Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Prof.Dr.Nurullah Çetin Yazıları » KATİLİNE ÇAY SERVİS ETME MANKURTLUĞU

Yazar Mesaj   #2589  2017-10-20 01:22 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1917
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

KATİLİNE ÇAY SERVİS ETME MANKURTLUĞU
Nurullah Çetin

 

Yukarıdaki resim, Afganistan’da çekilmiş. Amerikalı bir asker, ta Amerika’dan gelip yere yatarak nişan almış, yurdunu, maddi ve manevi bütün kutsallarını savunan Afgan Müslümanlarını vuruyor. Yanına çömelmiş hırpani kılıklı kişi de ona yeşil çay servisi yapan bir cahil Afgan vatandaşı. Yani bu mankurt Afganlıya celladının bıçağını yalayan bir zavallı da diyebilirsiniz.

Amerikalıların "biz Taliban'la savaşıyoruz, onları öldürüyoruz" lafı, dünya kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir. Taliban elbette teröristtir ama Taliban'ı üreten, çıkaran da Amerika'dır. Önce Taliban'ı üretti, silahlandırdı, destekledi, sonra kendi ürünü olan Taliban'ı yok etmek bahanesiyle Afganistan'a çullandı. Hep aynı taktiği uyguluyor. IŞİD'i üreten de Amerika ve İsrail'dir. IŞİD'i Irak ve Suriye'yi parçalamak, dağıtmak, Barzani ve Suriye PKK'sına alan açmak için kullandılar, sonra da "biz IŞİD'e karşı savaşıyoruz" diyorlar. Bu şeytanlıktır. Bizim üzerinde durduğumuz mesele bu değil, başka bir şey.

Bu ibretlik resmi tahlil edelim ve bugünkü İslam dünyasının geneline uyarlayalım. Burada 2 tip var. İki farklı toplumsal grubu temsil eden 2 tip. Birisi Amerika, Avrupa, Rusya, Çin, İsrail, İran gibi emperyalist devletleri temsil eden Amerikalı asker, diğeri de cahil, perişan, aklını kullanmayan, zavallı Müslüman milletleri temsil eden garson Afgan. Aslında bizim hâl-i pür melâlimizi bundan daha iyi anlatan gerçekçi bir resim zor bulunur.

Amerika tüccarıyla, maden kazıcısıyla, diplomatıyla, papazıyla, eğitimcisiyle, askeriyle her kesimden çetesiyle Afganistan’a girmiş, oranın yer altı ve yerüstü zenginliklerini, madenlerini yağmalayan bir hırsız çetesi olarak iş görüyor. Askerleri de bu maden soyguncularının bekçiliğini yapıyor. Amerikalı asker, “Madenlerimize ve diğer zenginliklerimize sahip çıkıyoruz, o yüzden ülkemizden defolun” diyen milliyetçi Afganlılara nişan almış öldürüyor.

Bu emperyalizm, soygun, talan, hırsızlık tezgâhının ne olduğunu bilmeyen, akletmeyen, düşünmeyen zavallı, cahil Afganlı da yaratılışından getirdiği saf ve iyi niyetinin gereği olarak kardeşlerini, vatandaşlarını, dindaşlarını öldüren katil düşmanına yeşil çay servisi yapıyor. Cehenneme giden yolun iyi niyet taşlarıyla döşendiğini bilmiyor.

Müslüman ama “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları kendinize veli, efendi ve dost edinmeyiniz. Çünkü onlar sadece birbirlerinin dostudurlar. İçinizden kim onları vekil edinirse onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna doğru yolu göstermez.” (Maide, 51) ayetinin ne demek olduğunu da bilmiyor.

Tamamen traji-komik bir durum. Neresinden baksanız rezalet.
Bugün sadece Afganistan değil; İslam ülkelerinin birçoğu, vatanına davet ettikleri hırsız düşmanlarına, kendi milletini katleden eşkıya Amerikan çetelerine çay servis eden mankurtlar, cahiller ve bilerek işbirliği yapan hainlerle dolu.

Suudi Arabistan’ı, diğer körfez Arap ülkeleri, Mısır’ı ve daha birçok İslam ülkesi yukarıdaki resmin daha modern görünümlüsüdür. Mesela şimdiki Suudi Arabistan kralı ve Mısır Firavununun yukarıdaki resimde Amerikan askerine çay servis eden Afganlıdan farkı yoktur. Aynı işlevi görüyorlar.

Hem bizim ülkemizde hem de diğer İslam ülkelerindeki Haçlı birliği olan Amerikan üsleri, zenginliklerimizi soymaya gelen Amerikan şirketleri, dinimizi yok etmeye gelen Amerikan misyonerleri, millî kültürümüzü imha etmeye gelen Amerikan kültür, sanat, edebiyat, felsefe, basın yayın çeteleri, siyasetimizi iğdiş etmeye gelen siyasi, diplomatik misyon şefleri hepsi yukarıdaki resimde görülen Amerikan askerinin kurumsal şeklidir.

Bütün bunlara yol veren, izin veren, lojistik destek sağlayan, tanıtım ve reklamını yapan, arazi tahsis eden yetkili ve yöneticiler, karar verici siyasiler de çay servisi yapan mankurt Afgan köylüsünün kıravatlı olanıdır.

Amerika olmadan yaşayamayız diyen beyinsiz, milliyetsiz ve dinsiz güruh, tanrılaştırdıkları Amerika’yı harim-i ismetimiz olan kutsal vatanlarımıza davet edip getiriyorlar, siyasetten ekonomiye, basın yayından savunma ve güvenlik alanlarına kadar her yere yerleştirip efendi ediniyorlar. Amerikalılar da bu gönüllü köleliğe, karşılıksız hizmetçiliğe, peşkirciliğe ve peşkeşe teşekkür kabilinden PKK’ya verdikleri silahlarla bizi öldürüyorlar.

Afganistan’da Amerikan askeri, bizzat kendisi, kendisine çay servis eden adamın kardeşini öldürüyor. Bizim ülkemizde ise kendi askerleri değil, asker edindiği, Amerika’nın kara ordusu gibi işlev gören PKK’ya verdiği silahlarla bizi öldürtüyorlar. Arada sadece şekil farkı var. Mahiyet aynı.

Yukarıdaki zavallı Afgan vatandaşı, evine yabancı bir erkeği davet edip yatak odasına sokan, karısıyla ilişkiye girmesine göz yuman ve kapıda bekleyip havlu tutan adamdır.

Şerefimizi, namusumuzu, haysiyetimizi, şahsiyetimizi, dinimizi ve milliyetimizi korumak ve insan gibi yaşamak istiyorsak, harim-i ismetimiz olan vatanımızda bize zarar veren, bizi yok etmek için sinsi sinsi çalışan, bazen FETÖ gibi örgütleri kullanarak devletimizi yıkmaya çalışan, PKK’yı koruyup kollayan ve Suriye PKK’sı PYD üzerinden silahlandıran Amerika gibi devlet görünümlü bütün Haçlı Siyonist eşkıya çetelerini sürüp çıkaralım.

Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’dan 9 Eylül 1922 tarihine kadar yaptığı iş, bu eşkıya çetelerini sürüp çıkarma mücadelesi ve cihadı idi.

Yazımızı şöyle bitirelim. Ağaya sormuşlar: "Senin ağalığın ve bize eziyetin ne zamana kadar devam edecek?" Cevap vermiş: "Sizin eşekliğiniz bitene kadar." 
Müslümanlar Amerika ağasına eşeklik yapmaya devam ettiği sürece eziyet devam edecektir. 
(17.10.2017)


__________________