Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Argo Sözlüğü » (Z)

Yazar Mesaj   #1686  2016-03-10 12:25 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1941
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

 

z

zakon (bulg. i.) kanun, nizam, usûl, yol: zakonunu bulursam dalma binerim, (bk: racon).

zamazingo (i.) dost, metres: bu paçoz, bizim çopur Hasardın zama­zingosudur. (bk: aftos, antin; dalgamotor, gaco, nannik, paçoz).

zamkinos etmek (dey.) kaçmak, savuşmak, uzaklaşmak: marizleneceğini çakınca { — anlayınca), şipşak zamkinos etti, (bk: açmak, cızdam etmek, cızdamı çekmek, cızlamı çekmek, cicozlamak, çözülmek, dümeni kırmak, fertiği çekmek, kertiklemek, fırttırmak, gaze basmak, gazlemek, ipini kesmek veya kırmak, kırmak, kirişi kırmak, nokta olmak1, tüymek, palamarı koparmak veya çözmek, panik kırmak, payanda­ları çözmek, tığmak, ürlamak, toz olmak, voltasını almak, yaylanmak, yelkenlemek, zıplamak).

 

zar (i.) keyif: zarımı kaçırıyor, bu aynasız iş.

zartçı (tr. s.) yüksekten atan, mübalâğacı: zarfçıdır, tıraşlarım yan çiz1 (bk: palavracı).

zartzurt etmek (tr. f.) lüzumlu lüzumsuz, saçma sapan şey­ler söylemek: oraya olurmuş, zartzurt edip duruyor.

zıbarmak (f.) 1. gebermek: -dürzü, hâlâ zıbarmadı. (bk: cavlağı Çekmek, cavlamak, çıngırağı çekmek, gümlemek, kakır- damak, mortiyi çekmek, mortlamak, nallan atmak veya dikmek, sıfırı tüketmek 3, tıngırdamak, yürümek1 ). 2. uyumak; sızmak: şişeyi yuvarlayınca, akşamdan zıbardı,

zımbalamak (f.) cimağ etmek (bk: fişek atmak, lehimlemek, nefes çekmek, perçinlemek, şişirmek, 3 tezgâh kurmak, üfürmek, yefallemek).

zıngadak (zf). birdenbire, apansızın, hemen, derhal: arabacı firenlere sarılınca, makine zıngadak durdu, herifçioğlu da yeniden dünyaya geldi,

zıplamak (tr. f. şof. arg.) basıp gitmek: -sen bir kene zıpla bakalım. [kuyruklanmış otomobillerin, sıraya riayet etmiyenleri hakkında söylenir],

zırtapos (s.) zıpır, hayta: Zırtaposun biri, ipiyle kuyuya inilmez.

zil (far. 3.) karnı aç ve iştahlı [kimse]: dünden beri zilim, (bk: aba- zan, habazan).

zilli (far. s.) kavgacı, gürültücü, patırdıcı, şamatacı [kimse] (daha çok, kadınlar için kullanılır): ne zilli kan imiş be, bü­tün mahalleyi ayağa kaldırdı.

ZİLLİYİ kırmak (far. tr. dey.) yemek yemek, karnım doyurmak: daha zilliyi kırmadık. (bk: habe etmek, habe kaymak).

 

zirman (s.) iri kıyım, iri yarı [adam]: zırmamn biri. (bk: hırbo1).

 

zoka (i.) tuzak, hiyle, dalavere, oyun: -sana bir zoka hazırlıyor­larmış gibime geliyor, haspi geçme, gözünü aç! (bk: açmaz, katakulli, mandepsi, numara, tonga).

 

zom (s.) 1. olgun, kemale gelmiş, tamamlanmış [kimse]. 2. çok sarhoş: herif üç gündür zom. (bk: bulut, dut, filispit, fitil, kandilli, küp, matiz, turşu, vapur, yüklü2).

 

zula etmek (f.) aşırmak, çalmak, hırsızlık etmek: -kaç papel Zula etmiş? (bk: anaforlamak, araklamak, bomba patlat­mak, işlemek1, kaldırmak, kaparoz etmek, kaparozlamak, omuzlamak, sırıklamak, tırtıklamak, tufalamak, tüydür­mek1, yürütmek2).

zurna (far. i.) 1. iri burun: herife bak, safi zurna. 2. zeker (bk: alat, bombili, kereste2, maslahat, matrakuka).

 


Bu mesaj admin tarafından 2016-03-10 12:36 GMT, 774 Gün önce düzenlendi.
__________________