Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Türk Argo Sözlüğü » (A-N)

Yazar Mesaj   #1598  2016-03-08 15:15 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1944
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

A-N

 

ana avrat asfaltta koşuyor (tr. ar. gr. dey. şof. arg.) topuna birden sövüp sayma:  -herif bir ağzını açtı görme, ana avrat asfaltta koşuyor, (bk: ana avrat dümdüz gitmek).

 

ana avrat dümdüz gitmek (tr. ar. dey. şof. arg.) çok ağır küfürlerde bulunmak: herifçioğlu ana avrat dümdüz gidiyor.. hiç şakası yok ! (bk: ana avrat asfaltta koşuyor).

 

anafor (gr. s.) bedavadan gelen, emek ve zahmet çekmeksİzin elde edilen [para, eşya. . , ] : anafor, sevilmez, mi be oğlum ! (bk: avanta, beleş, habeden, lüp).

 

anafora konmak (gr. tr. dey.) bedava elde etmek:  -anafora konmasına bayılıyorum be abi. (bk:beleşe konmak, lüpe konmak).

anaforcu (gr, tr. s.) bedavacı, bir şeyi parasız elde etmek istiyen: —anaforcudur, iyi dikiz et! (bk: avantacı, beleşçi, lüpçti, otlakçı).

 

anafor (-dan) gelmek (gr. tr. dey.) bedava, parasız elde etmiş olmak: bu tabaka bize anafordan geldi.

 

anaforlamak (gr. tr. f.) çalmak, aşırmak, emeksiz ve zahmet­sizce, bedavadan elde etmek: -anaforladığın papelleri sökül bakalım.! (bk: araklamak, bomba patlatmak, cebellezi etmek, işlemek1, kaldırmak, kaparoz etmek, kerizi emek, omuzlamak, sırıklamak, tırtıklamak, tufalamak, tüydürmek, zııla etmek).

 

anam babam (tr. n.) candan sevilenlere karşı hitap yollu bir söz: anam babam amma da konuşurmuşsun sen (bk: adamım).

 

anasının gözü (tr. s. dey.) çok açıkgöz, hinoğlu hin: herif ana­sının gözü be!

 

ANASININ RAHMİNDE BABASINA GÖTÜNÜ DÖNMEK (tr. ar. dey.) anadan doğma, her haliyle me’bûn olmak.

ançizlemek (f.) ayrılmak, uzaklaşmak (bk: açmak, cicozlamak, cızdam etmek, cızdamı çekmek, cızlamı çekmek, çözülmek, dümeni kırmak, ferlemek, fertiği çekmek, fertiklemek, ipini kesmek, kırmak, kirişi kırmak, nokta olmak, palamarı çözmek, palamarı koparmak, panik kırmak, payandaları çözmek, tırlamak, tüymek, voltasını almak, zamkinos etmek).

andavalli (gr. s.) aptal, saf, vurdumduymaz: -boş ver şu andavallıyı! (bk: abullabut, angut, armut, aval, bangoboz, denyo, düdük makarnası, gebeş, gebeşâki, hafız, hırbo, hırt, hışır, hıyar, kanser ilâcı, kereste1, keriz2, keş, ko- roydo, mayın, pangodoz, pilâki, saloz, tereyağı, yanbolu).

 

angut (tr, s.) kalın kafalı, sersem, hödük, vurdumduymaz : şu angutu sövüşleyiver! (bk: abullabut, andavallı, armut, aval, bangoboz, denyo, düdük makarnası, gebeş, gebeşâki, hafız, halalım, hırbo, hırt, hışır, hıyar, kanser ilâcı, ke­reste -1, keş, koroydo, mayın, pangodoz, pilâki, saloz, tereyağı, yanbolu).

 

anlamak (tr. f.) faydalanmak: -oğlum, cebindekinden biz de anlıyalım !

 

anoş (i.) sevgili, dost: -etme be anoşum, seviyoruz işte, harcama bizi.

 

antİka (lât. s.) tuhaf, acaip, garip: ne antika herifmiş be!

 

antikalik (lât. tr. i.) tuhaflık, acaıplik, gariplik: antikalığı bırak da, adam gibi konuş!

 

antîn (i.) i. kötü, uygunsuz kadın, alüfte (bk: aftos, ağır işçi, dalgamotor, esnaf, gaco, paçoz). 2. arka, ard (kapı). 3. lodos rüzgârı.

 

anzarot (i.) rakı: anzarotu yuvarlamayınca işimiz rast gitmiyor be abi! (bk: carrnak, carmakcur, duziko, imam suyu, pırna, pırne, piyiz).


__________________