Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Argo Sözlüğü » (İ-J)

Yazar Mesaj   #1638  2016-03-09 03:17 GMT  

Online status Mustafa Ceylan



Administrators



Mesaj: 417
Şehir:
Ülke:
Meslek: Mühendis
Yaş:

İ-J

İBİĞİNİ kaldirmak (dey.) karşı gelmek, kafa tutmak: şu kaşalotzâdeye bak, bize de başladı ibiğini kaldırmıya.

İbiş (s.) aptal, sersem (bk: hırbo2).

İbnetor (ar. s.) ahlâksız genç, me’bûn (bk: beşlik, beş yıldız, dümbelek, ellisekiz, esnaf 1, folluk 2, götlek, kayarto, inek, kova, tayıncı, verek).

İçeri düşmek (tr.) hapise girmek: peynirci Tusuf gene içeri düşmüş. (bk: kodese girmek, deliğe girmek, kafese girmek).

İçermek (tr. f.) dayak atmak, dövmek: -tahtakoza enselenirsen, sabaha kadar içerirler seni, (bk: ıslatmak, mariz atmak, marizine kaymak, marizlemek, mariz uçlanmak).

İfade (ar i.) iş: ne ifadedir, anlamadım yahu!

İfadesİ tamam olmak (ar. tr. dey.) hapı yutmak, işi bitmek: altı ay kodeste kalsın, ifadesi tamamdır.

İKİ seksen uzanmak (dey.) keyiflenmek, neşelenmek, zevklen­mek: herifçioğlu mangizi vurunca iki seksen uzandı, hâlâ da uzanıyor.

İkmalsiz geçmek (ar. tr, şof. arg.) şoför, yeni girdiği bir ara­bada bir sene devamlı olarak çalışmak: bu sene ikmalsiz geçemezsin !

İmam kayığı (ar. tr. b.i.) tabut: bu binliği tek başına yuvarlarsan sabaha karşı seni imam kayığına bindirip Eyüp sultanı gezdirirler anam babam.

İmam suyu (ar. tr. b.i.) rakı: imam suyundan biz de anlıyalım, oğlum. (bk: anzarot, carmak, carmakcur, duziko, istim k, pırna, pırm, piyiz).

İmanım (ar. n.) anam, canım, kuzum, kardeşim: imanım, bize de mi fiyaka ?; imanım tahtelbahir, bize de mi torpil.

İncir dolmasi (b. i.) erkeklik bezi, haya (fak: gavgav).

İnek (i.) 1. otomobil: -inekler ne âlemde, süt (=bcnzin) ün var mı ? biraz emzirelim, [sivil şoförün resmi bir makam araba­sından ucuz benzin satın almak üzere yaptığı teklif ve hortumla benzin çekmek istemesi]. 2. (mek. arg.) kem dişini tamamiyle derse kaptırmış olan çalışkan ve saf ta­lebe: ineğin biri futbolden ne anlar. 3. me’bûn (bk: beşlik, beş yıldız, dümbelek ellisekiz, esnaf 1, folluk 2, götlek, ibnetor, kayarto, kova, tayıncı, verek).

İneklemek (f. mek. arg.) fazla derse çalışmak '.fiziğe adamakıllı ineklemek lâzım, yoksa çaktırırlar bizi. (bk: kuşla m ak).

İNGİLİZ arması (tr. ita. b. i.) tekdir [büyük-]: İngiliz armasını yiyince süt dökmüş kediye benzedi, (bk: papara).

İniş TAKIMLARI (dey.) kadının bacakları: -şu dalgamotor ( = dost, sevgili, metres)un iniş takımları, deyme paçozda (=kadında) bulunmaz.

İnmek (tr. f.) vurmak, lâtife yollu vurmak: -bodoslamadan bir tane inersem şeşi beş görürsün, alimallah!

İntİhar etmek (ar. tr. dey. şof. arg.) evlenmek: -yazık, intihar etmiş, desene..

İpikırık (tr.b.s.) başıboş, serseri: herif adam değil ki, ipikınğın biti, nereye gitse sepetleniyor (= kovuluyor), (bk:  hayta, ipsiz),

İPİNİ kesmek (tr. dey.) 1. savuşmak, kaçmak, ayrılmak (bk: açmak, ançizlemek, cicozlamak, cızclam etmek, cızdamı çekmek, cızlamı çekmek, çözülmek, dümeni kırmak, fer- lcmek, fertiği çekmek, kertiklemek, kırmak, kirişi kırmak, nokta olmak, palamarı koparmak, panik kırmak, payan­daları çözmek, tırlamak, tüymek, voltasını almak, zam- kinos etmek). 2. parasız bırakmak: bizim, Hacının yirmi gün­den beri ipini kesmişler.

İplememek (tr. f.) saymamak, itibar göstermemek, ehemmiyet vermemek, kulak asmamak, dinlememek: bizim beybaba, kimseyi iplemez. (bk: ip takmamak).

ipsiz (tr. s.) başıboş, serseri: -ipsizin biri, yan çiz! (bk: ipî kırık).

ip takmamak (tr. f.) ehemmiyet vermemek, dinlememek, say­mamak, itibar etmemek (bk: iplememek).

İskandil etmek (ita. tr. dey.) bakmak, seyretmek, gözetlemek, ağız aramak, yoklamak: -bir iskandil edersen, anlarsın herifin dalgasını, (bk: dikizlemek, kitakse etmek).

İskele almak (dey.) bir erkek, kadına musallat olmak, sarkın­tılık etmek: -hırboya bak, deminden beri şu külüstür paçoza iskele alıyor.

İspinoz (gr. s.) geveze, boşboğaz: ispinozdur o, güven olmaz ha,

İspiyon (fr. i.) hafiye, müzevir :  -ispiyondur, uskut! (bk: radarcı).

İspİyonlamak (fr. tr. f.) hafiyelik etmek, müzevirlik etmek: şu gördüğün avali dün ispiyonlamışlar, bugün de enselemişler.

İstavroz fİdesİ (gr. tr. it.) [küfür makamında] gâvurun piçi: -ulan bize de mi madik, istavroz fidesi.

İstifinden başlamak veya başlatmak (dey.) küfür etmiye yeltenmek: -şimdi istifinden başlarım veya başlatırsın ha!

İstim (İng. i.) rakı, şarap ve saire gibi ispirtolu içkiler, (bk: anzarot, carmak, carmakcur, duziko, imam suyu, pırııa, pırını, piyiz).

İstinga [etmek] (i. f.) ceket, pantolon, don, şalvar gibi şeyleri aşağı sıyırma[k]. [İtalyanca; yelkenleri toplamak mâna­sına gelen bu kelime grekçe “stingaro”, portekizce “estingar1”, İtalyanca “stringare” sözlerinden gelmedir.

iş (tr. i.) hiyle, dalavere: herifin işini çakmışlar ( = anlamışlar), (bk: açmaz, kaşkariko, mandepsi, tonga, zoka).

işçi (tr. i.) hiyle yapan oyuncu, kumar hırsızı, fendbaz; trişör (bk: markacı, numaracı].

İşlemek (tr. f.) 1. aşırmak, çalmak, hırsızlık etmek: oğlan daha toy ama, hiç çaktırmadan işliyor, (bk: anaforlamak, arak­lamak, bomba patlatmak, kaldırmak, kaparoz etmek, kaparozlamak, omuzlamak, sırıklamak, tırtıklamak, tufa- lamak, tüydürmek1). 2. araştırmak. 3. (şof. arg.) alay etmek: -işin gücün işlemek, (bk: çalıştırmak, maytaba almak, maytabetmek, saraka etmek, sarakaya almak).

İşletmek (f.) (bk: işlemek).

İyi etmek (tr. f.) soymak, parasım pulunu almak: dayın sökme­den şipşak iyi et şu kalantoru.

İYİLİK yapmak (tr. f. şof. arg.) zabıtaya şikâyet etmek: sana bir iyilik yapmalı.

İzmİr (gr. i.) bir çeşit zar: şu izmiri götür de, bir Öküz ( = cıvalı zar) getir.

japon (i.) elli liralık [bütün]: dündenberi beş japon vurmuş (=ka- zanmış). (bk: mor).


__________________