Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Batı Edebiyatı » Eski Japon Şiirinden Örnekler(1)

Yazar Mesaj   #798  2015-12-13 20:37 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

 

İmparator Mintoku (313 - 399) :

Yüksek çatısına çıkıp köşkümün

Şöyle bir göz atınca sağa-sola

Tüten dumanlar oluyor gördüğüm

Demek ki vatandaşlarımın

Mutfak keyiflerine diyecek yok.

 

L.Sami Akalın (J. Ş.)

 

*

 

İmparator Yuryaku (418 - 479) :

Sepetin, güzel sepetinle,

Malan, küçücük malanla,

Yamaçta ot toplıyan kız

Sorarım sana : Evin nerde ?

Adını demiyecek misin bana?

Koca Yamato ülkesinde

Dört bucağı yöneten benim,

Dört bucağa buyuran benim,

Ben, efendin, sana gel de

Evimden, adımdan söz edeyim.

 

Ülkü Tamer (Varlık)

 

 

Ozanı bellisiz (3. yüzyıl) :

Yüce dağlar

Ve deniz.

Biri oldum olası dağ

Dağ-taş işte,

Öbürü oldum olası deniz.

 

 

Başka şey olacakları da yok.

Ama insanoğlu,

Yani şu

Uçucu dünyanın insanı

Çiçek gibi birşey...

 

L. Sami Akalın (J. Ş.)

 

 

Prens Yuhara (7. yüzyıl) :

Ney üyeyim böyle yâri

Ay’da yetişen.

Erguvan ağacı gibi

Gözümle görebiliyorum ama

Elimle dokunamıyorum ki...

 

Otomo no Yakamochi(?-785) :

Kısa bir andı

Birlikte kaldığımız

Beş-on dakika ancak

Ve inandık ki sevdamız

Bin yıl ömürlü olacak.

 

 

Kakinomoto no Asomi Hitomaro (? - 734) :

Kapının önünden kös kös

Öyle bir 'geçişi var ki

«Sevdadan ölüyormuşsun ha,

«ölürsen öl, bana ne;

«N’apalım yani...» der gibi.

 

 

Bn Otomo no Sakanoye (8. yüzyıl) :

Nafiledir, inceciktir

Sevdiğimin urbası

Ey Sao’da esen rüzgâr

Öyle soğuk soğuk esme bari

O eve erişinceye kadar.

 

L. Sami Akalın (J. Ş.)

 

*

 

 

Yamabo no Akahito (8. yüzyıl) :

Sarmak isterdim seni

Güzel bir kızın

Vücudunu saran

Islak bir etek gibi.

Hep seni düşünüyorum.

 

Ahmet E. Işık (Varlık)

 

*

 

Okura (660 - 733) :

GENÇLİK BİLSE

 

Gençtir o

Ve gittiği yolu bilmez.

Halbuki ben neler vermek isterdim

Öte dünyanın elçisine

Dünyayı omuzlarında taşıyan

 

Ahmet E. Işık (Türk Dili)

 

*

Prens Otsu (662-687):

 

ÖLÜME DOĞRU

Altm karga batıdaki evlere konuyor,

Yaşamanın kısalığını vuruyor akşam davulları.

Mezara giden yol üstünde hanlar yok,

Bu gece kalacağım yer acaba kimin evi?

 

Otomo Yakamochi (718 - 785) :

GENÇ BİR KADINA

Soho ırmağında sal üstünde

Kuşların öttüğü yerde

Ne zaman gelsem sana

Cam durusu suları

Geçip at sırtında?

 

 

Nasıl olduysa gördüm

Gülüşünü rüyamda

Kalbimde yakıyorum şimdi

Sönmez alevini aşkın.

 

 

Nasıl eridim, eridim

Umutsuz aşkımla,

Ben ki bir zamanlar kendimi

Güçlü bir adam diye bilirdim.

 

Ülkü Tamer (Varlık)

 

 

Rahip Manseı (8. yüzyıl) :

Neyle karşılaştırsam şu dünyayı

Bembeyaz köpüklü yoluyla mı bir yelkenlinin

Uzaklara giden,

Şafakla

 

Sami Fertiel (Yücel)

 

 

Bn. Kasa (?- 733) :

Rüyamda

Kendime karşı bir kılıç çektim

Bu ne demektir

Ben seni yakında göreceğim demektir.

 

Şadi Cindoruk (Hisar)

 

Bunya Yasuhide (9.Yüzyıl)

Otların da denizlerin de

Rengi değişir ama

Koca denizden açan

Dalga çiçeklerinin

Güzü yoktur.

 

Fujiwara no Toshiyuki (?- 907) :

Henüz güzün geldiği

Göze görünmez ama

Rüzgârın gürültüsü

Ürkütüyor beni.

 

Rahşan Ecevit (Yücel)

 

 

Narihira (825 - 880) :

İyice biliyordum ki günün birinde

Bu yoldan aşağı inmem gerekecek

Ama o günün birinin

Bugün olacağını

Hiç düşünmemiştim nedense.

 

 

En Ono no Komachi (834 - 880) :

Onu düşünerek uyudum,

Tek karşıma çıksın diye

Bilseydim düş olduğunu

Hiç uyanır mıydım?

 

Ülkü Tamer (Varlık)

 

*

 

Uzun ve bunaltıcı yağmur altında

Nasıl silinir giderse renkleri çiçeklerin

O yalnız geçirdiğim upuzun yıllarda

Boşuna harcandı gitti işte

Neyim var neyim yok; gençliğim, güzelliğin.

 

 

Ki no Tsurayuki (883 - 946) :

Dertli dertli öter balıkçıl

Bataklıktaki kamışlar arasında

Birşey gelmiş te sanki

Aklına

Onu unutmak ister gibi

 

Semimaru(10.Yüzyıl)

Bu dünya için

Şu yolmuş, bu yolmuş

Farketmez, çünkü

Sarayın da kulübenin de

Sonu hiç...

 

Sugawara Michizane (10. yüzyıl) :

Hadi hoşçakal diyerek yuvama

Çekip gidince buralardan ben

Ve evimi öyle boş bırakınca

Ne olur ey çatıma komşu erik ağacı •

Her bahar çiçek, açmayı unutma.

 

L. Sami Akalın (J. Ş.)

 

*

 

Mibu No Tadamine (837 - 965) :

Aşıkmışım,

Şimdi herkesin ağzında bu.

Oysa, sevmeye başladığım zaman,

Bir tek bilen yoktu.

 

Sami Ferliel (Yücel)

 

 

Korechika'nm Annesi (10. yüzyıl) :

Yooo, sözlerine inanmıyor değilim,

Ama şıp diye değiştiriveriyorlar da

Erkekler akıllannı-fikirlerini hani

İşte sen benden soğumamışken daha

Bu gece ölüp gitmek istiyorum.

 

 

Bn Akazome Emon (10. yüzyıl) :

Doğrusu bana artık bu kadar da

Yalancı çıkabileceğini kestiremedim

Yoksa tek başıma hiç tutup ta

Böyle boşuboşuna

Batan ayı seyretmeye gider miydim...

 

 

Bn Suwo (11. yüzyıl) :

O bahar gecesini

Senin kolunda yatmakla geçirdim

Bu olmamıştı aslında, rüya idi

Ama gene de ne yazık ki

Arkamdan bir sürü lâf ettiler.

 

L.Sami AKALIN (J.ş)

 


__________________