Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Prof.Dr.Nurullah Çetin Yazıları » DAVUTOĞLU’NUN YENİ BİR STRATEJİK ÇUKUR ÖNERİSİ

Yazar Mesaj   #2590  2017-10-20 01:50 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1917
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

AHMET DAVUTOĞLU’NUN YENİ BİR STRATEJİK ÇUKUR ÖNERİSİ
Nurullah Çetin

 

 

Ahmet Davutoğlu, 2 gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kerkük ve Barzani politikalarına tamamen zıt bir öneride bulunmuştur. Stratejik çukur uzmanı Ahmet Davutoğlu’nun mimarı olduğu çözüm süreci sırasında Güneydoğu Anadolu’da PKK’ya ileri demokrasi uygulanmıştı. PKK da bunu bir fırsat bilerek mahalle aralarına hendek kazmış, genel isyan başlatarak önce kanton, sonra da PKK devleti kurmayı planlamıştı. Allah’tan Türk Devleti erken uyandı, Türk polis ve askeri, yiğitçe dalarak birer stratejik çukur olan hendeklere PKK’yı gömdü.

Aynı Davutoğlu, 2014 yılında PKK'nın Suriye'deki kolu PYD ve silahlı kanadı YPG'ye yardım ve destek için Barzani’ye bağlı peşmergenin Türkiye’den Kobani'ye geçmesine izin vermişti. Hatta bu peşmergeye yiyecek içecek gibi yardımlar da yapılmıştı. Onlar da Suriye’deki Türkmen topraklarında Amerika ve İsrail karakolu olan PYD kantonları kurdular.

Davutoğlu adlı vatandaş, şimdi de Türkmen güçleri karşısında zor durumda kalan ve sıkışan İsrail amelesi Barzani’yi korumaya alan, Türkmen yurdu Kerkük’ü haksızca işgal eden Barzani’ye zaman kazandırma manevraları anlamına gelen yeni bir stratejik çukur kazmaya çalışmaktadır. Türk Devleti buna izin vermemelidir. Davutoğlu’nun yayınladığı 10 maddelik stratejik Kerkük çukuru, Türkmenlerin Kerkük’te mezarı anlamına gelecektir.

Davutoğlu: “Kerkük’te bütün kesimlerin hak ve hukukunu gözeten ve sahip olunan zenginliği hakça paylaşan bir çözüm bulunacak” derken, Saddam’ın devrilmesi aşamasında 2003'ten itibaren dışarıdan kamyonlarla Kerkük’e taşınan 700.000 Kürdü de Kerkük’ün tabii hak sahibi bir kesimi olarak görmektedir ve kendince bir oldubitti ile Barzani’nin yaptığı bu eşkiyalığı meşrulaştırmaktadır.

Tamamen Amerika ve İsrail’in Irak projelerinin bir kopyası olan Ahmet Davutoğlu’nun 10 maddeden oluşan 10 emrini önce tırnak içinde verelim, sonra bunlarla ilgili değerlendirmemizi yapalım:

1. “Irak savaşı sonrasında Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri olarak benimsediğimiz “Irak küçük bir Ortadoğu, Kerkük küçük bir Iraktır” ilkesi mucibince Kerkük’te bütün etnik ve mezhebi tarafların katılımı ile bir sonuç bulunması gerektiği ilkesi benimsenmeli ve tek taraflı eylemlerden ve emrivakilerden kaçınılmalıdır.”

Bu madde ile Kerkük’ün tamamen bir Türkmen kenti olduğu gerçeği reddediliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir konuşmasında bu gerçeği ifade etmiş ve 30 Eylül 2017 günü Erzurum'daki il danışma toplantısında Barzani ve Kürtler için “Kerkük'ün tarihinde siz yoksunuz" demiştir. Ahmet Davudoğlu ise Cumhurbaşkanına tamamen zıt bir görüşle bu ve diğer maddelerde Barzani ve adamlarını Kerkük’ün ortağı kabul etmektedir.
Yani Saddam’ın devrilmesi sıralarında Kerkük’e kamyonlarla dışarıdan taşınan 700.000 Kürt Kerkük’ün aslî unsuru ve hak sahibi kabul ediliyor. Böylece Davutoğlu, Barzani eşkiyalığını, işgal ve istilasını kendince el çabukluğu marifeti ile meşru görüyor.

2. “Bu çerçevede Kerkük’ün statüsü de dahil olmak üzere 25 Eylül referandumunun ortaya çıkardığı bütün sonuçlar müzakerelere fırsat tanımak üzere dondurulmalıdır.”

Bu madde de İsrail’in bir çavuşu olan Barzani’nin bir oldubittisi olan ve tamamen yok sayılması gereken referandum soytarılığının şimdilik değil ama fırsat düştüğünde ve zamanı geldiğinde yürürlüğe konmasını öneren yine Barzani yanlısı bir öneridir.

3. “Şehir etrafındaki bütün askerî hareketlilikler ve hangi yönden olursa olsun güç kaydırmaları durdurulmalıdır.”

Bu madde ile Türkiye’nin, İran ve Irak Merkezî Hükümetinin dışarıdan Kerkük Türkmenlerine yardıma gelmesi engelleniyor, peşmerge işgali normal ve meşru kabul ediliyor.

4. “Askerî yöntemlerle Kerkük’ün tek taraflı olarak IKBY’ye bağlanması ya da kendine has özellikleri yok sayılarak sıradan bir vilayet olarak merkezi hükümete bağlanması yönündeki talepler askıya alınmalıdır.”

Bu madde ile Kerkük’ün Merkezî Irak hükümetine bağlanmasını engelleyerek Barzani işgalinin devam etmesi ve Barzani Devletine devredilmesi isteniyor.

5. “Bugünkü siyasi gerçeklikler Kerkük’te kalıcı bir çözüm için bu şehre has özel bir düzenlemenin yapılmasını gerekli kılmaktadır. Bu özel düzenleme Kerkük’ün Irak’ın toprak bütünlüğü içinde ayrı bir statüye kavuşması ile sağlanabilir.”

Bu madde ile Barzani’nin işgal ettiği Kerkük’ün bu şekilde devam etmesi yani Barzani’nin elinden alınmaması isteniyor.

6. “Kerkük’te referandum öngören Irak Anayasası’nın 140. maddesinin uygulanması tek taraflı çözüm dayatması şeklinde değil, taraflar arasında uzlaşmaya varılan bir teklifin referanduma sunulması şeklinde uygulanmalıdır.”

Bu madde ile taraflar arası bir uzlaşma teklif ediliyor. Taraflar dediği Barzani’nin 700.000 adamının dışarıdan getirilip Kerkük’e yerleştirilmesi ile çoğunluk haline getirilen Kürtler, az sayıdaki bir kısım Araplar ve Barzani şeytanlığı ile azınlığa düşürülmüş Türkmenler oluyor. Davutoğlu, azlığa düşürülmüş Türkmenle çoklaştırılmış Kürtleri taraflar olarak görüyor. Yani yine Türkmenlerin aleyhine ve Barzani lehine bir öneri.

7. “Bu uzlaşının farklı çıkar alanlarının çatışmasını engellemek için yerelden başlaması ve şehrin ilgili bütün taraflarının temsil edildiği bir müzakere formatında yürütülmesi esas olmalıdır.”

Bu madde de yine yukarıdaki maddeler gibi işgalci Barzani’yi meşrulaştıran ve Kerkük’te bu işgalcileri kalıcı hale getiren bir öneridir.

8. “Esasen daha önceki müzakereler bağlamında müteveffa Irak Cumhurbaşkanı Sayın Talabani ile bizzat bulunduğum görüşmelerde etnik grupların eşit temsili ile (%33 Türkmen, %33 Kürt ve %33 Arap) oluşacak bir Meclis temelinde özel bir statüye geçme fikri kabul edilmişti. Bu veya benzeri formatlarla alanda yaşanabilecek etnik çatışmaları durdurabilecek yerel bir platform oluşturulmalıdır.”

Bu maddede de açıkça görüleceği gibi bir tamamen bir Türkmen şehri olan Kerkük’te Türkmenler stratejik çukur kazma uzmanı Davutoğlu tezgahıyla üçte bire düşürülmektedir. Bu da Türkmenleri kendi öz yurdunda azınlığa düşürmek ve zamanla yok olmalarına zemin hazırlamaktır.

9. “BM denetiminde yürütülecek bu müzakerelere Irak Merkezi Hükümeti ve IKBY asli olarak, katkıda bulunabilecek komşu ülkeler ise gözlemci olarak katılabilmelidir.”

Bu maddede Kerkük konusunda karar mercii olarak BM, Irak ve Barzani görülmekte, Türkmenler ise tamamen yok sayılmaktadır. Bununla Kerkük Türkmenlerinin kaderi bu 3 unsurun insafına teslim edilmektedir. Bunların da Türkleri koruma ve kollama konusundaki insafının ne olduğunu dünya âlem biliyor. Davutoğlu bu öneri ile bilerek ve isteyerek Türkmenlerin tasfiye edilmesine zemin hazırlamaktadır.

10. “Bu müzakereler sürerken tansiyon düşürülmeli, güç kullanımından ya da güç projeksiyonundan kaçınılmalı ve rasyonel müzakere ortamının oluşmasına izin verilmelidir.”

Bu madde ile sıkıştırılan ve Türkmen yurtlarından sürülme aşamasına gelen peşmerge sürüsü korunup kollanmak istenmektedir.

Ey Türk! İyi düşün, aklını kullan, iyi muhakeme et. Gerisi kolay. 
(17.10.2017)


__________________