Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Seğmen Ruhu » 9-Başkent ve Seğmen

Yazar Mesaj   #2147  2016-09-05 17:22 GMT  

Online status Mustafa Ceylan



Administrators



Mesaj: 417
Şehir:
Ülke:
Meslek: Mühendis
Yaş:

9-Başkent ve Seğmen

Mustafa CEYLAN / SEĞMEN RUHU isimli kitabından

 

 

Ankara'nın başkent oluşunda seğmenlerin çok büyük fonksiyonu vardır.

Tarihimizin muhteşem sayfaları, mukaddes başkentlerimizin aldığı kararlar ile meydana gelmiştir.

Lider, önder, komutan, "başkent seçimi"ni asla tesadüfe bırakmaz. Her başkentin tespitinde efsânevî bir sır gizlidir. Milletlerin alın yazılarında başkentler çok büyük yer tutarlar. Hattâ, alın yazılarını dolduran bütün hadiseler başkentle başlar, başkentle biter.

 

Büyük Hun İmparatorluğu’nun, Avarlar'ın başkenti mukaddes bölge diye adlandırılan Orhun Irmağı kıyısındaydı.

 

Bilge Kağan, bir şehir ( başkent ) yaptırarak etrafını sularla çevirmek istiyordu. Ancak, veziri Tonyukuk, bu görüşe katılmıyordu. Tonyukuk, Bilge Kağan'ın babası İlteriş Kağan ile amcası Kapağan Kağan'ın da vezirliklerini yapmıştı. Tonyukuk, Çin'in insan sayısı bakımından Türklerden çok fazla olduğunu, bu nedenle de, şehir ve kale yapılıp içine oturulursa, Çinlilerin Türkleri kolaylıkla kapana sıkıştırıp yok edebileceğini söylüyordu. Bu nedenle, Türklerin sürülerini otlatarak, sadece suları ve otlakları takip etmelerini gerektiğini, Çin ordularının vadilerin ve dağların derinliklerindeki Türkleri bulamayacaklarını ve Çin akınlarının başarısız kalacağını ifade ediyordu.

 

İşte, Türk milleti, çoğu imparatorluklarında başkentlerini stratejik noktalardan kareket ederek seçmişlerdi.

Eski Türklerde kağan ve otağının bulunduğu yer başkentti. Hattâ şehirlere orduda denilirdi.

 

Kaşgarlı Mahmut diyor ki:

"Ordu, hakanın oturduğu şehir demektir. Bundan alınarak hakanların oturdukları Kaşgar şehrine de Ordu-kend denilmiştir. Ordu, Balasagun yakınlarında bir şehir. Balasagun şehrine de Kuz-ordu adını verir. Ordu, ordubaşı, hakanların döşeyicisi ve yaygıcısı demektir.”

Ordu-kend'ler büyük ticaret yolları üzerinde kuruluyordu.

“Ordulanmak” deyimi çoğu kez, yer tutmak, ikâmet etmek anlamında kullanılıyordu.

M.Ö.210 yıllarında Mete ile Moğollar ( Proto-Moğol ) (ataları Tunghu'lar ) arasında bulunan otlak, boş yere "ordu", "orta" ve sonra da "ordu" adı verilmiştir.

Kağan'ın çadırına "Alaçuk"deniyordu. Sarı renk, hakanlık rengiydi. Ala-çuk adı da bu rengden kaynaklanıyordu.

Önce Alaçuk, sonra Otağ, ardından Saray...

İşte başkent!..

Baş-kent, ya da baş-şehir...

Yani şehirlerin başı...

İlim merkezi. Karar merkezi. Kültür merkezi. Ticaret merkezi.

 

Seğmen, bozkırın ortasındaki bir şehri başkent yapandır. Türk'ün kararan bahtını "akeden" kararların alındığı bir şehri, dünyanın gündemine sunarak, yeryüzündeki bütün Türklerin gözbebeği haline getiren seğmendir.

Beynam yollarında, Dikmen sırtlarında yağız atlar üstünde Atatürk'ü karşılayıp, O’na "hoşgeldiniz, sizinle bu millet ve bu vatan için ölmeye hazırız" diyenler seğmenlerdir.

 

Atatürk'ümüzü, Samsun'da başlayan istiklâl yürüyüşünde çoğu il-ilçe şüphesiz iyi bir şekilde karşılamış, bağrına basmıştır. Ancak Ankara seğmenleri gibi hiç bir il karşılayamamıştır diyebiliriz. Seğmen ruhu, Atatürk'ün kafasında ve gönlündeki bağımsızlık ateşini yakmıştır. Dizlikleri, çorapları, cepkenleri, hamailleri, silahlıkları, puşularıyla yiğitliğin sembolü olan seğmenler, Atatürk'le bütünleşerek, cepheden cepheye koşmuşlardır. Ankara'da kurulan orduya ve hastahaneye köylerden kağnı kağnı cephane, giyecek yatak-yorgan ve yiyecek taşıyanlar seğmenlerdir.

Çanakkale'de, Sakar'yada, Dumlupınar'da şehit düşenler seğmenlerdir. Batının en modern silahlarla donatılmış ordularıyla göğüs göğüse çarpışarak vatanı kurtaran onlardır.

 

İstanbul'u kimin, ne zaman fethedeceğini bilerek, Fatih' e talebesi Akşemseddin'i "hoca", olarak veren Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin memleketi olan Ankara'yı, Türk Milleti’nin sonsuza kadar başkenti yapan seğmendir.

 


__________________