Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Folklor Araştırmaları » FOLKLOR NEDİR?

Yazar Mesaj   #2044  2016-07-07 17:50 GMT  

Online status Mustafa Ceylan



Administrators



Mesaj: 417
Şehir:
Ülke:
Meslek: Mühendis
Yaş:
 

 

Folklor'un tanımlanması üzerine çabalar, William Thoms’un 1846’da bu sözcüğü ortaya atmasıyla başlar. Ta­nımların çoğu bilgiyle (lore) ilgilenir­ken, bazısı da halkı (folk) ele alır. Bil­gi -malzemeyi kullanan insanlardan çok folklar malzemesi- köken, yapı, ta­şınma ve işlevsellik ile açıklanmaya çalışılmıştır. Buna rağmen, folklorun ne olduğu konusunda folklorcuların tam bir anlaşmaya vardığı söylenemez

Folklorun doğası konusunda sa­dece farklı ülkelerdeki folklorcular de­ğil, aynı ülkenin folklorcuları da farklı görüşler öne sürmüşlerdir. Standard Dictionary of Folklore, Mythology and Legend’in ilk cildindeki yirmi bir fark­lı tanım bu çeşitliliği ortaya koyar. Belki de tanımlardaki en ortak ölçüt folklorun taşınırlığıdır. Özelikle folklo­run sözlü gelenek olduğu ya da sözlü gelenekte olduğu söylenir.

Bununla birlikte bu ölçüt bazı ku­ramsal güçlükler doğurur. Öncelikle, yazısız (illiterate) bir kültürde hemen hemen her şey anlatı yoluyla taşınır ve lisan, avcılık teknikleri, düğün âdetleri gibi olgular kuşaktan kuşağa anlatı yoluyla taşınsa da bu tür kültü­rel malzemenin folklor olduğunu pek az folklorcu kabul eder. Hatta yazılı bir kültür de bile, anlatıyla aktarılmış bazı bilgiler -traktörün, nasıl sürülece­ği, dişin nasıl fırçalanacağı gibi- genel­likle folklor olarak ele alınmazlar. Folklor dışındaki bazı malzemeler de sözlü olarak taşındığına göre, sözle ta­şınma ölçütü, tek başına, folklor olma­yanı folklor olandan ayırmaya yetmez.

 

ikinci olarak, folklorun bazı türle­ri basılmıştır ve yazılmıştır, el yazma­sı kitaplar, book marginalia, mezar taşlan ve geleneksel mektuplar (ala­nın bir “başkasına yolladığı mektup­lar, vb.) gibi. Uygulamada, elbette pro­fesyonel bir folklorcu bir halk masalı­nın ya da bir balladın1 yazılıp basıla­rak iletildiği için folklor olmadığını söyleyecek kadar ileri gitmez. Ancak, bir halk masalı ya da bir ballad sözlü gelenekte hiç yer almamışsa onun folklor olmadığını kabul eder. Bu, bir halk değerinden yola çıkmış edebi bir ürün olabilir, ancak bu elbette o özgün halk değeriyle aynı şey değildir. Zaten dilden dile aktarılan bir şeyin bu az önce sözü edilen biçimde yazıldığı da enderdir.

Sözle taşınma ölçütünün karşımı­za çıkardığı üçüncü güçlük vücut hare­ketlerine dayalı folklor türlerinin açık- lanamazlığıdır. Yani halk danslarının, oyunlarının, el-kol hareketlerinin söz­le taşındığını söyleyebilir miyiz? Bir çocuk, bunları, kendisine anlatılmasa da, seyrederek ya da bizzat katılarak öğrenebilir. Aynı problem sözle akta­rılmayan halk sanatında da (örneğin, gamalı haç gibi geleneksel simgelerde) ortaya çıkar. Bundan dolayı folklorun bireyden bireye bazen dolaysız bir bi­çimde sözle ya da davranışla, bazen de aralarında hiç bir ilişki bulunmayan insanlar arasında -bir halk sanatçısı­nın bir başka halk sanatçısının bitmiş ürününden geleneksel bir biçimi kop­ya etmesi gibi- dolaylı olarak aktarıl­dığını söyleyebiliriz.

Bilgiden çok halka dayalı tanım­lar da vardır, ancak bunların daha tat­min edici olduğu söylenemez. Hâlâ, yanlış bir biçimde, halkı köylü toplu­luklar ya da kırsal alan topluluklar olarak tanımlayan folklorcular vardır. Aynı derecede geçersiz bir görüşe göre de, folklor geçmişte yaratılmıştır ve folklorun bugün varolan yanı, henüz tamamlanmamış, vadesini doldurma­mış yanıdır. Bu yanlış görüşe göre, bu­günün halkı yeni bir folklor üretemez, üstelik bugünün halkı her geçen gün folkloru daha da unutmaktadır. Kısa bir süre sonra da folklor tümüyle yok olacaktır.

 

Bunlara rağmen, yeni başlayan birinin bile anlayabileceği bir biçimde halkı ve bilgiyi bir arada tanımlamak mümkün. “Halk” en az bir ortak faktö­rü paylaşan herhangi bir insan toplu­luğudur. Bağlayıcı faktörün ne olduğu önemli değildir. -ortak sahiplenilmiş herhangi bir şey, dil ya da din olabilir- önemli olan şey, herhangi bir nedenle bir araya gelmiş bir insan topluluğu­nun kendilerinin olarak adlandırdık­ları bazı geleneklerinin olmasıdır. Te­oride, bir topluluk en az iki kişiden oluşur, ama genellikle çoğu topluluk­lar birçok kişiden oluşur. Topluluğun bir üyesi öbür üyelerin hepsini tanı­mayabilir ancak büyük bir olasılıkla o topluluğa ait gelenekleri, toplulukta birliktelik duygusunun oluşumuna yardım eden gelenekleri bilir. Böylece, eğer topluluk ağaç kesenler ve demir­yolculardan oluşuyorsa folklor, ağaç kesenler ve demiryolcular folkloru ola­caktır. Topluluk Yahudi ya da Zenciler­den oluşuyorsa, folklorcu Yahudi ya da Zenci folklorunu araştırabilir. Askeri bir birim ya da bir okulda bulunanlar bile bir halktır. Bir okulda bulunanla­rın birçok âdeti, öyküleri (şişko atlet­ler, tahtası eksik profesörler, zorlu ra­hipler, vb. hakkında) ve okul yaşamını anlatan şarkılar vardır. Olasılıkla en küçük topluluk ailedir. Ailenin gele­nekleri de çoğunlukla deyimleri ve ai­le ıslığı (kalabalıkta kaybolmuş bir ai­le üyesini bulmak için) gibi şeyleri içe­rir. Araştırmalar gösteriyor ki, dışarı­ya iyice kapalı bir ailede varolan bir gelenek bile diğer ailelerde de, hatta dünyadaki diğer topluluklar arasında da bulunabilir. Bir çocuğun süt dişi çıktığında uygulanan aile geleneği ev­rensel bir aile geleneğidir diyebiliriz.

Halkı bu şekilde tanımlayan pro­fesyonel folklorcu, Avustralya ilkelleri ya da Amerikan Hintlileri folkloruyla olduğu kadar, işçi sendikaları vb Ame­rikalı ilkokul çocuklarının folkloruyla da ilgilenir. Her topluluğun kendi folk­loru vardır. Ancak soru halâ duruyor: Folklor nedir?

 

Tümüyle doyurucu olmasa da, folklor türlerinin listesinden oluşan bir tanım yeni başlayan biri için en uygunu olabilir. Elbette, bu tanımın tam olabilmesi için her türün teker teker tanımlanması gerekir. Aslında, mitler ve destanlar gibi kapsamlı türlerin ta­nımlanması ancak bütün bir kitapla sağlanabilir. Ancak, yine de aşağıdaki listenin bir yararı olacağını düşünüyo­rum: Folklorun içinde mitler, destan­lar, halk masalları, şakalar, atasözleri, bilmeceler, ninniler, büyüler, dualar, ilençler, yeminler, incitmeler, atışma­lar, kinayeler, alaylar, dilekler, teker­lemeler, selam ve ayrılık sözleri (görü­şürüz, eyvallah gibi) yer alır. Folklor aynı zamanda halk âdetini, halk dan­sını, halk tiyatrosu (ve mimini), halk sanatını, halk inancını (ya da batıl inancını), halk hekimliği, enstrüman­tal halk müziğini (keman ezgisi gibi), halk şarkılarını (ninniler, balladlar, vb), halk dilini (argo gibi), halk benzet­melerini (örneğin, «yarasa gibi kör» benzetmesi), halk teşbihlerini («şehri kızıla boyamak» gibi) ve adları da (şa­hıs ve yer adları, vb.) içerir. Halk şiiri sözlü epikten, el-yazması kitap türü­ne, mezar taşlarına, hamam duvarla­rındaki yazılara, limericklere,2 top oyunlarındaki tekerlemelere el ve ayak parmaklan tekerlemelerine, ço­cuğu dizde hoplatırken söylenen teker­lemelere, oyunlarda ebe seçimi teker­lemelerine dek uzanır. Folklor listesi oyunları, işaretleri, simgeleri, dua söz­cüklerini (şükür sözcüğü gibi), şakala­rı, halk etimolojisini, yemekleri, süsle­meler ve el işlerini, ev, ambar, çit tiple­rini, caddedeki satıcının bağrışını, hatta hayvanlara söylenen geleneksel sözleri de içerir. Bunlarla birlikte, çağ­rışım araçları alarak kullanılan ve pek yaygın olmayan bazı biçimler (örne­ğin, tayfın renklerini sırasıyla anımsa­yabilmek için «Ray G.-Biv» adı,3 zarf­ların olur-olmaz kişilerce açılmasını önlemek için, mektubu yazanın zarfın kapanma yerine koyduğu mumdan mühür, vb. (Örneğin, «SWAK-Sealed With a Kiss»)4 ve hapşırma gibi vücut faaliyetlerinden sonra söylenen gele­neksel yorumlar5 da bu Listeye girebi­lir. Ayrıca bu liste, festivallerin ve özel günlerin (ya da tatil günlerinin) âdet­lerini de (“Christmas”, “Halloween” gi­bi) içerir.

Bu liste folklor türlerinden bazıla­rını içeriyor. Tüm bu malzemelere de onların araştırmasına da folklor diyo­ruz. Karışıklığı önlemek için malzeme­ye folklor, bu malzemenin araştırılıp incelenmesine de folklor bilimi (folklo- ristics) diyeceğiz.

 

NOTLAR

  1. Ballad: Çoğunlukla eski bir öyküyü anlatan şiir ya da şarkı (Ç. N.)
  2. limerick: Nükteli ya da anlamsız beş mısra- lık şiir (Ç.N.)
  3. “Roy G. Biv” adındaki harfler renklerin baş harfleridir. Örneğin R. İngilizce’de kırmızı anlamına gelen “Red”i gösterir; O, portakal rengi anlamına ge­len “Orange” ı gösterir, vb.-(Ç.N.)
  4. “Sealed With a Kiss”, “öpücükle mühürlen­miştir” anlamına gelir. (Ç.N.)
  5. “Çok yaşa!” gibi. (Ç.N.)

 

kaynak: turkoloji.cu.edu.tr

 

 

 

 

 

 

 

 


[*] Alan Dundes, The Study of Folklore, London: Prentice-Hall, 1965, s. 1-3’te yer alan makalenin Türkçe çe­virisi Folklora Doğru (Kasım 1983, Sayı: 55, s. 15-18) dergisinde yayımlanmıştır.

[†] Gazi Üniversitesi Fen Ed. Fak. Türk Dili ve Ed. Bölümü 4. Sınıf Öğrencisi


__________________