Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Taner ÜNAL (Araştırma-İnceleme-Makale) » KIBRIS

Yazar Mesaj   #2510  2017-01-23 15:56 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

KIBRIS 500 YILLIK TÜRK YURDUDUR.
AMAÇ BİRLEŞTİRMEK DEĞİL TÜRKLERİN TOPRAKLARINI AŞAMALI OLARAK ELİNDEN ALMAK DAHA SONRA TÜRKLERİ ADADAN ÇIKARMAKTIR..
GİRİT BU ŞEKİLDE ELİMİZDEN ÇIKMIŞTIR.
MİLLİ DAVAMIZ OLAN KIBRIS GÖRÜŞMELERİ SÜRERKEN MECLİSİN VE TÜRK MİLLETİNİN BAŞKANLIK TARTIŞMALARINA ODAKLANARAK MİLLİ DAVAMIZ OLAN KIBRIS'I BATI'NIN KUCAĞINA BIRAKMASI İHANETLE EŞDEĞERDEDİR.

Sevgili Okurlar,

Kıbrıs'ta yaklaşık 500 yıldır yaşayan Türkler, her türlü baskıya, acıya ve ezaya karşı Türklüklerini unutmadılar. Ülkelerin parçalanarak uydurma devletlerin kurulduğu bir dönemde Kıbrıslı Türkler'in 20 yaşında bir devleti var. Bunu yok edecek politikalara onay verecekler mi? Dahası binlerce yıllık tarihsel dayanakları olan bir kimlikleri var: Türk kimliği. Bunu 'Kıbrıslılık' adına terk edecekler mi?

Yaşanılan coğrafyaya dayanarak tanımlanan kimliklerin kökleri yoktur. Dış müdahalelere ve yönlendirmelere açıktır. 'Kıbrıslılık' kimliği ile kendini tanımlayacak Kıbrıslı Türk, çok kısa sürede kimliksizleştirilip eritilecek ve birikimlerini gelecek kuşaklara taşıyamayacaktır. Kıbrıslı Türk bunu kendine layık görebilir mi?

Batı kendisi bütünleşir ve güçlerini tek merkezde toplarken hedef sahasında gördüğü ülkeleri etnik ve dini bakımdan hatta coğrafya ve vilayet adlarına göre dahi parçalanmasını öngörüyor. Bunun için sürekli küçük ancak milli şuurdan ve milliyet duygusundan yoksun küresel güçlere hizmet edecek küçük milletler inşa edilme gayreti içerisinde olunuyor. Bu sözde milletleri meydana getirmek için büyük meblağlarda masraflar yapılıyor.

Yüzlerce binlerce dernekler kuruluyor bu dernek ve oluşumları paralar akıtılıyor. Medya satın alınıyor. İhanetin ve seciyesizliğin her perdesi oynanıyor Kuklalar bulunuyor. Kimlik bunalımı yaşayan ne kadar meczup varsa tepelere tırmandırılıyor. Gaflet ve Delalet içerisinde bulunanların (Atatürk’ün tabiriyle) da yardımıyla o ülkelerde savaşlar çıkarılıyor, kanlar dökülüyor, ülkeler işgal ediliyor..

ATATÜRK'ÜN KIBRIS ÖNGÖRÜSÜ

Sevgili Okurlar,
Asırlardan beri üzerinde büyük bir Türk toplumunun yaşadığı Kıbrıs'ın Türkiye için olan coğrafik ve stratejik önemini en iyi anlayan Atatürk olmuştur. Ada'daki 1931 Rum isyanlarından sonra Ankara'ya gelen ve kurulacak olan direniş hareketi için yardım isteyen bir Kıbrıs Türk heyetine Atatürk'ün o günlerin zor ekonomik şartları altında büyük bir maddi yardımda bulunması, Ada'ya verdiği önemi gösterir.

Atatürk, Kıbrıs'ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti için olan büyük önemini sık sık ve açık bir şekilde vurgulamıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 1930'lu yıllarda Antalya bölgesinde yaptığı ve muhtemel bir düşman kuvvetinin bölgeyi işgal ettiği varsayımına dayanan tatbikat sırasında Atatürk'ün, komutan ve subaylara söylediği, adeta bir direktif olan şu sözleri son derece anlamlıdır:

"Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece bu bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs'a dikkat ediniz. Bu Ada bizim için çok önemlidir."

BATI TÜRKİYE DE PARÇALANMA İSTERKEN KIBRIS'TA RUMLARLA BİRLEŞME İSTİYOR!

Sevgili Okurlar,

Batı üniter yapısı olan Türk devletinin parçalanmasını isterken, Dayatılan Kıbrıs Türk Federe Devleti planı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin 130 yıldır kendilerini katleden Rumların egemenliği altına girmesi planlanıyor.
Aslında bir ada da iki ayrı toplum iki ayrı devlet huzur ve barış içerisinde yaşıyor. Ancak Batı, “Türkiye beşe hatta 500’e bölünebilir hatta muhakkak bölünmeli ve un ufak olmalıdır ancak Kıbrıs birleşmelidir” diyor.

Madem makbul olan daha çok bölünmek ise birleştirmeye çalışmanın mantıklı bir izahını gösterebilir misiniz? Madem çağ bölünme çağı neden Kıbrıs birleştirilmek isteniyor? Çünkü amaç birleştirme değil. Amaç adayı Türklerden temizlemek Türkiye’nin Kıbrıs’taki koruyuculuğunu ve bir takım haklarını ortadan kaldırmaktır.

Nitekim Kıbrıs Müzakerelerinde Kıbrıs dışında yaşayan göç etmiş yada ettirilmiş Kıbrıs Türklerinin durumlarının durumu halen belirsizdir. Adanın kuzeyine göç edecek yaklaşık 100.000 Rum’un adanın demografik ve siyasi yapısına etkisi, çapraz oy durumu, Cumhurbaşkanlığının iki dönem Rumlar’da, bir dönem Türkler’de olması, 27-28,2’lik toprakta kalmanın kabul edilmesi, global takas yönteminin tamamen terki, yüksek tazminat yükü, KKTC tapularının ve işlemlerinin geçersiz duruma düşmesi, ekonomik ve sosyal yapının Adadaki Türkler aleyhine bozulması riski, Garanti Antlaşması AB’nin birincil hukuku haline gelmişken varılacak antlaşmanın AB birincil hukuku kapsamında değerlendirilmemesi, Ada’da yaşayan ve çeşitli nedenlerle vatandaşlık alamamış kişilerin yaşayacağı olumsuzluklar, Ada çevresinde bulunan zengin petrol ve doğal gaz yataklarının işletilmesi konusu, Adadaki Türk askeri varlığının kaldırılmasına ilişkin baskılar v.b pek çok sorun Türkiye ve Kuzey Kıbrıs kamuoyunda müzakerelere ilişkin kaygıları arttırmaktadır.

Amaç birleştirmek değil Türklerin topraklarını aşamalı olarak elinden almak daha sonra Türkleri adadan çıkarmaktır..
Girit bu şekilde elimizden çıkmıştır.
Milli davamız olan Kıbrıs görüşmeleri sürerken Meclisin ve Türk Milletinin Başkanlık tartışmalarına odaklanarak milli davamız olan Kıbrıs'ı Batı'nın kucağına bırakması ihanetle eşdeğerdedir.

Konuya devam edeceğiz Sevgiler Saygılar

23.01.2017 Saat 13.20

 

Taner ÜNAL

 


Bu mesaj Yönetici tarafından 2017-01-23 16:08 GMT, 1032 Gün önce düzenlendi.
__________________