Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Argo Sözlüğü » K(K-Z)

Yazar Mesaj   #1665  2016-03-10 10:39 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1944
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

kulakli (tr. i.) büyük ve iki tarafı keskin bıçak, gaddâre: bu kulaklıya altı papel tosladım. (bk: gaddâre). kumpas (fr. ? i.) bir iş hakkında birkaç kişinin müzakeresi: kum­pas dan önce tahtakozlara kitakse! kumpas kurmak (fr. ?. tr. dey.) müzakere etmek, tertibat al­mak : -kollukta kumpas kurulmaz, alayımızı birden piyastos ederler.

kumpas sallamak (fr. ? tr. dey.) dalgın olmak ehemmiyet vermemek, itibar etmemek (bk: boşlamak, boş vermek, dalga geçmek, haspi geçmek, ıska geçmek, haylamamak, keşlemek, tonel geçmek, yan çizmek, yan sallamak). kurabiye (i.) parlak, güzel çocuk.

kurdelesİnİ kesmek (fr. tr. dey. şofr arg.) i. şoföre, zabıta ceza yazmak: gaze çok basma, gene kurdelem keserler ha. . . 2. fi­yakasını bozmak, utandırmak, mahcûbetmek. (bk: boz­mak, bozum havası çalmak, façasını almak). kuşlamak (tr. f. mek. arg.) çok çalışmak: imtihana üç gün kala Öyle bir kuşladı ki sorma! (bk: İneklemek).

küçük kurna (tr. ar. b. İ. mek. arg.) okulun disiplin kurulu başkan muavini: bizim, dede (=yaşlı talebe) küçük kurnaya düştü.

küfe (gr. i.) kıç: kırk yıllık kabzımallık yaptım, böyle küfe görmedim. (bk: atras, bohça, boyata, çukur, davul, defans, defran- siyel, ense, kâse, semer, tiz).

küflü (i.) altın lira: bir küflü sekiz papeli buluyormuş da haberimiz yokmuş, (bk: malama, oski, sarıkız).

külüstür (s.) işe yaramıyan, değersiz [şey veya kimse]: -bu külüstür değirmem kaç papel toka ettin; -şu külüstür herif kimi dikizliyor? (bk: cavalacoz, çırnık, fasafiso, mıcır, moloz, tapon, zımbırtı3).

külüstürleşmek (f.) külüstür hale gelmek [en çok canlılar hakkında]: -babalık, bugünlerde sen iyiden iyiye küliistürleştin be!

külüstür marka (b. s.) (bk : külüstür).

kül yemek (tr. dey.) yanlış hesap etmek: kül yemek üç papele patladı, keseden ödedik.

künyesini sİlmek (ar. tr. dey.) sürgün etmek.

küp (s.) sarhoş (bk: bulut, dut, filispit, fitil, kandil, kandilli, matiz, turşu, vapur, yüklü 2, zom 3).

küplü (tr. i.) i. rakısı bol ve ucuz olan meyhane: bizim küplü top atmış. 2. (s.) çok rakı içen, ayyaş: bırak o küplüyü, gâvur par asiyle metelik etmez.

küp yikamak (tı\ dey.) hovardalık etmek: -yirmi beş yıldan beri küp yıkıyoruz be oğlum!


__________________