Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Batı Edebiyatı » Robert Frost

Yazar Mesaj   #828  2015-12-14 00:04 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

Robert Frost, 1874 de San Francisco'da doğdu. 10 yaşında İngiltere’ye yerleşti. İngiliz taşra hayatından, şiirleri izlenimler taşır. Ama şiiri­nin sesi evrenseldir. Anglo - Sakson şiirinde eski ile yeni arasında son köprüydü... 29 Ocak 1963 de ölmüştür. Uzun süre Amerika’da bir çift­likte yaşamıştır.

 

SEVİ BİR SORUN

 

Bir garip çöktü kapıya akşam

Senli benli konuştu taze gelinle

Elinde yeşilli aklı bir deynek

Dayanağı korunağı olacak

Sordu dudaklarından çok gözleriyle

«Bu gecelik sığınabilir miyim evinize

Döndü ardına baktı

Karanlık pencerenin dibinde

 

 

Yürüdü sundurmaya çıktı gelin

Gel dedi göğe bakalım birlikte

Görelim nasıl başlıyor gece

Gel yabancı ikimiz

Yapraklar hışırdadı bahçede

Mavi yapraklan ağaçların

Güz bu doğru kış rüzgârı bu

Yabancı anlıyasın isterdim bunu

 

 

Karanlık odasında taze gelin yalnız

Eğildi ocağın ateşine

Al güllerce ışıdı yüzü

Yüreğinde bir yanma

Baktı ıraklara o eski yola

Görüverdi sanki içini

Ah altın bir kutuda gümüş iğneyle

Tutturulmuş olsaydı yüreği şimdi

Düşündü gelincik az daha

 

 

Bir dilim ekmek bir güzel çanta

Acıdı Tanrının fakirliğine

Ya da şu zenginliğine

Ne o ne de yabancı

Bir çift söz edememişti sevileri üstüne

Anlamak istiyordu ne olduğunu içindekinin

Odasında hâlâ taze gelin

 

Hüseyin Başaran (Varlık)

 

 

GECEYLE TANIŞIK

 

Geceyle tanışık yalnız kişiyim ben

Kaç gece yağmurda çıktım sokağa, yağmurda döndüm eve

Kaç gece uzak kent aşklarının aştım üstünden

Kaç gece en üzgün kent yollarını gözledim ölesiye

Kaç gece bekçilerle karşılaştım da durdum

Konuşmaya isteksiz, başımı soktum yere

Kaç gece çivilenip toprağa ayak seslerini susturdum

Bana el sadlamıyan, sormıyan: Yolun nere?

Kesik bir bağırtı, evlerin üstünden, tâ uzaklardan

Atlarken gezindiğim sokağa öteki sokaklardan

Işıldaklı bir saat ötede doğa dışı

Bir yükseklikte gökyüzüne karşı

Haykırdı: «Zaman ne yanlış, ne de doğru!»

Yalnız kişiyim ben çünkü gecenin dostu.

 

Osman Türkay (Türk Dili)

 

 

DAĞ KADINI

 

Kadına o yer çok ıssız,

Çok yaban gelirdi,

Çocuksuz,

Bir kendi bir erkeği.

 

 

Evin ufak tefek uğraşı,

Başka işi yoktu kadının,

Çift sürerken tarlada, ağaç keserken,

Ardında kocasının.

 

 

Yorulup dinlenerek

Yongaları toplardı,

Dudaklarında

Yalnız kendi için söylediği bir şarkı.

 

 

Bir gün kadın

Gitti dal kesmeğe ormana,

Ta uzaklara, ki zor işitti

Adam kendini çağırınca.

 

 

Ne karşılık verdi — ne ses etti —

Geri de dönmedi kadın,

Durdu, sonra kaçıp saklandı arasına

Eğreltiotlarının.

 

 

Bulamadı erkek, aradı taradı

Baktı her yerlere,

Kızın burda mı diye sonra

Gidip sordu annesine.

 

 

Birdenbire bir ışık benzeri

Geçti kafasından adamın,

«Demek ölmeden de

Ayrılması olurmuş insanın.»

 

Ali Püsküllüoğlu (Türk Dili)


__________________