Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Batı Edebiyatı » Walt Whitman

Yazar Mesaj   #822  2015-12-13 23:28 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

Walt Whitman, 1819 da New York dolaylarında West Hill’de doğdu, öğrenimi pek azdır. Bir avukatla bir doktorun çıraklığıyla işe başladı. Matbaalarda çalıştı. Şiirlerini kendi küçük matbaasında bastı, kendi sattı. Ona demokrasinin şairi demek uygun düşer. 1892 de Pensylvenya ’nın Camden şehrinde ölmüştür. Bir şiir kitabı, biri Çimen Yaprak­ları diğeri Çayır Otları adiyle iki Yayınevi tarafından yayınlanmıştır.

 

OY REİS! KOCA REİS!

 

Oy reis! koca reis! almmızm akıyla döndük seferden;

Savuşturup onca belâ onca fırtınayı, sonunda murada erdin.

İşte liman, bak, çanlar çalıyor, bayram ediyor ahali;

Gördüler pupa yelken geliyor gözü pek, gözü yeşil yelkenli.

      Neyleyim, neyleyim ki ama..

Bu kan damlalarını nideyim?

Gayri uzanmış güverteye reis,

Soğumuş ellerini mi öpeyim?

 

 

Oy reis! koca reis! kalk da şu çanları dinle bari!

Baksana! senin bayrağın çekilen, senin şarkın söyledikleri;

Senin için bu çiçekler, senin için toplaştılar sahillerde;

Seni çağırıyorlar, bak, senin adm geziyor dillerde.

    Gel, reis ağacım benim!

Kolumun üstüne yatırayım seni.

Çoktan öldüğünü unuttum ama,

Bu kan damlalarım nideyim?

 

 

Reis cevap vermiyor sözüme, dudakları söylemez olmuş;

Ağam kolumu duymuyor bile, ne yüreği ne kalbi kalmış.

Sağsalim demir attı gemi, bitti artık sona erdi sefer;

Savuşturup onca belâyı, kazanılan bir güzelim zafer;

     Bayram etsin sahil, çalsın davullar!

Yalnız bırakın beni gideyim

    Reisin yattığı güvertenin üstünde 

           Böyle dolaşmayıp da nideyim?

 

 

WALT WHITMAN BU

 

Walt Whitman bu, evrenler içinde evren,

Manhattan’da görmüş ilk gün ışığını,

Etli canlı, delikanlı, yemeğe, içkiye, kadına düşkün,

Sulu gözlülerden değil, kişiyi kendinden ayrı,

Aşağı görenlerden değil,

Ne burnu havada ne başı eğik...

 

 

Sökün kapılardan kilitleri hep!

Sökün kapıları hep rezelerinden!

 

 

Birini hor tutmaya gör beni de hor tutmuşundur,

Birine bir kötülük işlemiye, bir kötü söz söylemiye gör.

 

 

Bana etmişindir o kötülüğü, bana söylemişindir o sözü.

Ben evrensel parolayı söyledim, «Geç» dedim demokrasiye..

Gözüme dizime dursun el sürersem herkeslerin

El sürmediği şeylere.

*

 

PES ETMİŞ BİR AVRUPALI İHTİLÂLCİYE

 

Dayan be kardeşim! dayan be bacım!..

 

Devam ateşe!.. Hürlük uğruna bu, kıran kırana...

Hürlük dediğin pes etmez öyle bir iki bozgunla; hürlük dedi­ğin pes etmez zâten

Halkın ilgisizliği, nankörlüğü ve döneklik edenler hep bir yana...

Pes etmez öyle tekmeye, yumruğa, topa, tüfeğe, ceza kanun­larına...

Bel bağladığımız, İnandığımız şey o... Var olagelmiş.. O oldum olası...: O dört iklim dört köşe...

Ne gel gel etmiş, ne gelirim demiş, oturmuş ışığa karşı öyle huzur içinde, dosta düşmana karşı

Sabır taşı öyle beklemiş, beklemiş eşref saati.

 

Can Yücel (Herboydan)

*

 

İKİ KAHRAMAN İÇİN AĞIT

 

Son gün ışıkları bunlar,

Bitiminde bu kutsal günün böylesine parlak,

Kaldırımlarda ve işte şurada görünen,

Bir çift mezar üzerinde yeni.

 

 

Bu ay işte,

Doğu ufuklarında doğan, gümüş ay,

Güzel ev damlarında sarı, korkunç,

En büyük, en suskun ay.

 

 

Bu elem gördüklerim hem,

Ve boru sesleri bu duyduklarım yaklaşan,

Tüm yolları tutulmuş bu kentin,

Gözyaşlariyle, insan sesleriyle.

 

 

Bu ses en iri davulun,

Trampetlerin sesi bu değişmeyen sesler,

Bu her vuruşu daha iri bir davulun,

İçime işliyen, beni öldüren.

 

 

Bir baba - oğul için bunlar,

(En ön saflarında ölen o büyük savaşın,

iki kahraman baba - oğul,

Ve iki mezar yanyana.)

 

 

Daha yakın sesi boruların,

Daha çok vuruşları o iri davulun,

Ve soluk ışıklarla kaldırımlardaki,

Benliğimi saran bu ölüm marşı.

 

 

Doğru göklerinde yükselen ay,

Geniş, kederli yüzlü bir hayal,

(Bu bazı anaların solgun yüzü,

Cennette daha parlak büyüyen.)

 

 

Oh güçlü ölüm marşı,

Oh gümüş yüzünle en büyük ay, siz avutun beni

Oh benim askerlerim, kahramanlarım,

Neyim varsa, vereyim size.

 

 

Size aydınlığı ay verir,

Borular, davullar müziği verir,

Ve benim kalbim, askerlerim, kahramanlarım,

Benim kâlbim, size aşk verir.

 

H. Ahmet Uçkan (Varlık)


__________________