Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Argo Sözlüğü » (T)(Tav)

Yazar Mesaj   #1681  2016-03-10 11:01 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

taahütlü (ar. tr. i.) iyi, sağlam, güvenilir tabanca: -bu taahütlü senin çakaralmaza benzemez, oğlum, (bk: makine).

tabanca (i. şof. arg.) şişe halinde rakı, şarap. . . : -ver şu taban­cayı bakalım, bir de biz çakalım!

tahtakoz (gr. i.) polis; jandarma; taharri memuru: -uskut, tahtakoza dikiz/ piyastos olursun ha! (bk: aynasız2, dayı2, gelin alıcılar, mikrop1).

tahtalı köy (tr. i.) mezarlık: bizim solcan Yusuf’u tahtalı köye göndermişler, (bk: bamye tarlası).

takım açmak (dey,) [eski tulumbacılıkta] yürürken;, giderken koşmak; önce takım açtık, arkadan muşa yumulduk.

takımı yatırmak (dey.) mağlûbetmek, yenmek: inşallah bu maçta takımı biz yatıracağız* (bk: yatırmak).

takmak (tr. f.) 1. borcunu vermemek, aldatıp elinden almak, dolandırmak: bizim patronun binbeş yüz papelini takmışlar. (bk: asmak1, kaynatmak3). 2. ehemmiyet vermek, al­dırış etmek [kelime, menfi olarak kullanılır]: deli Bekir, kimseyi takmaz! (bk: boş vermemek, iplemek, ip takmak). 3. sınıfta veya ikmale kalmak: Öğer Koç, felsefeden taktı galiba, (bk: atomlamak, çakmak3, çuvallamak, tırlamak3, top atmak, torpillemek).

tamir atölyesi (aı\ fr. tr. dey.) uygunsuz kadın, (bk: antin1, esnaf, gaco, paçoz, yollu).

tampon (fr. i.) kız veya kadın memesi, (bk: ampul, balkon,far).

tango (i.) züppe kadın [eskimiş bir kelimedir]: şu afili tangoya bak, sülün gibi mübarek.

tapon (5.) değersiz [şey veya kimse]: -bu taponu nerden buldun yahu! (bk: külüstür, külüstür marka).

tartariği (i.) iki kişinin konuşmasına karışan bir üçüncü şahıs: -oğlum, iki kişi konuşurken tantanaya ne düşdüğünü biliyor musun sen ?'

tasma (s.) enayi, her çeşit hiyleyi yutan oyuncu: tasmanın biri imiş, bütün mangırları bayıldı, (bk: ekmeklik, halalım, ıspa­nak, keriz2, mayın, yahnüik).

taş (tr. i.)'para (bk: asker, dırav, dünyalık, mal2, mangır, mangiz, pul).

taş arabası (s.) aptal, sersem, budala (bk: abeci, abullabut, ahlat, andavallı, angut, armut, aval, ayran ağızlı, ban- goboz, denyo, dilgoz, düdük makarnası, dümbelek, gebeş, gebeşâki, lıabeci, habeci kostik, halalım, handavallı, hırbo, hırt, hırtapoz, hışır, hıyar, ıspanak, kanser ilâcı, kaşalot, kaşalotzâde, kaşkaval, kereste1, keriz2, keş, koroydo, mantar 2, mayın, naval, pangodoz, pilâki, saloz, şaban, tereyağı, yanbolu).

taş tutmak (tr. dey.) parası olmak, paralı olmak: -bugünlerde taş tutmuyoruz be abi (bk: bitlenmek, tutmak).

tavus kuyruğu çikarmak (tr. dey.) kusmak, kay etmek: istimi fazla alıma tavus kuyruğu çıkarmıya başlıyor, (bk: böğürtlen çıkarmak, kartvizit bırakmak, konfırans vermek, ötmek3).


Bu mesaj admin tarafından 2016-03-10 11:56 GMT, 857 Gün önce düzenlendi.
__________________