Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Öldürülen Şairler » Seyfettin Biravcı (Şemsettin KÜZECİ yazısı)

Yazar Mesaj   #2575  2017-08-19 08:41 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1917
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

Seyfettin Biravcı
 
Kerkük,1948

 

Yazan Şemsett,n KÜZECİ

 

 

“Yasaları silerim sevgi yoksa faslında
İlk maddenin sevgiyle kurarım temelini
Aşk için yaratılmış insanoğlu aslında
Katlanmayı bilmeyen kaybeder emelini”


Bayat aşiretine mensup olan şair, yazar ve eğitimci Seyfettin Biravcı,1948 yılında Kerkük’te doğdu. Öğrenimini bitirdikten sonra öğretmenliğe başladı.ve şimdiye dek öğretmenlik mesleğini Kerkük’te sürdürmektedir. 

1960 yıllarında edebiyata başlayan Seyfettin Biravcı, önce teke edebiyatına ve hoyratla ilgilenerek  daha sonra şiir yazmaya başlamıştır. Yazmaktan fazla okumaya özen gösterip,az ve öz olarak öykü,araştırma,şiir ve düz yazılar yazmakta başarılı olmuştur.

Şiirlerini hece ve serbest ölçüsünde yazan şairimiz Biravcı,Türkmen şairlerimiz gibi sevgiye geniş yer vermiştir.Türkçe’yi düzgün bir şekilde kullanarak yeteneğini yazı ve şiirlerinde yansıtmıştır.
Irak edebiyatçılar Birliği üyesi, 1994 ‘te Filiz adında bir şiir kitabı yayınlandı.

“Edebiyata yeni başladığımda, özellikle de yazı konusunda birkaç defa yazdıklarımı ona gösterip gözden geçirmesini istedim.bir iki defa yazılarımı gözden geçirdi.Daha sonra bana dedi ki,bak bundan sonra yazılarını yazarken bazı kurallara dikkat et ve kendine güven yoksa bu işi yarı yolda bırakabilirsin dedi.”Ş.K.

KERKÜK TABLOLARI

Kerkük’ümün al kanı şehit kanın andırır
Cennet meleklerini büyüsüyle kandırır
Yüreğinden fışkıran o kara altın seli
Batıda kulelerin lambasını yandırır

 

Kerkük, Baba Gürgür’le yanağını allıyor
Batış ışınlarını omzuna salıyor
Alkımlarla kuşanmış yosma bir gelin gibi
Çiçeklerin ruhuyla dudağını ballıyor

 

Yıpranmış koca kale gözümüzde fer gibi
Uzaklardan görünen meydanlarda er gibi


Tarihi ,motif ,müzeler defineler kaynağı
Gizli ezan çekiyor tapınakta şer gibi


Kalıtlar sembolüdür yitik kalan Taşköprü
Lover sözcüklerinde yoktur sana eş köprü


Hasanın sert taşları yıllaradır susuz bitkin
Dua okur yalvarır ne olur bir az coş köprü

 

Tarihlere destansın Fuzuli yazmış seni
İlahi bir tablosun doğalar çizmiş seni
Çemberleşen bulutlar yaldızlı bir çerçeve
Tanrılar heykel taraş içimde kazmış seni

AŞK

Aşk esrar satmak değil,insan sevmektir insan
O günah sözcüğünü örs üstünde ezmeli
Aşkın gerçek nağmesi vicdan demektir vicdan
Onu bir suç bileni kurşunlara dizmeli

 

Yürekte aşk yok ise onu kesip atmalı
Kalpsiz yaşamaktansa ölüm daha yerinde
Aşkı günah bilene anlatmalı,çatmalı
Kötülükten farkı nedir,sevgi yoksa yerinde?

 

Yasaları silerim sevgi yoksa faslında
İlk maddenin sevgiyle kurarım temelini
Aşk için yaratılmış insanoğlu aslında
Katlanmayı bilmeyen kaybeder emelini


HATİRA DEFTERİMDEN

                                      Seyfettin BİRAVCI

Yıllar,yaşadığın zamanlar,kum kes gibi ağır geçer..
Yılların misafirliği çok ağırdır..Ama geçti mi yel gibi geçer..
Bizler de arkasından bakarak anıları çiğneyerek hasretler savururuz..

İşte ilk okulun birinci sınıfına daha dün gittim..Dipdiri duruyor hatıramda...Yılları yutan ömrüm neresinde?..Neşeli ,açıklı hatıralar dolu o güzelim günler neresinde?...

Minik arkadaşlar, oyunlar, oyuncaklar, çalışmalar, öğretmenler, hocalar onların sitemleri azarlamaları, falakaları, değnekleri, tokatları ne güzelmiş..

Onlar hatıra defterimizi süsleyen motiflerdir..

Yazın,kışın o kuru tahta üstünde uyumamız..titremeler,terlemeler de başka bir alem imiş..

Hele sabahleyin okuduğumuz Türküleri, Şarkıları, Marşları hiçte unutamam...O renkli mevsimlerdeki tazelik ruhumda, kafamda hep canlanıyor:


Bir yılda dört mevsim var
Birincisi ilk bahar
İlk bahardan sonra yaz
Yazdan sonra son bahar
Son baharda çok sürmez
Sarar her yeri karlar
Gelir o beyazlanmış 
Cübbesiyle kara kış

                                 Kerkük,2002


__________________