Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Argo Sözlüğü » (M)(Mi_Z)

Yazar Mesaj   #1669  2016-03-10 10:43 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1917
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

mihlamak (far. tr. f.) bıçak, kama, çakı, şiş gibi şeylerle vur­mak: zavallıyı beş yerinden mıhlamışlar, (bk: çivilemek, haca­mat etmek, hacamatlamak, şişirmek x, şişlemek). mirmir (i.) külhanbeyi, (bk: adadiyoz, dıragon 2, kopuk). mİkrop (fr. i.) 1. resmî veya sivil polis; jandarma: -mikrobun düdüğü öttü, şipşak nokta o/(=kaç) / (bk: aynasız3, dayı2, gelin alıcılar, tahtakoz). 2. kumar düşkünü, kumarın bütün hiylelerini bilen adam: ne kadar keriz etsen, bütün papelleri sökülürsün, herif mikrop !

minareci (ar. i.) merdivenle çalışan hırsız: bu sabah bizim mina­reci enselenmiş.

model degİştİrmek (fr. tr. dey. şof. arg.) şoför, arabayı adama­kıllı bir tarafa çarpmak: -görüyorum gene model değiştirmişsin, uğurlu kademli ola. . . (bk: fotoğrafını çıkarmak, toslamak3). moloz (gr. s.) kıymetsiz, süprüntü [şey veya kimse]: -şu moloz­ları yürüt bakalım! (bk: cavalacoz, çırnık, fasafiso, külüstür, mıcır, tapon, zımbırtı).

molozlaşmak (gr. tr. f.) kartlaşmak, çirkinleşmek, sakilleşmek: -şu gacoya bak, iyiden iyiye molozluşmış. molozlu pİlâv (gr. tr. far.) bol etli pilâv. mor (i.) elli liralık [bütün-]: -şu keçiliyi (=yüz liralığı) iki mor yap bana! (bk:japon).

mor etmek (dey.) mahcûbctmck, utandırmak (bk: biçimlemek, bozmak, bozum havası çalmak, keş etmek). moreİn atmak (gr. tr. dey.) kinayeli, iğneli sözlerle zehirlemek: ortaya bir morfin atıp kirişi kırdı.

morfin koymak (gr. tr. dey. mek. arg.) hocayı her bakımdan aldatmak: -. . . abecinin biridir, ne bilir morfin koymasını. mor olmak (dey.) dayak yemek; bozum olmak, utanmak (bk: amorf olmak, dut gibi olmak, ekşimek1, foslamak, kanemi olmak, madara olmak, muz gibi olmak). mortİyİ çekmek (fr. tr. dey.) ölmek, vefat etmek: kör Hüsnü mortiyi çekmiş diyorlar. (bk: cavlağı çekmek, cavlamak, çın­gırağı çekmek, gümlemek, kakırdamak, nıortlamak, mort olmak, nalları atmak veya dikmek, sıfırı tüketmek3, tın­gırdamak, yürümek1).

hortlamak (fr. tr, f.) ölmek: . . .çoktan mortladı. (bk: mortiyi çekmek).

hortlatmak (fr. tr. f.) i. öldürmek: keleş Hakkıyı mortlatmışlar. 2. oyunda birinin bütün parasını almak:            aveli iki saatte

mortlattım.

mort olmak (fr. tr. f.) ölmek: bir kilo anzarotu yuvarlayınca herif mort olmuş, (bk: cavlağı çekmek, cavlamak, çıngırağı çek- rnck, gümlemek, kakımamak, mortiyi çekmek, mortlamak, nalları atmak veya dikmek, sıfırı tüketmek 3, tıngırdamak, yürümek1).

mortu (ita. i.) cenaze, mevta, ölü: -şu evde bir mortu var galiba. mortucu (ita. tr. i.) i. imam. 2. cenaze arabacısı. moruk (erm. i.) 1. ihtiyar, yaşlı adam: -moruğun dızgalına ( = sa~ kalma) kitakse! (bk: pinpon, pompuruk). 2. peder: moruğu kafeslersem akşama şendeyim.

morüklamak, moruklaşmak (f.) ihtiyarlamak, yaşlanmak: -seni görmiyeli iyice moruklamışın { — moruklaşmışsın) yahu! motor (fr. s.) 1. ahlâkı zayıf [kadın]: -şu gördüğün sarışın safi motordur, (bk: esnaf1, antin 1, kamyon, paçoz). 2. kendi­siyle alay edilen kimse: herif tiyle motor ki, sabahtan beri işle­tiyorlar da çakmıyor dalgayı.

motorun suyunu değiştirmek (fr. tr. dey.) küçük aptes t etmek (bk: nargilenin suyunu değiştirmek, tel çekmek). moz olmak (dey.) içki içip sızmak: -daha dün on paralık rakı ile moz olurken, şimdi bize içki dersi mi vermiye kalkıyorsun? (bk: zıbarmak a).

musluk (tr. i.) çiftleşme âleti.

muslukçu (tr. i.) hırsız, yankesici: nutslukçu) kodesi boyladı, (bk: arakçı, kaldırımcı, panduflacı, tırnakçı, tufacı). muşmula (s.) ihtiyar: muşmulanın biri, onda iş yok. (bk: moruk, pinpon, pompuruk).

muz GİBİ olmak (dey.) mahcûbolmak, utanmak (bk: amorf olmak, bozum olmak, dut gibi olmak, ekşimek 1, fosla­mak, kanemi olmak, madara olmak). müsvedde (ar. s. mek. arg.) içi geçmiş, kendinden geçmiş, Al- lahlık: -müsvedde Fehmi’yi gördün mü?

 


__________________