Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Seğmen Ruhu » 1-Önsöz

Yazar Mesaj   #2139  2016-09-05 16:10 GMT  

Online status Mustafa Ceylan



Administrators



Mesaj: 417
Şehir:
Ülke:
Meslek: Mühendis
Yaş:

1-Önsöz /Mustafa Ceylan'ın yazdığı "Seğmen Ruhu" Kitabı

Bundan yaklaşık 30 yıl öncesiydi. Delikanlı çağımızın bize yüklediği heyecanlar içinde birisi vardı ki, o bütün ufkumuzu ve yaşadığımız zaman dilimini doldurmaya yetiyordu. “Memleketseverlik ve Ankaralı” olmak… İşte bu heyecan dalgası içinde dostça, arkadaş ve kardeşçe bugünlere doğru yuvarlanıp geliyorduk.

 

Mustafa Ceylan, o yıllardan daha önce “şiir isimli bir sevdaya” tutulmuş, kalemiyle yüreği iç içe sonsuzluğa doğru koşuyordu. “Ezan Susmaz” isimli ilk şiir kitabının çıktığı günleri hatırlıyorum. Daha ortaokul yıllarında iken Ankara Gazetelerinde şiirleri yayınlanan Ceylan’ı, o yıllarda millî çizgideki dergilerde ve kültür sanat etkinliklerinde görüyor, yazdıklarını okuyorduk. Hemşehrimizdi Mustafa Ceylan. Elmadağ’ın buz gibi havası ve suyundan, Başkentin doğusundan ya trenle yahut otobüsle gelirdi Ankara’ya. Onunla her karşılaşmamızda mutlaka ondan bir şiir dinlemeyi isterdik ve o da bizim bu isteiğimizi kırmazdı.

 

Günlerden bir gün, 12 Mart 1971 darbesi olduğunda, Elmadağ’da Mustafa Ceylan başkanlığında Erol Karaaslan ve öteki dava arkadaşlarımızın çıkan olaylar sonucunda tutuklanarak cezaevine atıldığını duyduk. Cezaevi günleri, Ceylan’ın şiir tutkusunu daha bir alevlendirmiş olmalı ki, edebî eserlerini peşpeşine yayınlamaya başladı. Yerel ve ulusal gazetelerin edebiyat, kültür köşeleri, Ceylan’ın şiirleri ve araştırma yazılarıyla doluyordu.

 

İşte ben, o lise yıllarından tanırım Ceylan’ı… Daha o yıllarda, bir hemşehricilik, hemşehricilikten öte “Ankaralılık duygusu” sarmıştı ruhumuzu. Ankaralı olmayı, memleketi sevmek ile eş değer tutuyorduk. “Vatan ve bayrak” davasını Ankaralı olmakla bir tutup aynı pençereden gençlik ateşimizi yaşadığımız çevreye meşale yapmak istiyorduk. İşte o yıllarda “Seğmen Ruhu” diye bir hakikatin ışıkları olmaya taliptik. Seğmen Ruhu, bizi biz yapan, içimizdeki çağlayanların kaynağıydı. Lâkin, gençlik aşkı ile bu ruhun tarif ve tanımını tam olarak yapamıyorduk. Mustafa Ceylan kardeşime dilimizden düşmeyen söz olan “Seğmen Ruhu” adıyla bir kitap çalışması yapmasını istemiştim. Hiç unutmuyorum, o da “derhal” demişti…

 

Aradan bunca sene geçti.

Zaman şakaklarımızı un etti. Toruna torbaya karıştık. Acıyı tadlıyı yaşadık.

Geçtiğimiz günlerde, 2016 nın Ağustos sıcaklarının olduğu günlerin birinde, “nihayet sona gelmek üzereyim” diye bir mesajını gördüm Sayın Ceylan’ın. “Seğmen Ruhu” nu tamamlamak üzereydi.

Bu haber, beni ister istemez 30, hattâ 40 yıl öncesine alıp götürdü. Unutmamıştı demek ki. Unutmamıştı Seğmen Ruhu’ nu Ceylan. 40’ı aşan dev eserlerin yazarı, önemli destanların-efsanelerin şairi kardeşim Ceylan, elbette unutmamalıydı. Unutmamış işte “Seğmen Ruhu” nu diye öylesine sevindim ki anlatamam…

 

Şimdi, elinizde tuttuığunuz bu eserin ortaya konuluş ve ad veriliş öyküsü işte bu…

Sözümü fazla uzatmayayım, gelin hep beraber Seğmen Ruhu’na dalalım ve yiğitlemesine bir Ankara-Türk okyanusunda kulaç atmaya başlayalım, olmaz mı?

Teşekkürler can kardeşim, aziz arkadaşım Mustafa Ceylan. Teşekkürler üstad Ceylan. İyi ki varsın …

 

Mustafa KARAPINAR


__________________