Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Şiir Teknikleri » BÖLÜM : II- KONU: 1- ŞİİR NEDİR, NE DEĞİLDİR?

Yazar Mesaj   #1491  2016-02-28 23:37 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

BÖLÜM II-KONU: 1-ŞİİR NEDİR, NE DEĞİLDİR?

Mustafa CEYLAN

 

Yeryüzünde ne kadar şair varsa, şiirin de o kadar tarifi vardır.

Şiiri tarif etmek isteyen, şiire dair duygu ve düşüncelerini kısa, anlaşılır, veciz ifadelerle anlatanların söylediklerinin bir bölümünü sunalım. Sonra da kendi göçrüşümüzü aktaralım, olmaz mı?

Adnan Yücel: Bir şaire sorulabilecek en zor soru bence şiirin tanımıdır. Çünkü yaşamın tümünün tanımı istenir. Bunun içinde bütün sanatların tanımı da var. Yine de en güzel tanımı Antik Çağ'da Platon tarafından yapılmış tanım olsa gerek. Yani, " kanatlı söz " ya da  " büyülü söz "  Bunun dışındaki tanımlar hep yaşamın ya da sanatın bir kesitini yansıtıyor. Gorki'nin bir sözünü şiirin tanımı açısından çok seviyorum.  " Bilim, aklın şiiridir; sanat  yüreğin şiiridir;   din ise insanlığın yarattığı en büyük şiirdir. " diyor. Gorki'nin bu sözünden sonra, peki, şiir nedir, diye düşünüyoruz. Ve, " yaşamın tümü " diyoruz.

Ahmet Telli: Şiiri tanımlamak gerekmiyor, tıpkı yaşayan bir organizmadır o. Mutlaka bir yaklaşım gerekiyorsa, " şiir, sezgi bilgisidir " diyebilirim. 

Gülten Akın: Şiir, çığlıklardır. Kimi kez yalnızlığı seçeriz ya da yalnızlık bizi seçer, korumasız savunmasız. O zaman çığlıklar atarız ölmemek ya da delirmemek için. Sesimiz yankılanıyorsa, yalnızlıkla başedecek gücü verir bize. Şiirler çığlıklardır. . 

  Şemsettin Murat: Şiir; düş ve gerçeğin coğrafyasıdır. Her şair kendi coğrafyasında doğar, kendi ikliminde  kanatlanarak büyür, daldan dala konarak güzellikleri, çirkinlikleri, mutlulukları, mutsuzlukları, kahırları, öfkeleri,özlemleri toplar, bütün hünerlerini kullanarak topladıklarını yazıya aktarır, getirip önümüze bırakır. Amaç, iyiyi kötüden ayırmak içindir.

Sennur Sezer: Şiir bir ıslıktır, kimileri çalınmasını istemez, başlarına şeytanların üşüşmesinden korkarlar. 

Müslim Çelik: Şiirin her şaire göre tanımı farklıdır. Şiir; okunup özümlendikten sonra bizde kalan erinç, üzünç, duygu, etki ve benzeri şeylerdir.Bunlardan biri ya da bir kaçıdır.

Çetin Boğa: Şiir; sanatın, edebiyatın özüdür. Şiirsiz hiçbir sanat dalı düşünemiyorum. Şiir, düzyazının söylemediği şeyleri söyler. Şiir, insanı sarsar, titretir, peşinden sürükler.

Cezmi Ersöz: Şiiri gözlem yapmak, bir şeyi aktarmak olarak görüyorum.İmgesel bir dünya yaratıyorum yazarken. Denemelerimde şiirsel bir metin kullanıyorum. 

F.Kadri Gül: Mutluluklar, mutsuzluklar, acılar, yani, insani tüm değerlerdir şiir.

Adonis: Aşk ve ölüm varoldukça, şiir de varolacaktır.Çünkü aşk, ölüm ve şiir… bunlar varoluşun temelleridir.

Muhsin Şener: Şiir, dilin kendini aşma cabasıdır… Şiir, dış çevre ile yani tarih ve doğa ile çevrili bulunan insanın bunlarla olan ilişkilerini, sözcükler ve o sözcüklerin kurduğu yeni dil aracılığı ile gerçekleşiyor.

Ahmet Günbaş: Şiir, elbette bireysel bir yaratıdır. Ne var ki şiirin toplumsal dönüşümün ekseninden kopuk kendi açmazına takılıp kalması, onun yalnızlığını ve zayıflığını gösterir. Böyle bir şiir ısıtmaz insanın içini.

Zeynep Uzunbay: Bence şiir, yaşama katılmaktır. Yaşanamayının önünü açsın, onları da yaşamın renkli, devingen akışına katsın diye…  Şiir, üretilen yaşantıların içinden ötelere uzanan gizemli bir güç…  

Neruda: Şiiri kim öldürebilir ki… Ona işkence ederler, sokaklarda sürüklerler, üstüne tükürürler, alay ederler, etrafını dört duvarla çevirirler, sürgüne yollarlar ama şiir bütün bunları yaşar tertemiz bir yüzle gülümseyerek ortaya çıkar sonunda .

Haydar Ergülen: Şiir; bir nefestir, öyleyse doğal bir şeydir.Bu anlamda da şiir,insanın yalın halidir.

Metin Celal: Şiir kısa ve öz yazma sanatı olarak tanımlanır. Böyle bir özelliği olması gerekir kuşkusuz. Ama yeterli mi? Bir şiir kısa ve az olmanın yanında başka nitelikler de taşımalı. Sözcükten imgeye, dizeye ve nihayet  şiire varan bir dünya. Sanat dalı. Her sanat dalı gibi işçiliği, titizliği ve öğrenilmeyi hakediyor. Okuyarak, bizden önce yazanlarını düşünerek okumayı denememiz bile bir başlangıçtır. 

Ahmet Erhan  : Bin acı birikse ancak bir şiir doğurur. 

Oktay Akbal: Şiir zamansızlıktır, zamana meydan okumadır.

Yusuf Kardereli: Şiir, bir cocuktur bence; henüz tüm yönleriyle tanıyamadığımız bir çocuk . 

Mallerme: Şiir duygulardan değil, sözcüklerden doğar .

Can Yücel: Şiir, gürültüden müziğe geçmektir.

Sabahattin Kudret Aksakal: Şiir, özünde çözülmez bir yapıdır. Öyle bir yapı ki ben matematiğe benzetiyorum.

Metin Altıok: Şiir, nesnel gerçekliğin belirli sınırlarını aşan, sonsuz olanaklarla hayatı zenginleştiren duygu ve düşünce sanatıdır.

Laurence Perrıne: Şiir, en az dil kadar eski ve evrenseldir. En ilkel  halklar da şiir kullanmıştır, en uygar halklar da. Her insanın varlığının belkemiği, tümüyle kavranan yaşamda başlıbaşına değeri olan varlığı kişiye heyecan, yokluğu ruhsal yoksullaşma veren bir şey olarak kabul edilegelmiştir şiir. Şair hissettiği, gözlemlediği veya hayal ettiği şeylerin birikimini seçer, birleştirir ve yeniden düzenler . 

Sabit Kemal Bayıldıran: " Şiir tanımlanamaz " derim. Oysa benim bir şiir tanımım  vardır. Nasıl mı? Şöyle oturup sevdiğim şiirlerden bir seçki yaparsam, aslında bir şiir tanımı da yapmış olurum. Bu seçkinin toplamı benim şiir tanımımdır aynı zamanda. Öyle ya, seçtiğim şiirler benim şiir olarak kabul ettiklerimdir.  

Ziya Paşa: Şiir ölçülü uyaklı sözdür.

Yahya Kemal: Şiir, kelimelerle yapılan bestedir.

Cahit Külebi: Şiir, dil çalgısında yorumlanan bir musikidir.

Oktay Rıfat: Şiir tıpkı resim gibi, tıpkı müzik gibi bir anlatım aracıdır.

Yılmaz Yeşildağ: Bana göre şiir; bireyci anlayıştan uzak, tarihsel nedenler-sonuçlar üzerine kurulur. Yani, bir taraf olma çabasıdır şiir. Kültürel mirastan demokratik kültür öğelerini bulup değerlendirme uğraşıdır. Sadece toplumun başına bela olan nedenleri değil, bu nedenleri yaratan kaynakların ortadan kaldırma savaşına sanatsal alanda katılmaktır. ( Öğetmen Dünyası dergisi, sayı: 79, sayfa: 25 )

Mizbah Hicri: Şiir, yüreğin sesidir. Ruh halleridir. Özlemler, acılardır. Yaralanan, kırılan kalbin ızdırıplarıdır. Sevdanın güzellikleri, umudun acının sevdaya yüklendiği sorumluluktur. Kaderdir, talihtir .

Betül Tarıman: İnsanın başını döndüren, aşk çığlığıdır kimi kez. Ne zaman kapımızı çalacağı belli olmaz.  Şiir, düşsel olanla olmayanın çarpışmasıdır aynı zamanda .

Paul Valery: Şair, dil içinde dil yaratmak için yaşar . 

Zerrin Taşpınar: Şiirin yaşamı etkilemesi için ne yapılması gerektiğini düşünüyorum ve şiir yazıyorum yaşamı etkilesin diye . 

Tarkan Çeper: Şiir okumak en az şiir yazmak kadar ciddi bir iştir. Bir şairi usta olarak adlandırmak için illaki geçmiş yıllardan gelmesi gerekmiyor. Şiiri, anlık bir yaratı olarak değil de, insanın içinde bulunduğu bütünsel alanı araştıran bir birim olarak görüyorum .

Sallah Birsal: Bir şair şiirini her vakit yenilemeye bakmalıdır .

Eluard: Şiir hizmet etmek zorundadır. O, bir silahtır, bir araçtır .

Nicolas Boileau: Şiir sanatı, kendi hareketlerini tabiatın hareketine uydurduğu zaman en yüksek derecesini bulur; o zaman tabiata o kadar yaklaşır ki ikisini birbirinden ayırt edemeyiz .

Miroslav Holub: Şiir bir kereliktir ve asla ikinci kez aynısı olamaz . 

Jean Cocteau: Onsuz edilmeyen bir şeydir şiir, ama neden onsuz edilmez bir bilsem .


__________________