Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Mitolojisi » Türk Mitolojisinde Şaman Davulu

Yazar Mesaj   #892  2015-12-17 20:59 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1948
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

Şaman Davulu

 

Şaman giysileri ve tören sırasında kullanılan kimisi gerçek ve kimisi hayali eşyalar ve unsurlar doğrudan doğruya mitolojik olaylara işaret etmektedir. Bu konularla il­gili en önemli nesnelerden birisi de şaman davuludur.

Yakutlarda şaman, daha adaylığı sırasında bir davula sahip olur. Kendi alanında üstat olan yaşlı bir şaman, genç şaman adayını, yüksek bir dağın bulunduğu yere ya da bir bozkır alana götürerek, ona şaman elbisesi giydirip bir davul verir. Bazı du­rumlarda şaman giysisi ve davulun yapımı için gerekli malzemeyi, şamanın akraba­ları ve arkadaşlan hediye eder. Adaya verilen bu davul, genelde ata ruhlarından alı­nan ilham üzerine ya da şamanın hizmetinde bulunduğu ruhun isteğine göre yapıl­mıştır.

Her şaman, baba ya da ana tarafından olan büyük babalanndan ya da analarından öl­müş bir şaman, ozo kamın varisidir ve hamisi ve selefi olan bu ruhun talebiyle davul sa­hibi olur. Hiçbir şaman kendi arzusu ve isteğiyle davul yaptıramaz, tıpkı (manyak) me­selesinde olduğu gibi, ruh davul yaptırmak için şamana telkinlerde bulunur. Mesleğe giren şaman ruhun arzulanna tabidir. Onun istediği gibi davul yaptınr, şekil ve bütün teferruatı ruhun hayatta kullandığı davula uygun olur.124

Öncelikle şamanın yeraltına iniş ya da gökyüzüne yükselme törenlerinde, davu­lun çoğunlukla kullanılması gereken bir araç olduğunu görüyoruz. [16]

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

 Ülgen’in kızlarını ba­zen de Erlik'in çocuklarını temsilen çıngırak ya da kuklalar da (elbisenin üzerinde) yer alabilir (Resim 14). Bu kuklalar zaman zaman ruhlan da temsil eder. Bir Altay şamanının dediğine göre yakasına taktığı kuklalar 7 gök kızıymış ve 7 çıngırak da bu 7 kızın ruhları çağıran sesini temsil ediyormuş. Elbisenin üzerine kötü ruhları kaçırmak için ok-yay gibi demir silahların işlendiği de olur. Giysinin sırt kesimine hayvan postları ve iki bakır yuvarlak, yakalığa siyah ve kahverengi baykuş tüyle­rinden bir saçak tutturulmuştur. Elbisenin saçaklan, hizmetkâr ruhlara işaret edi­yor olmalıdır.

Altaylıların şaman elbiselerinde bazen su altındaki dünyaya dalışı temsil eden martı ve kuğu gibi su kuşlarını temsil eden figürler yer alır. Pazırık kurganları gi­bi çeşitli kurganlardan çıkarılan su kuşu tasvirlerinin, şamanın su altına dalışını ya da yaradılış esnasında denizin altından yaratma işleminde kullanılacak toprağı geti­ren hayvanı temsil ettiğini söyleyebiliriz. Eliade’ye göre elbise üzerinde ayrıca ayı, köpek gibi hayvanların tasvirleri yanı sıra boynuna halka geçirilmiş, yani şamanın hizmetine sunulmuş kartal figürleri de bulunmaktadır.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Bundan başka, çeşitli işler için, örneğin tanrıya ya da ruhlara kurban sunma, bir evi kötü ruhlardan temizleme ya da ölünün ruhunu yeraltına, ölüler dünyasına gö­türme gibi amaçlarla yapılan şamanlık seanslarında; davulun ruhlarla ilişkiye gir­mek, onları yakalamak ya da içinde ruhlan toplamak (Altaylı Türkler ve Yakutlar­da), kötü ruhlan korkutmak gibi amaçlarla kullanıldığını tespit edebiliyoruz. Ayrı­ca davul sesinin ritmi ve bu sesin alçalıp yükselmesiyle ayinin gidişatını izleyicile­re aktarmak, vecd durumuna geçmeyi kolaylaştırmak gibi amaçlarla da kullanılmış­tır.

Davul, şamana yardımcı olan hayvan-ruhlar gibidir. Bazen o şamanın bineği ola­rak algılanmıştır. Şaman davulun tek düze sesine uygun olarak göğe çıkar ya da yeraltına iner. Bu işlevinden dolayı davul, birtakım Türk topluluklarında şamanın atı sayılmıştır.12’ Tören esnasında şamanın ruhu yolculuğa çıkınca davul at, tokmak kamçı; sulardan geçerken davul kayık, tokmak kürek; göğe çıkarken de bir çeşit kuş ya da kanatlı at olur. Derisi için geyik ve benzer türden post kullanıldığında, davul bu hayvanların adım alır; örneğin Karagas ve Soyot şamanlan, ilahi söyler­ken davulu kastederek yabani bir karacayla gezdiklerini söylerler.

Davullun yapıldığı malzeme de çoğu kere simgesel anlamlar taşır. Ana maddesi, genellikle kutsal sayılan bir ağaçtan alınır; örneğin Türklerde davulun kasnağının yapılacağı ağaç, genel olarak kayın ve sedir agacındandır. Aynı şekilde davulun iç taraftaki sapı da bu ağaçlardan yapılır. Bu ağaç, kutsal olan Dünya Ağacına işaret et­tiği için, bu iş için kullanılacak ağacın, insan eli değmemiş ya da herhangi bir hay­vanın kirletmediği bir ağaç olması istenir.

Eliade’nin tespitlerine göre şaman, kasnağın yapılacağı ağacın yerini doğrudan doğruya ruhlardan öğrenir. Tespitten sonra bu dalı kesmek için dostlarını gönde­rir. Yakutlardaysa üstüne yıldırım düşmüş (bu ifade yıldırım tanrısına/ruhuna bir gönderme yapıyor) bir ağacın seçilmesi daha doğru bulunuyor.

Aynca davulun çeşitli yerlerinde kullanılan ve niteliklerine göre anlam kazanan demir ya da bakır nesneler ya da bu türden malzeme de madenin, daha çok demirin kutsallığından dolayı seçilmiştir.

Davulun yüzeyini teşkil eden derinin alınacağı hayvan da gelişigüzel seçilemez. Bu seçimin av kültleriyle ilişkisi olduğuna inanan araştırmacılar, en çok geyik ya da dağ keçisinin derisinin kullanıldığını söylerler. Az da olsa tay (veya at) derisinin [17] kullanıldığı da görülmüştür. Şaman davulunun derisinin seçiminde, şamanın koru­yucu ruhu olan hayvanlar da rol oynamış olmalıdır.

Yeni davul yapıldıktan sonra, dualar okunarak tütsülenir. Bu şekilde kötü ruhla­rın etkisinden arındırılmış olur. Üstüne kımız veya rakı gibi, içki saçısı yapılır. Potatov ve Menges’in Şorlarla ilgili tespitlerinde, şaman adayı mesleğe davet edildi­ğinde, içinde yaşadığı toplulukla birlikte ormana gider. Burada şaman ayin düzen­ler. Üç gün içinde davul yapıldıktan sonra üzerine, simgesel anlamı olan resimler yapılır. Şaman adayı bu şekilde hazırlanan davulu, toplumun koruyucu ruhu sayılan Muz Tag'a (Buz Dağ) sunar. Muz Tag, davulu küçük birer dag olan oğullarına göste­rir ve sonra kendisi de inceleyerek davulun ömrünü tespit eder. Ondan sonra sıra­sıyla Ülgen’in annesi ya da karısı kabul edilen Tazı Kana davulu sunar. Üç gün son­ra da aynı davul törenle Erlik’e gösterilir. Erlik de davulu inceleyerek adayın bu­nunla kaç yıl şamanlık yapacağını (aynı zamanda şamanın ne kadar yaşayacağını) ve kaç kez kurban sunacağını bildirir.

A. İnanın aktardığına göre de, şamana ömür biçen Muz Tag’dır ve onun ömrü boyunca kaç tane davul kullanabileceğini belirler. Aynı araştırmacının Potatov’dan naklettiği bir bilgi bu durumu güzel bir şekilde açıklıyor. Sandra isimli bir şaman, L. P. Potatov’a tayin edilen davulların sayısının tamam olduğunu ve yakında ölece­ğini söylemiş ve bilgiyi veren araştırmacı birkaç gün sonra şamanın öldüğüne şahit olmuş. 1~1

Anohin de bazı Altaylı şamanların davullarını, temiz ruhlardan ya da dag ruhla­rından aldıklarını belirtir.

Eliade’nin tespitlerine göre, bazı topluluklarda, örneğin Altaylı Tuvalarda şaman davulu törenle canlandırılır. Davulun canlanacağı düşüncesi, davulun yardımcı ruh­larla ilgisinden kaynaklanır. Bu nedenle söz konusu tören sırasında şaman hay- van-atasının hayatını anlatır.

Şaman adayının davulunun hazırlanması, mitolojiyle ilişkili simgesel davranış­lara neden olur. Burada eski Türk dinini ifade eden gök ve yer unsurlan ya da ilke­leri ön plana çıkıyor. Nitekim yukarıda sözü edilen Şorlarda davul göğe mensup ilahlara bir dünya ekseni olarak algılanan kutsal dag vasıtasıyla sunulur. Daha son­raysa yeraltı âleminin korkulan ilahı Erlik’e takdim ediliyor.

Davulun derisi yıprandığında, davul gelişigüzel atılmaz, bir ormanda (orman ve [18]

.....................................................................................

 Anohin'e göre Altaylılarda kirişe asılan ve çıngırak denilen de­mir parçalar ok şeklinde olup kötü ruhları kovmaya yarar. Bunlann sayı­sı şamanın koruyucu ruhlarının sayı­sına göre belirlenir. Davulun iç tara­fında bazen yay ve bıçak gibi silahlar da temsili olarak bulunur .

Darkhaılarda davul yaklaşık daire biçimindedir. Beş ya da yedi ağaç ya da iki başlı bir kemik davul kasnağı­nın arka kısmına ağaç çivilerle tuttu- Çizim 11. Sanzeev tarafından tanıtılan şaman rulmuştur. Bunların başlan al kılı, davulunun arka yüzü (V. Dioszegi, 1963, Res. geyik kirişi ya da pamuklu şeritle  bağlanmıştır. Erkek ya da dişi geyik derisi davulun yüzünü kaplar. Açık kısmın di­ğer tarafına monte edilmiş ahşap sapın yerinin yukarısında ve aşağısında ikişer oyuk bulunmaktadır. Bunlann üzen bitkisel ya da geometrik süslemeyle kaplıdır (omurga kemiği). Üç demir parçayla sapın üst tarafına tutturulmuş bir demir çem­bere şerit parçaları asılmıştır (kurban kurdelesi kurbanı ifade eder). Ayrıca ağaçlan yapılmış bir sopa karşıdan karşıya geçecek şekilde yerleştirilmiş ve at nalı biçimin­de bir demir şerit onun aşağısında yer almıştır (gem demiri). Bundan başka davul çemberine tutturulmuş döngen demir halkalara bir ya da iki tutam şerit asılmıştır.

Sieroszewski’ye göre tungur, Troshchanski'ye göre tünür ya da dünür yahut düngür olarak adlandırılan Yakut davulu daha çok beyzi biçimdedir. Bu isim yukan- da sözünü ettiğimiz Altay Türklerinde, Soyot ve Karagaslarda da tünür ya da tüngür şeklindeydi. Bahsettiğimiz bu sözcük Yakutlar arasında davula ek olarak kullanılan bir telli çalgı olan dünüre de işaret eder. Ayrıca tünür sözcüğünün evlilikten doğan akrabalığı (dünür) ifade ettiği tespit edilmiştir. Bu da şamanın esasen ailenin başı olduğunu ve davulun şaman ve ruhlar arasında olduğu kadar, şaman ve toplum ara­sındaki birliğin (ilişkinin) işareti sayıldığını gösterir.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

 Ayrıca şaman öldügü za­man davulu tahrip edilerek mezarının yanı başındaki ağaca asılır. Muhtemelen bu­nun sebebi söz konusu davulun, aynı zamanda şamanın kendisini temsil ediyor ol­masıdır.

Nitekim A. İnanın tespitlerine göre, davulun ağaç ve demir akşamı hariç, yıpra­nan derisi değiştirilebilir. Ayrıca bir de birisinin öldüğü bir evde bulunan şamana ait eşyalar ve davul, Erlik’iıı elçisi olan Aldaçı’nın konuta gelmesiyle kirlenmiş ve gücünü kaybetmiş sayıldığı zamanlarda da eski deri yerine yenisi gerilir.

Orta ve İç Asyalı Türklerde davul kasnağı yuvarlak ya da beyzi şekildedir. Ba­zen, bugün bizim tef dediğimiz müzik aletinin büyük şekli gibidir. Yapımında yu­karıda da belirttiğimiz gibi ağaç, teller, madeni parçalar ve deri kullanılır. Deri da­vulun bir yüzünü gergin bir biçimde kaplar. Boyalarla yapılan ve simgesel anlamı olan resimler daha çok bu yüzdedir; Ancak bazen başka yerlerde de olabilir.

Boş olan arka yüzde, şamanın bir eliyle davulu tutabileceği bir sap vardır. Ge­nellikle davulu iki eşit parçaya ayıran bu sap Altaylılar ve diğer bazı Türk topluluk­larında görüldüğü gibi, bazen kabaca insan şeklinde yapılır. Bu sap genellikle öl­müş eski bir şamanı, yani davul sahibi ruhu ifade eder. Altaylılar davulun bu parça­sına eezi ismini verirler. Anohin'e göre, tezinin başı beyzi şeklinde olup, yıız üze­rinde oyma suretiyle kaş, burun, ağız, sakal yapılmış, bazı yerlerde bu kısımlar ba­kır levhayla kaplanmıştır. Altay şaman davullarının bir bölümünde eezi iki başlı da olabilir. Bu durumda ayak tarafındaki baş şamanın başıdır. Bu şeklin gögsiı üzerin­den geçirilen ve kiriş denilen demir çubuksa onun kollannı oluşturur. Birtakım da­vullarda eezi'nin aşağı tarafı ikiye ayrılarak çatal ayakları oluşturur. Bu çatal kısmı­nın üzerinde yer alan küçük bir resim bazen şamanın koruyucu ruhunun simgesi­dir.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Özellikle Altay Türklerinde davul yüzeyi kozmik âlemi yansıtır (Çizim 12). Da­vul çoğu kere yatay ve dikey bir hatla bölünmüştür. Bu yatay ve dikey hat dört anayöne işaret edebileceği gibi, dünyayı gök ve yer olmak üzere iki parçaya da bö­ler. Yatay hat kiriştir ve üzerinde şerit ya da çıngırak olduğu düşünülen resimler vardır. Bilindiği gibi gök ve yer (su-atalar) formülü evrenselci bir karaktere sahip, eski Türk dinine bağlı dikotomik bir anlayışa işaret etmektedir. Orhun yazıtlarında da bu anlayışı gösteren çeşitli ifadeler vardır. Bu husus Çin kültüründeki ying ve yang (yer ve gök) ilkesinin Türk kültürüne özgü bir ifadesidir ve Türk sanatında bunun en güzel yorumunu hayvan mücadele sahnelerinde buluyoruz.

Davul üzerinde dikey unsur olarak görülen çizginin dünyanın eksenini de ifade ettiği düşünülebilir. Bu bazen bir sırık şeklinde olduğu kabul edilen Dünya Ağacını çağrıştırır. Davulun aşağısında da resmi bulunan Dünya Ağacı (Bay Kayın); bilindi­ği gibi kökleri yeraltı âleminde, gövdesi yeryüzünde, dalları ve yapraklarıysa gö­ğün en üst tabakalarında olan bir eksen gibi düşünülmüştür. Hatta bazen Kutupyıl- dızı'na kadar uzandığı kabul edilir. Temelde onun Türk mitolojisindeki yeri kutsal dağlar ve ağaç daha doğrusu eski Türklerdeki orman kültüne dayanır.

Bununla birlikte bir eksen oluşturduğunu sandığım bu dikey çizgi ve hat, kimi araştırmacılara göre, eezi’yi teşkil eder. Üst taraftaki insan yüzünün onun başını, alt taraftaki kaideyi ifade ettiğini ileri sürdüğümüz şeklin ise, ayaklarını gösterdiği ka­bul edilir.

Davulun yukan tarafı Gök Tanrı’yı (veya sonra bunun yerine geçen Ülgen) ifade eden gökyüzüne tahsis edilmiştir. Burası yatay bir çizgiyle alt kısımdan ayrılmıştır. Söz konusu yerde, ay (eksenin ya da eezı’nin sağında) ve güneş (solda), ayrıca koz- molojik-astrolojik bakımdan önemli sayılan yıldızlar bulunur. Bunlar belki çok da­ha eski olan güneş ve yıldızlarla ilgili kültlere işaret etmektedir.

Ay ve güneşin iki yanında, bazı davullarda bulunan iki daireden biri, tan vakti­ni, diğeriyse güneşin batışını (veya gündüz ve geceyi/Çobanyıldızı ve Akşamyıldı- zı’nı) temsil eder. Ay ve güneş kültü bilindiği gibi proto-Türk devirlerden beri et­kilerini sürdürmüş, hatta lslamiyetten sonraki devrelere de sızmıştır. Ay atam gü­neş anam’ deyimi bunu ifade eder. Eski Türklerde kadın, çoğu kere güneşle ilişki- lendirilmiştir. Aslında daha çok yer kültleri içinde ele alınan tannça Umay’ın da güneşle ilişkilendirildiginden daha önce de bahsetmiştik. Güneş, yıldırım, ateş hep­si de bir ruh ya da tanrı olarak kabul edilen doğa unsurlan olup, bu konuyla ilgili­dirler.[21]

Davulun aşağı kısmında gökkuşağını ifade eden şekiller vardır. Bunlar eksenin ya da eneji’nin iki tarafından çıkan iç içe yaylar biçimindedir. Eliade’ye göre, gökku­şağı, Dünya Ağacı tasavvurunda olduğu gibi, şamanın üzerine tırmanarak yukan ta­bakalara yükselmesi için yardımcı olarak tasvir edilir ya da söz konusu olan olayı temsil eder. Seyidov’a göre ise, tannnın kudreti şamanın başı üzerine bulut gibi ge­lip, gökkuşağı şeklinde bedenine girer.

Bu yay parçası gibi şekilleri, dağ olarak nitelemek de mümkündür ve bazı Türk topluluklan, dağlan kutsal olarak ya da tann ya da ruh olarak görmekteydi.

Davullun aşağı kesiminde bazen törenler sırasında Dünya Ağacını temsil etmesi için kullanılan bir ağaç tasviri, şamanın kendisi, şamanın tözünü ya da kurbanını ifade eden hayvan tasvirleri (örneğin geyik) ya da haydara olarak anılan yere çakıl­mış bir kazığın çatalına yerleştirilen, bir ucu yerde bir ucuysa gökyüzüne doğru uzanan sırığa (bazen pakan da denir) geçirilmiş, kurban edilmiş hayvanın kafatası ve derisini ve aynı zamanda onun bulunduğu yeri gösteren tasvir bulunur. Birtakım davullarda Ülgen’in kızlarını temsil eden resimler de vardır.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

------------------------------------DEVAMI VAR------------------------------------------------


__________________