Drury, Şamanizm, s. 75-76. Aynı hususlarda bkz. M. Eliade, Şamanizm, çev.

İsmet Birkan, s. 204-205.

[18] A. inan, Şamanizm, s. 94. Davulun tütsülenmesi, temiz ve sağlam ağaçtan yapılması konu sunda bkz. a.g.e., s. 94.

[19] M. A. Czaplicka, Aboriginal Siberia on Study in Social Anthropology. s. 39.

[20] M. A. Czaplicka, a.g.e, s. 36.

Türklerde ay ve güneş kültleri için genel olarak bkz. E. Esin, “Kün-Ay: Ay Yıldız Motifinin

Proıo Türk Devrinden Karahanlılara Kadar İkonografisi," Vll Türk Tarih Kongresi Bildirileri,

c. I, s. 343-359.

[22]    Davulun derisindeki tasvirler için bkz. S. Buluç, “5aman ve Şamanizm," İA, c. XI, s. 317

[23]   W. Radloff, Sibirya'dan, c. 111, s. 20-22.

Davul tokmağı üzerine genel bilgi için bkz. Saadettin Buluç, “Şaman ve Şamanizm," İA, c. XI., s. 317.

[25] Dioszegi, Ethnogenic Aspects of Darkhat Shamanism, s. 60-63.

W. Radloff, Sibirya’dan Seçmeler, s. 282-285.

[27] A Ohlmarks, Studien zum Problem des .ScJidmamsmııs, s. 185-187’den nakleden S. Veyıs Ör­nek, 100 Soruda İlkellerde Din, Büyü, Sanat, Efsane, s. 56-57. Ûmek’in özetle aktardığı bu derlemenin daha geniş metni Eliade’nm kitabında yer almaktadır Bkz. M. Eliade. Şamanizm, çev. İsmet Birkan, s. 262-264.


__________________