Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Argo Sözlüğü » K(K-O)

Yazar Mesaj   #1661  2016-03-10 04:49 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

K (K-O)

 


kodes (gr. tr. i.) hapishane, tevkifhane; karakol: -sayı ile kendine gel, kodesi boylarsın sonra, (bk: delik, kafes). koftİ (s.) asılsız, yalan, uydurma [söz]: koftiye karnımız toktur. (bk:          atmasyon, bom, dolma, dubara, eftamintokofti,

kantin, kaşkariko2, katakofti, kıtır, kıtırbom, madik, mantar, martaval, masal, palavra, polim, şorolop). koklatmak (tr. f.) para vermek: metelik koklatmıyor kimseye. kokonİça (rom. gr. i.) genç kız, küçük bayan: -şu kokoniçaya bak, daha bu yaşta iken keriz (= kumar) dalgasında. kokoroz (rom. s.) çirkin [kimse]: -boş ver, şu kokoroza.

kokorozlanmak (rom. tr. f.) tehdit etmek, korkutmak, üste çıkmak istemek: -şu kokorozlanan hanım evlâdına bak! kokorozlu (rom. tr. s.) itinalı, süslü püslü:             -şuna bak, ne de

kokorozla aftos.

kokoz (uyg. s.) parasız, züğürt, cebi delik: kokozun biri, metelik tutmaz. (bk; bitli, dıragon1, hafif, hasta1, tıngır, tırıl). kokozlamak (uyg. tr. f.) parasız kalmak, züğürtleşmek: -ko- kozlayınca, ne de kötü kötü düşünürmüşsün! koku (tr. i.) kokain: bizim kokulan yürütmüşler ( = çalmışlar), (bk: kıristal).

kolpo (i.) kıvam, punt, fırsat [oyunda]: kolposuna getirirsem, bir araba mangır çekerim.

koltuk (tr. i.) randevu evi: aynasızlar koltuğa girmişler. konca (far. i.) iyi esrar: az buçuk konca toslasana, yoksa halim duman! (bk: ampes, dalga, hurda, kabza, nefes). konfirans vermek (fr. tr. dey.) kusmak: anzarotu yuvarlayınca konfırans vermiye başladı. (bk:                                    böğürtlen çıkarmak, kart

vizit bırakmak, ötmek, tavus kuyruğu çıkarmak). konmak (tr. f.) i. elle vurmak: -bir iane konarsam sustalı may­muna dönersin, (bk: sarkıtmak). 2. hazır bulmak, bedava­dan kazanmak: -gene kondun.

kontak (fr. s.) kafası iyi işlemiyen, abuk sabuk konuşan kimse: herif «kafadan (veya anadan) kontak, boş ver! kontes (fr. tr. i, mek. arg.) herhangi bir kadın hoca: kontes bizi bu sene çaktıracak galiba.

kopil (rom. i.) çocuk: -ulan şu kopile bak, fasulye gibi nimetten sanıyor kendini, (bk: fırlama, şıkırdım, şopar, şorulu, velet). kopsİ kefâlİ etmek (tr. gr. dey.) kafasını, başını kesmek: bizim, horozu kopsi kefali ettim.

kopuk (tr. s.) işsiz güçsüz, serseri: -kopuğun bindir, boş ver! korİdor (fr. s.) oyunda çok gol yiyen [kaleci]: .... kulübüne elyafı düzgün bir kaleci gelmedi gitti, hepsi, koridor. koroydo (gr. s.) budala, ahmak, sersem: herif, buz gibi koroydo. (bk:                        abullabut, andavallı, angut, armut, aval, gebeş,

gebeşâki, hafız, halalım, hırbo, hırt, hışır, hıyar, kanser ilâcı, kaşkaval, keş, mayın, pangodoz, pilâki, saloz, tere­yağı, yaııbolu).

korta etmek (ita. tr. f,) kadın peşinde dolaşmak, zamparalık etmek: -ibişe bak> korta etmekten çakala dönmüş. kova (ar. i.) mc’bûn: o, kovanın tıraşına boş ver! (bk: beşlik, beş yıldız, dümbelek1, ellisckiz, esnaf1, folluk2, götlek, ibnetor, inek3, kayarto, taymcı, verek). kovan (s.) ahlâksız kimse, meşbun: bırak şu kovanı canım, palav­ra kiralıdır o! (bk: beşlik, beş yıldız, dümbelek1, esnaf1, folluk3, götlek, götoş, halka, ibnetor, inek3, kayarto, keçi, kova, taymcı, verek).

 


__________________