Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Argo Sözlüğü » (V)

Yazar Mesaj   #1684  2016-03-10 12:23 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

v

vagon (ıng. s.) yirmi sayı [yalnız fitil oyununda kullanılır],

vapur (fr. s.) son derece sarhoş bulunan kimse: herif vapur, vinçtim bile kıpırdamaz. (bk: bulut, dut, filispit, fitil, kandil, kandilli, küp, matiz, turşu, zom 2).

vardakosta (ita. s.) şık, zarif, alımlı, çalımlı, iriyan [kimse]: -şu aftosa bak, iyiden iyiye vardakosta.

vaşîngton {Washingion) TİPİ (ing. fr. tr. b. s.) biraz garip görü­nüşü olan, yeni icat, yeni moda : - herifçioğluna bak, buz gibi Vaşington tipi.

vatanı kurtarmak (ar. tr. dey.) vaziyeti idare etmek: neyse ki garson beni tanıyordu da vatanı kurtardık.

velet (ar. i.) küçük çocuk: bak şu veledin yediği naneye, (bk: fırlama, kopil, şıkırdım, şopar, şorulu).

verek (tr. s.) ahlâksız genç, me’bûn: verektir, kancıklık eder ha! (blc: beşlik, beş yıldız, dümbelek, cllisekiz, esnaf1, folluk2, götlekj ibne tor, inek, kayarto, tayıncı, tekerlek, tünek),

vız gelip tırıs gİtmek (dey.) aldırış etmemek, ehemmiyet ver­memek: böyle tıraşlar, bize vız gelip tırıs gider. (bk: boşlamak, boş vermek, haylamamak, keşlemek, kumpas sallmak, omuz vermek, yan çizmek, yan sallamak).

VIZILDAMAK (tr. £) manasız ve çok söylemek: ne vızıldayıp duru­yorsun be, sabahtan beri kafamı törpüledin, (bk; ötmek2, per­dahlamak).

vİraj almak (fr. tr. şof. arg.) [çok] yalan söylemek [“fazla viraj alıyorsun’5 şeklinde kullanılır]: -fazla viraj alma be oğlum, hepimizi yuvarlarsın hendeğe.

vites değiştirmek (fr. tr. dey.) maslahatı, pantolonun bir tara­fından Öbür tarafına aktarmak: alenen vites değiştirmek çok ayıptır.

volta (ita. i.) bir aşağı, bir yukarı dolaşma: ne aylak adam maşsın be, işin gücün hep volta.

volta etmek (ita. tr. dey.) bir aşağı, bir yukarı dolaşmak, gezelemek: şu karşıda volta eden hırbo, nenin nesi, kimin fesidir ?

VOLTASINI almak (ita. tr. dey.) kaçmak, savuşmak, gitmek, uzaklaşmak: baktı ki aynasız geliyor, şipşak voltasını aldı. (bk: açmak, cız dam etmek, cız damı çekmek, cızlamı çekmek, cicozlamak, çözülmek, dümeni kırmak, fertiği çekmek, ker­tiklemek, ipini kesmek, kırmak, kirişi kırmak, nokta olmak1, palamarı koparmak veya çözmek, panik kırmak, tığmak, tüy­mek, yaylanmak, yelkenlemek, zamkinos etmek, zıplamak).

voyvo (isp.) “çürük yumurta” mânasına gelen bu söz, biriyle alay etmek için kullanılmıştır: Ali'ye bak, voyvo!

vurmak (tr. f. şof. arg.) içki içmek: -getir bir tane daha vurayım. (bk: parlatmak).

vuruşturmak (tr. f.) ı. karşılıklı içki içmek. 2. karşılıklı yalan söylemek.

 


Bu mesaj admin tarafından 2016-03-10 21:58 GMT, 923 Gün önce düzenlendi.
__________________