Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Argo Sözlüğü » (S)(S-İ)

Yazar Mesaj   #1678  2016-03-10 10:56 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1917
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

siFiRi tüketmek (ar. tr. dey.) r. tahammülü kalmamak, daya- namamak, sabrı tükenmek: sıfırı tüketince gaddâreye sarıldı. 2. iflâs etmek, elinde avucunda kalmamak: sıfırı tüketti, meteliğe kurşun atıyor, 3. ölmek (bk: cavlağı çekmek, cav­lamak, çıngırağı çekmek, gümlemek, takırdamak, mor- tiyi çekmek, mortlamak, nalları atmak veya dikmek, tın­gırdamak, yürümek î).

SIFIR numara (ar. ita. s.) en mükemmel, fevkalâde: sıfır numara külhanbeyi, (bkdayak), [daha çok külhanbeyliğin sıfatı ola­rak kullanılır].

siki (tr. s. mek. arg.) hoşa giden, iyi [-ders; hoca; talebe]: sıkı bir ders; sıkı bir hoca; sıkı bir talebe. siPiTMAK (tr. f.) defetmek, başından savmak; kovmak: -şu mikrobu, sıpıi başından. (bk: dehlemek, haydamak, oksula-

mak, pasaportunu vermek, sepet havası çalmak, sepetle­mek).

siriklamak (tr. f.) çalmak, aşırmak, kaldırıp götürmek: bizim ceketi sırıklamışlar. (bk: anaforlamak, araklamak, bomba patlatmak, işlemek 1, kaldırmak, kaparoz etmek, kaparoz- lamak, omuzlamak, tırtıklamak, tufalamak, tüydürmek 1, yürütmek2, zula etmek).

SIRTIKARA (tr. far. b. i.) tavla zarında düşeş: Öküz ( = cıvalı zar)- leri koşarsam sırtıkarayı kondururum.

sıviK (tr. s.) sırnaşık, sulu [adam]: -sıvığın bindir, pek yüz verme! (bk: cıvık, çamur, maya, paçavra).

sıviRYA (s.) ağız ağza dolu bulunan [şey]: -şu kayığı dikiz et, sıvırya balık.

SIZDIRMAK (tr. f.) korkutarak birisinden para koparmak: -şu moruğun otuzbeş papelini sızdırdım, (bk: sövüşlemek).

sİfos (s.) neticesiz, boş [şey]: -boş ver, alt yanı sifos.

sİgorya (ita. zf.) muhakkak, mutlaka: kendi giderse, sıgorya yüz papeli koparır.

silkelemek (tr. f. sof. arg.) dolmuş yapan şoför, müşterilerini gidecekleri yere bırakmak: -hanımanne, seni nerde silkeli- yeceğiz ?

sîmİlya (i.) zeker (bk: alat, babatorik, bombİli, kamış, kereste 2, malafa, maslahat, matrakuka, pantolon balığı, zurna2).

SİMİT (i. mek. arg.) sıfır [numara]:        -yarın geometriden simite ha­

zır ol! (bk: tophane güllesi).

sİmokİnlİ bey (ing. b. i. şof. arg.) temiz giyinmiş, efendiden şoför: simokinli bey geliyor, hep birden selâmlıyalım.

sİpar (i.) cıgara (bk: çıkıntı, mal 4, sipsi).

sİparİ (i.) eğlenti, oyun gibi şeyler için düğün sahiplerinden alman para, bahşiş: bu işin siparişini hangimiz uçlanacak (~ alacak).

sipsi (tr. i.) cıgara: bi sipsi toka et de aklımı devşireyim, (bk: çıkıntı, mal 4, sipar).

sİyah (far. i.) afyon: bir siyah parçaya yirmi papel tosladım, (bk: hap, cephane, macun, şıra, toprak).

 


__________________