Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Argo Sözlüğü » (C)

Yazar Mesaj   #1604  2016-03-08 17:46 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1917
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

C

caka (gr. i.) gösteriş, kabadayılık: -oğlum, bize de mi caka, (bk : afi, fiyaka),

 

cakalı (gr. tr, s.) gösterişli: -şuna bak, ne de cakalı paçozmuş meğer. (bk : afili, aynalı, fiyakalı),

 

caka satmak (gr. tr. dey.) gösteriş yapmak: -bize de mi caka satıyorsun yoksa! (bk : afi kesmek, fiyaka satmak).

 

çakmak (erm. i.) rakı (bk : anzarot, duziko, imam suyu, istim 1, pırna, pırne, pırm, piyiz).

 

carmakcur (erm. b. i.) rakı. [carmak=beyaz, cur=su: beyaz su], (bk : carmak).

 

cartayi çekmek (dey.) ölmek: -dün gece cartayı çekmiş, (bk : cavlağı çekmek, cavlamak, çıngırağı çekmek, gümlemek, kalardamak, mortiyİ çekmek, mortlamak, nalları atmak, nalları dikmek, sıfırı tüketmek3, tıngırdamak, fırlamak1, yürümek1, zıbarmak).

 

cavalacoz (s.) dermeçatma, kıymetsiz [şey veya kimse]: -ca­valacoz şeylere boş ver!; cavalacozun biri, (bk: çırnık, fasafiso, moloz, tapon, zımbırtı3).

 

cavlaği çekmek (tr.dey.) Ölmek ‘Çiroz Mehmede çok yandım, pisi­pisine cavlağı çekti, (bk: cavlamak, çıngırağı çekmek, güm­lemek, kakırdamak, mortiyi çekmek, mortlamak, nalları atmak, nallan dikmek, sıfırı tüketmek3, tıngırdamak).

 

cavlaklaşmak (tr. f.) sulanmak, hiç yoktan kavga çıkarmak: Ömer, iki tek parlatınca cavlaklaşır, (bk: cıvıkmak).

 

cavlamak (tr. f.) öteki dünyaya gitmek (bk: cavlağı çekmek).

 

cebellezi [olmak, etmek] hakkı olmadığı halde bir şeyi ken­dine maletme[k], cebine kaydırma[k]: bizim paket cebellezi olmuş; çakıyı da cebellezi etmişler, (bk: anaforlamak, arak­lamak, kaldırmak, kaparoz etmek, kaparozlamak, omuz­lamak, sırıklamak, tırtıklamak, tufalamak, tüydürmek1, yürütmek2, zula etmek).

 

cephane (i.) afyon: -cephanemiz kalmadı be babalık. (bk: hap, macun, siyah, şıra, toprak).

 

ceza kesmek (ar. tr. dey. şof. arg.) hem kendine, hem de baş­kasına ısmarlamak [çay, kahve, ıçld...]: -bize de bir ceza kes bakalım; gene bize ceza kestiler. . . cıgaralık (i.) esrar: -varını cıgaralığım? (bk:    anıp eş, dalga, diş, duman, hurda, nefes, ot, sarıkız). 

 

cıvık (tr. s.) sulu adam: -amma da cıvık herif imiş, sepetle şunu! (bk: çamur, maya, paçavra, sıvık),

 

cıvıkmak (tr. f.) sululuk etmek: iki tane yuvarlayınca, başladı cıvıkmıya. (bk: cavlaklaşmak),

 

cızdam (tr. i.) kaçma, sıvışma: -bakıyorum, gözün ağdamda hep. (bk: cızlam).

 

cızdam etmek (tr. f.) kaçmak, gitmek, savuşmak, (bk: cızdamı çekmek).

 

cızdamı çekmek (tr. i.) kaçmak, gitmek, savuşmak: çoktan cızdamı çekti. (bk: açmak, ançizlemek, cizdam etmek, cızlamı çekmek, cicozlamak, çözülmek, dümeni kırmak, feri emek, fertiği çekmek, fer tiki emek, ipini kesmek, kırmak, kirişi kırmak, palamarı koparmak veya: çözmek, panik kırmak, payandaları çözmek, tırlamak, toz olmak, tüy­mek, voltasını almak, zamkinos etmek).

 

cızlam (tr. i.) kaçma, savuşma (bk: cızdam).

 

cızlamı çekmek (tr. f.) (bk: cızdamı çekmek).

 

cızlamlamak (tr. f.) savuşmak, uzaklaşmak, kaçmak (bk: cızdamı çekmek).

 

cicibaba (ed.) “hazret, reis!” gibi bir çeşit hitap şekli: -bana bak cicibaba! bu gece Ahmede düşüyoruz.

 

cicoz (tr. cd.) hiç, hiç yok: bizde metelik cicoz.

 

cicozlamak (tr. f.) savuşup gitmek, kaçmak, uzaklaşmak (bk: açmak, cızdamı çekmek, cizdam etmek, cızlamı çekmek, çözülmek, dümeni kırmak, fertiği çekmek, kertiklemek, ipini kesmek, kırmak, kirişi kırmak, nokta olmak, palamarı koparmak, panik kırmak, toz olmak, tüymek, voltasını almak, zamkinos etmek).

 

ciğerlerİ bayram etmek (dey.) cigaranın dumanını içine çekmek: cigarayı kullanıyor ama ciğerleri bayram etmiyor.

 

CONKİKİRİK (h. İ.) İngiliz.

 

contalik pay (i.) iki nesnenin bitişmesinde arada bırakılan mesafe payı: -herif karıya öyle bir yapıştı ki, contalik pay kalmadı [otomobilde kadınla erkeğin sımsıkı sarılıp öpüş­melerinden kinaye olarak].

 

covino (s.) süslü, şık (bk: apiko),

 

cuk (i.) esrar (bk: ampes, dalga, diş, duman, hurda, nefes).

 

cumartesi çocuğu (dey.) besmelesiz, piç: -cumartesi çocuğudur, boş ver. (bk: fır, kapı aralığı).

 

cumhuriyet (ar. i.) bir liralık kâğıt para, (bk: asker, papel 1).

 

cura (ar. i.) cigaranuı son yudumu: curası da bizim olsun!


__________________