Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Prof.Dr.Nurullah Çetin Yazıları » DEVLET YIKICILIĞI YA DA YENİ DEVLET KURMA HEVESLERİ

Yazar Mesaj   #2569  2017-08-05 22:24 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1904
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

DEVLET YIKICILIĞI YA DA YENİ DEVLET KURMA HEVESLERİ
Nurullah Çetin

 

 

Bugünlerde birileri “yeni devlet kuruyoruz” demiş. Yani var olan devlet yıkılırsa o zaman yerine yeni devlet kurulur. İşin hukuki boyutu itibariyle mesele şudur: TCK’nın 309. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, anayasal düzeni içinde elbette kendisini koruyacaktır, korumalıdır. PKK, FETÖ, Komünist örgütler mevcudu yıkıp yerine yeni devlet kurmak istedikleri için Türkiye Cumhuriyeti Devleti, onlarla halen her türlü mücadeleyi yürütüyor.
Meseleyi daha geniş bir açıdan ele alalım. 
Bir millet, millet olmaktan çıkarsa, millî ve manevî değerlerine, sembollerine, kurumlarına ve ilkelerine sahip çıkmayacak derecede mankurtlaşırsa, devletine, milletine, vatanına, parasına puluna, bayrağına, kurucu liderlerine, kahramanlarına, tarihine, dinine, ahlakına, örfüne, geleneğine, göreneğine, kültürüne, geleceğine, nüfusuna, nesline sahip çıkma bilinci olan milliyetçi ruh ve şuurunu kaybederse o millet, artık millet olmaktan çıkar. Bunun yerine kuru, anlamsız, ruhsuz, birbirinden habersiz, salt anlık ve günlük bireysel menfaatleri etrafında yaşayan bir kuru kalabalığa dönüşür. Milliyeti yok edilmiş bu topluluk, salt mideler yığını haline gelir ve o milletin devletini de elinden alırlar, vatanını da, bayrağını da, kültürünü de, değerlerini de, geleceğini de, herşeyini. Bu bir tarihsel gerçekliktir. 
Nitekim Türk tarihi, en eski zamanlardan bugüne kadar tarihî bir süreklilik içinde dikkatlice incelenirse bunun böyle olduğu görülecektir. 
Tarih boyunca Türk milletinin kendi millî ve manevî kimlik değerlerine bağlı olarak bağımsız bir devlet çatısı altında, hür ve müreffeh bir şekilde yaşamasını istemeyen her türlü emperyalist odak ve devlet, Türklerin devletini yıkmak için sırayla hep şu yöntemleri uygulamışlardır:

 


1.Milliyet Ruhunu Yok Etmek: Türklerin önce millî kimliklerini ve şuurlu milliyetçi ruhlarını çözerek mankurtlaştırırlar. Kendi varlıklarına, millî kimliklerine, Türklüklerine düşman ederler. Yani Türkü Türk yapan vatana mensubiyet, bayrağı koruma, devlete sahip çıkma, Türkçeyi tek iletişim ve kültür dili kabul etme, millî Türk tarihine aidiyet, Türk âdet, gelenek, göreneklerinden, sanatından, edebiyatından, törenlerinden oluşan her türlü millî kültür değerlerini ve kurumlarını severek yaşatmak gibi millî kimlik değerlerini yok ederler. Milliyetçilik ruhu yok edilmiş topluluk, devletine sahip çıkmayan ve çıkmayacak olan bir yığındır ve kolayca istenilen yöne sürüklenebilecek bir kıvama getirilmiştir. Milliyetçilik duygusu yok edilmiş bir topluluğun devletini kolayca yıkarlar.

 


2.Birlik Duygusunu Yok Etmek: Türk millet birliğini ırk farklılığı, mezhep farklılığı, hayat tarzı, zenginlik ve coğrafya farklılığı gibi ayrılık noktalarını sürekli kaşıyarak gruplara bölerler. Bölünen bu gruplar arası çatışmalar tezgâhlanır. Bölünerek zayıflatılmış bir milletin devleti elinden kolayca alınabilecek hale gelir ve yıkılır.

 


3.Siyasi Muhterisleri Teşvik Etmek: Özellikle siyasi ihtirası yüksek olan bir takım zayıf karakterli, cesur görünen korkakları tahrik ederek, siyasi ve idari makam mevki vaatleriyle kandırdıkları kişiler ve gruplar kanalıyla Türk millet birlik ve bütünlüğünü parçalarlar. Sonra da devletlerini, istiklallerini yani siyasi, ekonomik, kültürel ve askerî bağımsızlıklarını ellerinden alırlar, vatanlarını işgal ederler ve paylaşırlar.

 


4.İdeolojik ve Dinî Gruplar Üretmek: Özel olarak yetiştirip ayarladıkları ve korudukları kişilerin liderliğinde PKK gibi ırkçı; sosyalist, Komünist ve liberal örgütler gibi enternasyonal; FETÖ gibi cemaat ve tarikatlar kurarlar. İdeolojik ve dinî mahiyette kurup destekledikleri gruplar arasında bölünen Türk millet birliği ve bütünlüğü yok olmuş ve devleti de kolayca yıkılacak hale gelmiş demektir.
5.Yerli Sömürge Valisi Üretmek: Amerika, Avrupa, Rusya, Çin gibi emperyalist devletler, Türk milletinin başına istiklalci ve milliyetçi Türkleri değil de, her anlamda tamamen kendilerine bağlı, teslimiyetçi, sömürge valisi tıynetli adamları getirirler. Bunlar eliyle milletin yer altı yer üstü bütün ekonomik kaynakları yabancılara devredilir, siyaseti ve yönetimi bütünüyle yabancı devletlerin güdümüne sokulur. Siyasi, ekonomik, kültürel ve askerî anlamda adeta sömürgeleştirirler. Yabancı devletler, ekonomik olarak binlerce şirketiyle Türk ekonomisini işgal ederler. Askerî anlamda Türkiye’nin her yerine onlarca üs kurarak Türk vatanını ve savunmasını kıskaca alırlar. Her türlü basın yayın, sanat, kültür, eğlence kurumlarıyla Türk-İslam kültürünü yok ederler. Uluslararası anlaşmalar ve birlikler kanalıyla siyasetini ve idaresini işgal ederler. Bunlar yapıldıktan sonra geriye bir şey kalmaz ve Türkün devleti hemen yıkılacak hale gelmiş olur. 
Göktürklerden, Selçuklulardan, Osmanlı Devletine kadar hemen hemen her Türk devletinin yıkılışı, bu emperyalist yöntemler uygulanarak gerçekleşmiştir. Şimdi de Türkiye Cumhuriyet Devletini yıkmak için aynı yöntemleri uygulamaya devam ediyorlar.
Mesela Orhun Abideleri dikkatle incelenirse şu görülür: O zamanki emperyalist Çinliler önce Türklerin Türklük değerlerini, Türkleri Türk yapan he türlü kültürel varlıklarını, maddi ve manevi kutsallarını, milliyetçi ruh, şuur ve duruşlarını yok etmişler. Sonra tek millet: Türk millet birliğini Türklerin içinden ayarladıkları dahilî bedhah olan siyasi ihtiras sahibi hainlerle işbirliği yaparak parçalamışlar. Sonra da devletlerini yıkıp kolayca vatanlarını ele geçirmişlerdir. 

 

 


Selçuklu Türk Devletinin yıkılması da benzer bir yöntemle gerçekleştirildi.
Osmanlı Devleti de özellikle 1839 Tanzimat Fermanından itibaren kademe kademe aynı süreç takip edilerek yıkıldı. 
Osmanlı Devletinin yıkıntıları arasından, bir yiğit Türk evladı çıktı, emperyalist Haçlı işgali sırasında bu işgale karşı Millî Mücadele vererek, bu mücadele sırasında, 23 Nisan 1920’de bağımsız millî bir Türk devleti çıkardı. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetle taçlandırılan bu bağımsız millî Türk devleti, bugün Anadolu ve Trakya Türklüğü olarak bizim son kalemizdir. Biz bu devleti İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Amerika’ya karşı silahlı bir Millî Mücadele vererek kanla, irfanla kurduk. Haçlı emperyalizmine karşı cihad ederek, kanımızı dökerek kurduğumuz devletimizi demokrasi ile yıktırmayacağız. Kuva-yı Milliye mücahidi olan şehit ve gazi atalarımızın kanları pahasına bize emaneti olan bu bağımsız millî Türk devletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkıp yok etmeye çalışanlara izin vermek, başta Atatürk olmak üzere bütün Kuva-yı Milliyeci atalarımıza, millî Türk şahsiyetimize, istiklalci asaletimize, haysiyetli insan onurumuza, Allah’tan başka kimseye boyun eğmeyen Müslüman imanımıza ihanettir. 

 


Atatürk’ün mekân değiştirmesinden hemen sonra, Türk devletini yıkım ekipleri devreye girmişlerdir. Uzun zamandan beri bağımsız millî Türk devletini yıkmak isteyenler çok çeşitlidir. Türkler bunları iyi tanımalı ve bu düşmanca saldırılar karşısında uyanık bulunmalıdır. Başlıca Türk devlet yıkıcıları şu çevrelerden oluşuyor:
1991 yılına kadar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği diye adlanan Rus emperyalizmi ve ayrıca Çin vampiri, içimizden ayarladıkları bazı gençleri kandırıp aldatarak sosyalist, komünist yapıp Türk devletini bunlar eliyle yıkmaya çalıştılar. Ancak Komünist Rus devleti, komünistler eliyle Türk devletini yıkmaya çalışırken, 1991’de kendileri yıkılıp gittiler. Şimdilerde üç beş kişi kalmış, esamisi bile okunmayacak kadar azalmış olan sosyalist, komünist grupçukları da Amerika, Avrupa ve İsrail, yedeğine alıp PKK’nın marabası haline getirmiştir. 

 


Başta Amerika Birleşik Terör Devletleri olmak üzere Avrupa Birliği adlanan modern Haçlı Birliği ve İsrail şeytanından oluşan üçlü şer cephesi, içimizden ayarladıkları birtakım Türk düşmanı unsurları siyasi, ekonomik, kültürel ve askerî anlamda destekleyip azdırarak sürekli Türk devletine saldırtmaktadırlar. Haçlı-Siyonist devletler FETÖ, IŞİD, DAEŞ örneklerinde olduğu gibi içimizden bir takım insanları din damarından yakalayıp kurdurdukları ve her türlü desteği verdikleri tarikat ve cemaatler eliyle yıkmaya çalışıyorlar.
Ayrıca PKK örneğinde olduğu gibi bazı vatandaşlarımızı da ırk damarından yakalayıp bunları silahlandırıp üstüme salmaktadırlar.
Yine Haçlı-Siyonist devletler, Türk düşmanı bazı gruplarla Türk olup da dünya, maddi menfaat ve şöhret damarlarından yakaladığı bazı kişilere liberal, demokrat, ilerici, çağdaş, modern gibi yaftalar takarak peşlerine takmakta ve onlara da bağımsız millî Türk devletini siyasetle, ideolojiyle, sanatla, edebiyatla, sinemayla, gazeteyle, dergiyle, televizyonla, radyoyla, dernek ve vakıflarla, her türlü propagandayla yıkmaya çalışmaktadırlar.
Türkler, devletlerinin yıkılmasını istemiyorlarsa yapmaları gereken şeyler kısaca şunlardır:
-Mankurtluktan kurtulup Türklüklerine ve Müslümanlıklarına geri dönecekler. Hem dinlerine hem milliyetlerine sahip çıkacaklar. Yabancıları maymunca taklit etmeyecekler, onlar karşısında aşağılık duygusuna kapılmayacaklar. Millî kimliklerine olan özgüvenleri tam olacak. Tarihlerini, dillerini, edebiyatlarını, kahramanlarını iyi öğrenecekler. Dışarıdan dayatılan her türlü kültür emperyalizmine karşı Müslüman Türk kimliklerini koruyacaklar. Sapık ve yabancı ideolojilere ve felsefelere karşı savunma mekanizmaları güçlü olacaktır.
-Sosyalist, komünist, liberal, demokrat, sosyal demokrat, solcu, sağcı, çağdaş, modern, ilerici gibi yabancıların verdiği yaka etiketlerini söküp atacaklar, yakalarına sadece “Müslüman Türk” etiketi yapıştıracaklardır.


-Tarikat ve cemaatlerin tamamını terk edecekler, sadece cami cemaati olacaklardır.


-Siyasetçi ve idarecilerini yüzde yüz Türk milliyetçisi, tam istiklalci, yabancı devletlere ve odaklara teslim olmayacak ve satılamayacak tıynette, bilgili, donanımlı, ahlaklı, erdemli, Dede Korkut’un dediği gibi arı Müslüman, Ahmet Yesevi’nin istediği gibi sade, yalın Türk Müslümanı, İmam Maturidi’nin istediği gibi akıl ve bilim Müslümanı kişilerden seçecektir.
(05.08.2017)


__________________
   

Yazar Mesaj   #2570  2017-08-05 22:49 GMT  

Online status Refika Doğan



Administrators



Mesaj: 57
Şehir: Antalya
Ülke:
Meslek: Şair-Yazar
Yaş: 58

Ah...

Bu vatan uğruna can veren şehitlerimizin kemikleri sızlıyordur bu sözler karşısında, yazık ki ne yazık! Hiçbir ülke, hiçbir millet tanımıyorum ki bağrında bu kadar hain barındırsın! Dilerim kendi pisliklerinde kendi ihanetleriyle boğulsunlar bu  zalimler!

Teşekkürler Sn.Nurullah ÇETİN hocam, teşekkürler Gülce' m...


__________________

İçimdeki Ses...