Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Şiir Teknikleri » 1)DİL

Yazar Mesaj   #1438  2016-01-27 02:57 GMT  

Online status Mustafa Ceylan



Administrators



Mesaj: 417
Şehir:
Ülke:
Meslek: Mühendis
Yaş:

1) DİL

Mustafa CEYLAN

 


II.Dünya Savaşından önce yapılan bir sayıma göre, yeryüzünde 2796 dil konuşulmaktadır.

2796 adet dili, dil bilimciler gramer yapısı ve sözlük bakımlarından "Dil Grupları (aile)"na ayırmışlardır.

 

Dünyadaki başlıca dil aileleri şunlardır:

 

1. Hint-Avrupa dilleri ailesi:

a. Hint-İran Dilleri: İran, Afgan, Pakistan, Hindistan, Sri Lanka, Nepal dilleri,
b. Slav Dilleri: Rusça, Bulgarca, Lehçe (Polonya), Çekçe, Slovakça, Baltık dilleri,
c. Roman Dilleri (Latinceden türetilmiş diller): İtalyanca, Fransızca, İspanyolca, Portekizce, Rumence…
ç. Cermen Dilleri: İngilizce, Almanca, Felemenkçe, İsveççe, Norveççe…

2. Hami-Sami dilleri: Bu ailenin yaşayan en önemli dilleri Arapça ve İbranicedir.

a. Hami Dilleri: Eski Mısır dili, Kuşi dili, Libya-Berber dili, Çad dili,
b. Sami Dilleri: Arapça, İbranice (Kenanca), Habeşçe, Akatça.

3. Bantu dilleri: Bu aileye Afrika’nın büyük bir kısmında konuşulan Bantu dilleri girer.

4. Çin-Tibet dilleri: Çince, Tibetçe, Vietnamca ve Kmerce bu gruba dahildir.

5. Ural-Altay dilleri: Ural ve Altay dilleri akrabalığı öteden beri tartışma konusu olmuştur. Ne var ki, genel görüşe göre, bu iki kol tek kaynatan çıkmış, ancak zamanla akrabalık bağları çok zayıflamıştır.Türkçenin Ta

 

Başlıca Dil Grupları şunlardır:

  1. Tek heceli: Kelimeler tek hecelidir. Yapım ve çekim ekleri yoktur. Kelimeler cümledeki kullanım yerlerine göre anlam kazanırlar. Çince gibi.
  2. Eklemeli (bitişken): Kelimelerin kökleri değişmez. Kullanımda kelimeye getirilen ekler, kelimelerin anlamlarını ve görevlerini belirler. Türkçe, Macarca, Japonca gibi.
  3. Çekimli (bükümlü): Kelimeler kullanımda değişiklere uğrar. Baş­larına, ortalarına veya sonlarına yapılan ilavelerle yeni kelime­ler meydana getirilir. Bu ekler, kelime kökünde de değişiklik yaptığı için bu gibi dillere Bükümlü Diller denilmektedir: Arapça, İngilizce gibi.
  4. Ön-ek, iç-ek, son-ek kavramları vardır. Bazılarında ünsüzler değişmez, ünlüler değiştirilerek yeni kelimeler yapılır. Yani kökler ünsüzlerden ibarettir.  Farsça, Hintçe gibi.

Güzel dilimiz Türkçe, "eklemeli" diller grubundadır. "Eklemeli dillerde yeni kelimeler ve terimler türetmek oldukça kolaydır. Türkçe bu bakımdan yeni kelimeler türetmeye elverişli bir dildir ve zengin bir ek sistemi mevcuttur." TÜRKÇE KÖKLERDEN TÜRKÇE EKLERLE BİR ÇOK YENİ TÜREV YAPMAK KOLAYLIĞI VARDIR.

Örnek: Ev’ den EVCİ, EVCİL,EVCİLLEŞMEK,EVCİLLEŞTİRMEK, EVCİMEN, EVERMEK, EVLENMEK, EVLENDİRMEK, EVLİ, EVLİLİK…

Göz’ den GÖZCÜ, GÖZCÜLÜK, GÖZDE, GÖZE, GÖZETİM, GÖZETLEMEK, GÖZETMEK, GÖZLEM, GÖZLEMCİ, GÖZLEME, GÖZLEMEK, GÖZLEMLEMEK, GÖZLÜK, GÖZLÜKÇÜ, GÖZLÜKÇÜLÜK, GÖZLÜKLÜ, GÖZLÜKSÜZ, GÖZÜKMEK... gibi...

*rihi, Orhun Abideleri, Anlatım

-Her iki örnekte de görüldüğü gibi EV - GÖZ kökleri değişmemekte, aynı kalmakta; ekler ise alabildiğine değişmektedir. Şu halded, kelime türetme ve çekim, son eklerle yapılırken köklerde değişme olmaz. Eklerdeki zenginlik ve çeşitlilik dikkat çekicidir.

-Söz diziminde yardımcı unsurlar (tamlayanlar, belirtenler) önce, asıl unsurlar (tamlananlar, belirtilenler) sonra gelir: (insanlık hâli, sözün doğrusu. Mustafa, türkü söylerken kendinden geçiyordu.)gibi...

-Sıfatlar isimlerden önce kullanılır. (yeşil ördek, anlayışlı öğrenci, kahraman ordu.)gibi... 

-Sayı bildiren kelimelerden sonra çokluk eki kullanılmaz:, (beş kardeş, üç kafadar, bin konut.)

-Cümleler, cümleyi oluşturan unsurların ilgisi bakımından, gelişmekte olan düşüncelerin akla geliş sırasına göre değil, tamamlanmış bir düşüncenin düzenli bir hiyerarşisi şeklinde kurulur.

-Gramatik cinsiyet yoktur. Bu  sebeple cümlelerde cinsiyet farkından kaynaklanan değişiklik yapılmaz:

(Müdür – müdire, memur – memure, Halit – Halide; he – she) gibi.

-Soru eki vardır.

-Aynı şekilden kaynaklandığı saptanan ortak ekler vardır. Türkçe ile Moğolca arasında bu ortaklık daha belirgindir.

-Altay dilleri ses özeliklerine göre karşılaştırıldığı zaman birtakım ortaklıklar görülmektedir. Bunlardan en belirgin olanı, ünlü uyumudur. Kelime başında l, r  ve ñ ünsüzlerinin bulunmaması diğer bir ortaklıktır.

*

Türkçe,"Ural-Altay Dil Grubunda Altay dilleri arasında yer alan büyük bir dildir. Asya ve Avrupa'da çok geniş bir alana yayılmış olan bu dil, Türkmence, Tatarca, Başkurtça gibi bir takım kollara ayrılmıştır. Bu kollara dil bilimciler "lehçe" veya "diyalekt" adını vermektedirler. Bu kadar büyük bir dil olmasına rağmen, Türk lehçeleri arasında anlaşmayı engelleyecek kadar derin farklılıklar yoktur.

*
Konuşma dili

Konuşma dili, günlük hayatta diğer insanlarla iletişim kurmak için konuşurken kullandığımız dildir. Bu dil, doğal olduğu için konuşurken cümlemizin kurallı olup olmadığına, kelimelerin doğru sıralanıp sıralanmadığına, söyleyişin doğru olup olmadığına pek dikkat etmeyiz. Bu sebeple zaman içinde, bölgeden bölgeye değişen birtakım söyleyiş farklılıkları ve kelime farklılıkları ortaya çıkar. Bu farklılıkların tarihî süreç içinde, bölgelere göre geçirdiği maceradan o dilin lehçeleri ortaya çıkar.

Lehçe, bir dilin değişik bölgelerde, aynı dil grubuna dahil kişiler tarafından konuşulan değişik biçimidir. Lehçede kelime farklılıkları, ses ve yapı yönüyle ayrılıklar bulunur. Türkçe, diğer dillere göre oldukça geniş bir alanda çok hareketli bir macera geçirdiği için Türkçenin yirmi civarında lehçesi vardır. Türkçenin tarihî lehçeleri olan Yakutça ve Çuvaşça bugünkü lehçelerle -ayrı bir dil olduklarını düşündürecek kadar- çok büyük farklılıklar gösterirler. Türkmence, Özbekçe, Gagavuzca, Kazakça, vb. Türkçenin bugünkü lehçelerindendir.

Türk dili, lehçelerine göre;

a) Oğuz – Türkmen grubu (Güney – Batı Türkçesi),

b) Kıpçak grubu (Kuzey – Batı Türkçesi) ve

c) Karluk grubu (Kuzey – Doğu Türkçesi) olmak üzere üç ana grup oluşturur. Bu ana gruplara dahil lehçeler birbirlerinin yakın dalları oldukları için anlaşmada çok büyük farklılıklar görülmez. Aynı grupta yer alan Türkiye Türkçesi ile Azerbaycan Türkçesi buna örnek olarak gösterilebilir.

Ağız ise bir dil veya lehçenin yakın zamanda ayrılmış, bölgeden bölgeye veya şehirden şehire sadece söyleyiş farklılıkları gösteren küçük kollarıdır. Ağızlardaki ayrılıklar çoğu zaman söyleyişten öteye gitmez. Bölge ağzına özgü kelimelerin sayısı, dilin bütün söz varlığı düşünüldüğü zaman fazla bir yer tutmaz. Konuşmada görülen bu durum, zaten yazı diline de yansıtılmaz.

Konya şivesi, Erzurum lehçesi, Urfa şivesi gibi adlandırmalar yanlıştır. Doğrusu; Konya ağzı, Erzurum ağzı, Urfa  ağzı şeklindedir.

*


“Dünya dilleri arasında Türk dili kadar geniş bir alana yayılmış başka bir dil yoktur.”(w.Radolf)

“Fransızca, İtalyanca, İngilizce DİL DEĞİLDİR. Sadece bir lehçedir. Hint –Avrupa Dillerinin birer lehçesidirler.”

AVRUPALI DİL BİLGİNLERİ, TÜRKÇE BİLEN BİRİSİNİN AVRUPANIN ORTASINDAN ÇİN’E KADAR RAHATLIKLA KONUŞUP ANLAŞARAK SEYAHAT EDEBİLECEĞİNİ VURGULAMIŞLARDIR.

TÜRK DİLİNİN EN ESKİ YAZILI METNİ OLAN "ORHUN ABİDELERİ" NİN 1260 YILLIK MAZİSİ OLDUĞU BİLİNMEKTEDİR.

DÜNYA DİLLERİ ARASINDA BU KADAR ESKİ ANITLARA SAHİP OLAN DİL AZDIR. Örnek olarak RUS DİLİNİN EN ESKİ ESERİ, 12.YÜZYILDAN KALMA BİR DESTANDIR. MACARLARIN EN ESKİ ESERİ 13.YÜZYILDA YAZILMIŞTIR.

*

"Baş, göz, ağız, kulak, ayak, kol, burun, diş, karın,et, süt, ağaç, ot, gün, ak, kara, gök, sarı, at, sığır, inek, koyun, kuzu, kuş,kan, dağ,taş,toprak,su, göl,deniz, tuz, üç, beş, sekiz, dokuz, altmış, yetmiş gibi sözler, bütün Türk lehçelerinde aynıdır." Sadece söylenişinde lehçelerde çok az fark vardır.

ÖRNEK, biz GÖZ derken, köz, küz diyen lehçelerimiz de vardır.

*************
DİLİMİZ TÜRKÇE’ DE 8 SESLİ HARF VARDIR
A-E-I-İ-O-Ö-U-Ü


TÜRKÇE’MİZİN HECE YAPISINDA ÜNLÜLER ÖZEL BİR YER TUTAR. DİLİMİZDE BİR TEK ÜNLÜDEN OLUŞAN HECELER ÇOKTUR. ANCAK, ÇOKLUKLA BİR, İKİ VEYA ÜÇ ÜNSÜZ BİR ÜNLÜ İLE BİRLEŞEREK BİR HECE KURARLAR

O, SU, AŞ, YOL, ALT, YURT

BU ÖRNEKLERE GÖRE, TÜRKÇE’ DE HECENİN TEMELİNİ OLUŞTURAN ÜNLÜDEN ÖNCE BİR, SONRA DA EN ÇOK İKİ ÜNSÜZ BULUNUR.

DİLİMİZDE BİR VEYA İKİ ÜNSÜZ BİR ÜNLÜYLE BİRLEŞEREK BİR Hece KURARLAR.

ÜÇ ÜNSÜZLE BİR ÜNLÜNÜN BİRLEŞMESİNDEN OLUŞAN HECE SAYISI AZDIR. Dört, kurt, sırt, yurt gibi…

Yabancı dillerden aldığımız bazı sözcükleri, harfler arasına sesli harfler koyarak TÜRKÇELEŞTİRMİŞİZ.
İTALYANCA’dan gelen İSKELE (Scala) veya Fransızca’dan alınan İSTASYON(Station) bunlara örnektir.

DİL BİLİMCİLER, DİLLER ARASINDA ÜNLÜLER VE ÜNSÜZLER BAKIMINDAN BİR TAKIM MUKAYESELER YAPMIŞLAR, BUNUN SONUCUNDA İtalyanca, Macarca, Fince ve Türkçe dillerinin ALFABELERİNDE ÜNLÜ HARFLERİN çok olduğunu ortaya koymuşlardır.

*

İyi şiir yazmanın önemli şartlarından birisi, dil konusunda bilgi sahibi olmaktır.

Meselâ :  KÖK ve EK konuları şiirin KAFİYE konusunu işlerken gene karşımıza çıkacak bir konudur.


__________________