Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Taner ÜNAL (Araştırma-İnceleme-Makale) » SADUN KÖPRÜLÜ'YÜ ANLATIYORUZ

Yazar Mesaj   #2586  2017-10-03 22:57 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1917
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

IRAK TÜRK'Ü KARDEŞLERİMİZLE 44 YILDIR DEVAM EDEN HATIRALARIMIZI VE ONLARIN ŞAHSINDA BİR VATAN SEVDALISI " SADUN KÖPRÜLÜ'YÜ ANLATIYORUZ

GÜNÜM SİYAH GECEDEN, BAHTIM DAHA KATIDIR
DÜŞMAN ÖYLE SANMAZDIM, KÖTÜLERDEN KÖTÜDÜR
YAŞADIĞIM İŞKENCE, ACI HAYAT TADIDIR
YAKILDIM SÜRÜKLENDİM, ÖLÜRÜM ÇOK YORULDUM

Sevgili Okurlar,

Kerkük içimizde kanayan derin bir yaradır.Öyle bir yaradır ki gözümüzden sessizce süzülen göz yaşları gibi ığıl ığıl akmaktadır..
Irak Türkleri bu gün yaşam mücadelesi mücadele verdikleri topraklarda yüzyıllardır yaşıyor. Kültürü ile medeniyetiyle kalesiyle yaşıyor. Irakta Türk varlığı 99 yıldır tahrip ediliyor. Kerkük'ün kalesini Saddam yıktı. Yer adları değiştirildi

Kerkük'ün adını bile "Temim" olarak değiştirdi. Meşhur Uzunköprü'nün ismini de değiştirdiler. Yani sistemli bir şekilde Türkler katledilmekle kalmamış, yer adlarının ve Türk kültür varlıklarının ortadan kaldırılması ile bir kültürel soykırım olmuştur.

Sadece katliam veya soykırım değil aynı zamanda kültürel bir soykırım vardır. Irak'ta yer adlarıyla tarihi eserleriyle bir soykırım vardır. Türkmen gerçeğinin mührü coğrafyadan vatanlaştırılmış coğrafyadan silinmeye çalışılmaktadır.

Sevgili Okurlar,
Daha dün diyebileceğimiz 14 yıl öncesinde dünyanın gözü önünde ABD askerlerinin himayesinde, Kürt Peşmergeler tarafından Tapu kayıtları ve Türklere ait bir çok bilgi ve belge ortadan kaldırılmıştır. Türkiye bu vahim duruma sahip çıkmamıştır. Tapu kayıtları konusunu bile 14 senedir her mercide dile getiriyoruz çığlığımızı kimse duymak bile istemiyor. Rabia adlı Arap kızı için göz yaşı dökenler Türk kardeşlerimiz için neden sessizdir? Ne yazık ki Arap Milliyetçiliği Türkiye de Arap ülkelerinde olmadığı ölçüde etkilidir. Türkler Arap olmadıkları için ümmetten sayılmıyorlar mı?

Siyasi Kürtçü milletvekilleri ve sözde özgürlükçü bölücüler ise Barzani alçağını ve referandumu destekliyor. 
Kürtler haklarına kavuşmuşmuş!!

Irakta yaşayan 4,5 Milyon Türk'ün mallarını, mülklerini, şehirlerini kültür varlıklarını tapu kayıtlarını ve yaşam haklarını gasp etmenin adı özgürlük mü oluyor?

Sevgili Okurlar,

Irak Türklüğü davasıyla tanışalı 44 yıl geçti. Ben Çukurova Üniversitesi Adana Mühendislik Bilimleri Fakültesinden mezunum. Biz üniversiteye başladığımızda Mühendislik Okuluna her yıl 25 yabancı uyruklu öğrenci alınıyordu.

Okula son 3-4 yılda kayıt olabilen öğrencilerin içerisinde 3 Kerküklü arkadaşımız vardı. Diğerleri muhtelif Arap ülkelerinden gelen Türk düşmanı Arap talebelerdi. İrandan gelenlerin içerisinde de İran Türk'ü bir ağabeyimiz hariç diğerleri İran Şahına bağlı ajanlar olarak faaliyet halindeydi.

Bu gelen öğrenciler okulda Kürtçü ve Arapçı faaliyetleri destekliyor, gerek Adana'dan okula girmiş gerekse çevre illerden gelen gençlerden Güneydoğulu gençlere Kürtlük ve Araplık şuuru aşılıyorlar, tuzaklarına düşürdüklerine gerekirse ekonomik katkı sağlıyorlar okulda kavga ortamı oluşması ve bölücü hakimiyet sağlanması için yoğun bir çaba gösteriyorlardı.

1994 yılında bu sözde yabancı öğrenci kılığındaki ajanların yürüttükleri faaliyetler sonucunda yılında okulda bölücüler ile Milliyetçilere saldırdı. Bizim de içerisinde bulunduğumuz Türkçü gurup bunları püskürttük. ve Okul Dernek başkanlığını ekip olarak kazandık.

Okul idaresi ile yaptığımız görüşmeler sonucunda yabancı öğrenci kontenjanı olarak bundan böyle Irak Türklerinin çağrılması yönünde mutabakat sağlandı. Böylece Adana Mühendislik Okuluna 1974-78 yılları arasında 100 civarında Kerkük'lü talebe alındı.

Değerli Arkadaşlarım,
Kerkük'lü kardeşlerimizi o yıllarda çok daha iyi tanıma fırsatım oldu. Temiz, düzenli, şahsiyetli insanlar olmalarının yanında Türkiye genelinde etkisizleştirilmiş "Türklük şuuru" bu kardeşlerimizde en ileri derecedeydi. Atsız Hoca'da gördüğümüz heyecanı yaymak için çırpınan bir genç olarak, Kerküklü kardeşlerimizle aramızda yoğun bir sevgi ve saygı köprüsü oluşmuştu.

Bu kardeşlerimizin her sorunu ile ilgilenmeyi kendime bir görev kabul ettim. Onlara bir zarar gelmemesi için gerektiği yerde kavga bile ediyordum. Hatta onların başarılı olması için okul yönetiminden boş bir sınıf tedarik etmiş onlara bir yıl boyunca Yüksek Matematikve Fizik kursları veriyor okuldan atılmamaları için tüm konuları ile ilgileniyordum.

Onlarla birlikte geçen 4 yıl benim hayatımın acısıyla tatlısıyla en değer verdiğim hatıralarından bir bölümünü teşkil etti. 
Irak Türk'ü kardeşlerimden yıllarca Irakta yaşayan Türk kardeşlerimizin tüm meselelerini dinledim. Onları tüm yönleriyle çok yakından tanıma fırsatım oldu. Kerküklü kardeşlerimle aynı evleri paylaştım. 77 yılından itibaren Türkiye genelinde olaylar başladı.

1974-78 yılları arasında aynı zamanda Ülkü Ocakları yönetiminde bulunmam sebebiyle adeta bir savaş ortamının içerisinde kaldık. Onların başlayan olaylardan zarar görmemesi için elimden gelen gayreti gösterdim. Onlarda hiç ummadığım yerlerde maruz kaldığım kumpaslara karşı "Taner Ünal burada yalnız değildir. Kerküklü'dür. Yüz tane hemşerisi vardır." diyerek bize arka çıktılar.

Her birini ayrı ayrı sevdiğim ve taktir ettiğim bu kardeşlerim açık yürekli en azından bizim kadar vatansever milliyetçi insanlardı.

Mütevazilerdi ancak yürekleriyle konuşurlardı. Ben o ateşten günlerde yaralandım, bir kaç defa sorgudan geçtim sorgu esnasında komple felç geçirdim. Uzun süre Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde tedavi oldum ve 1980 senesinde mezun olabildim. Kerküklü kardeşlerimizi tüm olaylardan uzak tutsakta genelde büyük bir kısmını 1979 yılında Irak'a yolladık. Bu kardeşlerimiz trene binmeden göz yaşları içerisinde son bir defa toprağı öpüyorlardı. Meğerse biz bu kardeşlerimizi bir daha geri dönmemek üzere yolluyormuşuz.

Değerli Arkadaşlarım,
Halen hasretle andığım bu vatan sevdalısı kardeşlerim Irak'a varır varmaz Saddam tarafından sorgusuz sualsiz asıldı veya kurşuna dizildi. İdam edilmeyenler hücrelere kapatıldı orada vefat ettiler. Bazı kardeşlerimizin ise akıbetinin ne olduğunu halen öğrenemedik. 
Tesadüfen Irak'a gitmeyenler idamdan veya Cezaevine girmekten kurtuldu. Bu kardeşlerimizin çoğu Türkiye de kaldılar ancak Muhtelif ülkelere gidenlerde oldu. Kendileriyle görüşemesek bile diğer arkadaşlarımızdan onların durumunun ne olduğu hakkında sürekli bilgi aldık.

Bu arada Irakta tanıştığımız veya Türkiye'ye geldiğinde tanıdığımız kardeşlerimiz Irak'ta yoğun bir zulüm ve vahşet altında yaşadılar. Saddam'ın işkencelerinden geçtiler. Irak içerisinde sürüldüler. veya Türkiye'ye veya muhtelif ülkelere göç ederek darmadağın oldular. Acılar üstüne acılar yaşandı. Aileler bölündü parçalandı. Ölenler öldü kalanlar acı ve hasret içinde yaşamaya mahkum oldu. Mesela 100 akraba haneden 2 hane ya kaldı ya kalmadı. Türkiye benim bildiğim son 43 senedir bu Türklük aşkıyla yanan insanlara hiçbir konuda yardımcı olmadı.

Değerli Arkadaşlarım,,

Bu gün Kerküklü kardeşlerime ithafen Irakta Türklerin yaşadığı mezalimin müşahhas bir örneğinden bahsetmek istiyorum. 
Bahsedeceğim şahsiyet Sevgili dostum kıymetli arkadaşım Sadun Köprülü...

Sadun Köprülü 1 Temmuz 1957 tarihinde Kerkük’e bağlı, Küçük Zap Suyu incisi Altınköprü kasabasının Ortayaka semtinde doğdu. Babası ve annesi kasabanın tanınmış öz be öz Türkmen ailelerindendir.

Sadun Köprülü İlkokulu 1970 yılınhda Kerkük’te tamamladı. Babasının işi nedeniyle orta okul eğitimini 1973 yılında Bağdat’ta tamamladı. Liseyi ise 1976’da Kerkük’te İslami Şeriati lisesinde okudu. Ardından ise Bağdat Üniversitesi Hukuk Fakültesine alındı ve 1980 yılında oradan diplomasını aldı.
Öğrenciliği sırasında Türkçülük suçlamasıyla bir kaç defa tutuklanan Sadun Köprülü, daha 10 yaşındayken cezaevinde 8 ay tutuklu kalmıştı. Bu olayı esarette yaşamanın acı bir örneği olması sebebiyle anlatmakta yarar görüyoruz.

Sevgili Okurlar,
1967 yılında o dönemin Türkiye Başbakanı olarak Irak’a gelen Sayın Süleyman Demirel, Kerkük’ü de ziyaret eder. Sadun Köprülü bir gurup öğrenci arkadaşıyla birlikte Başbakan Demirel'i “Ağam Süleyman, Paşam Süleyman” türküsüyle karşılar.Onun bu davranışı "nizamı ihlal" olarak görülür ve henüz 10 yaşındaki Sadun Köprülü 8 ay tutuklu kalır.
Sadun Köprülü'nün çocuk yaşta yaşadığı bu olay onun korkmasına değil daha da bilenmesine yol açar.

Altı yıl sonra yani 1973 yılında o dönemin Cumhurbaşkanı olarak Kerkük’ü ziyaret eden Fahri Korutürk'ü Sadun Köprülü ve dava arkadaşları Kerkük’teki Türk Kültür Merkezi önünde Türk İstiklal Marşını okuyarak ve "Yaşasın Türkiye" haykırışlarıyla karşılar. 16 yaşındaki Sadun Köprülü ve arkadaşları bu davranışları sebebiyle tutuklanarak cezaevine girer ve 6 ay boyunca işkenceler görürler..

Sevgili Okurlar,
Sadun Köprülü'nün yüreğinde Türklük ateşi yanmaktadır. Irak yönetimlerinin uyguladıkları insan hak ve hürriyetine aykırı baskılarına karşı öfke duymaktadır.

Sadun Türklük yolunda mücadele etmeyi yaşama biçimi olarak seçer Türkmeneli’nde düzenlenen Türkmen tören ve şiir festival ve gecelerine genç bir konuşmacı olarak katılır. Kerkük, Bağdat, Musul ve Erbil’deki Türkmen Kardeşlik Kulübü etkinliklerinin içerisindedir..

Türkmen dramını Anavatandaki soydaşlarına anlatmak amacıyla, Türkiye’nin birçok yerinde konferans ve seminerlerde hazır bulunduğu gibi, lise ve yüksek tahsilini gördüğü yıllarda Türkmeneli’nin tüm yörelerini dolaşarak Türkçülük, Turancılık davasını yaymaktaydı.

Sadun Köprülü 29 Ocak 1980 tarihinda Türkçülük suçu ve Türkiye'de ki Milliyetçi Haraket Partisi ile ilişkiler kurmakla suçlanarak tutuklandı. 9 Haziran 1980’de Irak Devrim mahkemesi Başkanı Muhammed Al Shamma, 158, 164, 208. ceza maddelerine dayanarak Köprülü'ye ertelenmiş idam kararı verdi. 23 Haziran 1980’de ise, verilen karar hafiflenerek müebbetle değişti. Aynı gün, aynı mahkeme tarafından 6 yıl hapis cezası alan kardeşi Ümit Köprülü ile birlikte Abu Garip Cezaevi, Özel Hükümlüler bölümüne gönderildi. 
Sadun Köprülü 17 yıl işkence altında kalacak yine de "Ben Türk değilim"demeyecektir.

Sadun Köprülü hücrede geçen 17 yılını şöyle anlatıyor: 
"İlk bir buçuk sene öyle vahşi işkencelere tabi tutuldum ki, inanın anlatmaya kelimeler yetmez. Zalim Saddam rejimi beni haksız yere hapsettiği ve işkence ettiği yetmiyormuş gibi. Ayrıca tırnaklarımı dahi söktüler"

Sadun Köprülü 1979 yılında başlayan hapis hayatından, BM ve İnsan Hakları kuruluşlarının çabaları sonrası ancak 1996 yılında özgürlüğüne kavuşa bilir. Ancak Sadun çıkar çıkmaz yine Türkçü faaliyetlere başlar bunun üzerine Saddam rejimi Sadun Köprülü'yü öldürmek için çeşitli suikast girişimlerinde bulunur. Sadun Köprülü'nün yaşadığı hadiseler BM gözlemcilerinin dikkatini çeker onu ABD’ye gönderirler.

Sevgili Okurlar,
Sadun Köprülü ABD'de kaldığı altı yıl boyunca ABD'de Hukukçu kimliğiyle yeni bir hayat kurmak için çeşitli üniversitelerde eğitim alır. Çeşitli kurslara katılarak sertifikalar kazanır. Ancak Sadun bir dava adamıdır. O kendine bir gelecek peşinde değil uğruna ölmeyi hedeflediği Türklük davasında bir nefer olmak sevdasındadır. Bu sevda Türkiye sevgisi ile birleşir Sadun 2003 yılında Türkiye’ye döner.
Sadun Köprülü ile Türkiye'ye geldikten sonra tanıştık. Türklük davasının sesi konumundaki Türkeli dergisini ziyaret etmek ister.

Sadun ile ilk tanışmamız 2004 yılında oldu. O gelmeden önce de yaşadıklarını bildiğim için kendisini muhabbetle kucakladım. Çok sayıda müşterek arkadaşımız çıktı. Akıbetini takip edemediğim pek çok kardeşimizin ceza evlerinde veya Saddam'ın zulmüyle ebediyete göçtüğünü üzülerek öğrendim. 
Sadun Köprülü ile önce bir röportaj yayınladık. (Sayfamızda Sadun Köprülü ile görülen resimlerimiz işte bu 2004 yılında Türkeli dergisi olarak yaptığımız sohbetler ile ilgilidir.)

Daha sonra Sadun Köprülü'nün Irak'ta Türkmenlere uygulanan vahşet ile ilgili getirdiği resimlerle birlikte onun hazırladığı çalışmaları Türkeli dergisinin muhtelif sayılarında yayınladık. 
2005 yılında vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi derneğini kurduk ve ülke genelinde yoğun bir faaliyete giriştik

Sadun Köprülü ise Irak Türkmen Cephesinde, temsilci Sn Ahmet Muratlı ile birlikte çalışmaya devam etti. Enfermasyon ve halkla ilişkiler sorumlusu olarak görev yaptı. Irak Türklüğü davasında görev aşkıyla yanıp tutuşan Sadun "Türkmeneli Kültür Sanat ve Stratejik Araştırmalar Derneği" Genel Başkanı ve Türkmen Şanı Bağımsız Medya ve Araştırma Merkezi Türkiye Temsilcisi oldu.

Sevgili Okurlar,
Sadun Köprülü Türkiye’nin bir çok kentinde düzenlenen etkinliklere katıldı. Türkmen davasının gür sesi oldu. Türkmeneli’nin Türkiye’deki dili olmak istercesine çırpınıyordu. Anavatandaki kardeşlerine Türkmenelini ve Türkmenlere yapılan haksızlığı genç yaşta yaşamını yitirinceye dek anlattı.

Sadun için Türkmen davası ailesinden, çocuklarından ve kendi sağlığından bile hep ön plandaydı. Yiğitti, gözü korkmazdı, kahramandı, yılmazdı, yenilmezdi, milletinin haklarını kazanmak için gecesini gündüzüne katmıştı.

Konferansla geçen bir gün ve yoğun bir yemekli toplantıyla geçen gecenin ardından sahura kadar bir sonraki gün yapacağı basın açıklamasını hazırlayan Sadun Köprülü 21 Temmuz 2014 sabaha karşı yatağına uzanır ancak bir daha uyanamaz. Yılların yorgunluğunu taşıyan kalbi bu kadar yoğun tempoda çalışmaya dayananamıştır. Hastanede yapılan müdahalelere rağmen hayata döndürülemez saat on gibi onu sevenlere vefat haberi ulaştırılır.

Değerli Arkadaşlarım,
57 gibi oldukça genç yaşta kaybettiğimiz Sadun Köprülü, aynı zamanda tanınmış bir şairdi zamanda. Sadun Köprülü’nün ilk şiir kitabı (Altın Köprü) 1973 yılında Kerkük’te basılmıştır. ikinci kitabı ise, (Her bahçeden bir gül ) adındaydı, 1975 yılında yine Kerkük’te yayınlanmıştı. ( Yıllanmış Çileler) ise Sadun Köprülü’nün 2004 yılında Erbil’de yayınlanan diğer kitabıdır. 
Sadun Köprülü aynı zamanda yüreğiyle konuşan bir kardeşimizdi

Bakınız Sadun Köprülü Türk'ün davasını nasıl anlatıyor:

“ Bizim damarlarımızda asıl coşan Türklük şanıdır. Türkiye olmasa idi inanın Türklük yine ayakta durmayacaktı. 
Türklerin var oluşu Türkiye Cumhuriyeti'nin var oluşu ile ilgilidir. Bugüne kadar insanlar Türkiye aşkı ile yaşadılar. Türkiye Irak’a sınır ötesi bir harekât yaptığı zaman Kıbrıs’ta olduğu gibi Türk askerini beklerler, bizi kurtarırlar diye. Türkiye bizim başımızın tacıdır. Bizde Türk olduğumuz için yastığa başımızı koymadan önce dua ederiz; Allah’ım Ne Mutlu Türk’üm Diyene diye. Türkiye ne kadar ayakta durursa biz o kadar yaşayacağız. Bizim için Türkiye kanımızdan canımızdan, çocuklarımızdan daha fazla azizdir. Bizim için Türkiye’siz ne Kerkük olur ne de Türk Dünyası olur. Türk dünyası olarak birbirimize sıkı sıkıya sarılalım. Birbirimizle kucaklaşalım. Hangi seçilen gelirse gelsin milleti için çalışsın, milletini sevsin, kucaklasın. Kimse bizim içimizden Türkiye aşkını atamaz ”

Bu günkü paylaşımımıza son vermeden önce çok kıymetli kardeşimiz Sadun Köprülü'yü iki şiiriyle hatırlayalım.istiyoruz...

TÜRK ÇOCUĞU DİYOR

Bu bayram, kutlu bize
Türkler, umutlu bize.
Her yerde, söylüyoruz
Türk'üz, ne mutlu bize.

Türklük aşkı, candadır 
Toprak, bayrak şandadır 
Benim, yiğit, milletim 
Gönlümdedir, kandadır

Tarihte, büyük, yaşım 
Savaşta, yüksek, başım 
bütün, dünya Türkleri 
Benim, dava, soydaşım

Kerkük benim, Vatanım 
toprak, bayrak şan benim, 
Türkiye’ye, can kurban 
Türk, dünyasıdır canım

Türk’ten, nasıl, doyarım 
Toprağa, can, koyarım 
Türkleri, sevmeyenin 
Gözlerini, oyarım

Türk milleti, bir tektir 
yiğitlikle, örnektir 
Türklüğün, şen güneşi 
Parlar, sönmeyecektir

SADUN KÖPRÜLÜ..

HAPİSHANE DERTLERİ

Gökyüzünde özgürce, uçan bir kuş gibiydim.
Kıyıcılarca bir gün, düştüm yere vuruldum
Gönüllerde yaşayan, bitmeyen düş gibiydim
Tutsak oldum ellerde, yalnız gibi göründüm

Bir köşede oturdum, işkenceyle emirle
Yediğim içtiğim yok, içimde kan zehirle
Türk duyguyla hapiste, hiçe döndüm demirle
Her yerim yaralandı, kuru yerde kırıldım

Coştu, doldu kanımı, bulakla Pınar diye
Bu kadar işkenceyle, düştüm de rüzgâr diye
Tokatla sopalarla, vuruldum duvar diye
Güçsüz bir tekmeyle ben, yerden yere devrildim

Günüm siyah geceden, bahtım daha katıdır
Düşman öyle sanmazdım, kötülerden kötüdür
Yaşadığım işkence, acı hayat tadıdır
Yakıldım sürüklendim, ölürüm çok yoruldum

İdam bana verildi, ölümü soramadım
Her yerimden kan aktı, yaramı saramadım
Anne, babam karşında, sevinip duramadım
(Köprülü) kara günde, kardeş yurttan ayrıldım.

SADUN KÖPRÜLÜ..

Değerli Kardeşlerim yarın görüşmek üzere en içten sevgiler saygılar

3 Ekim 2017 Saat 22.40

 

Taner ÜNAL

 
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar, masa ve iç mekan
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta
 

__________________