Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Makaleler » AFRİN ZEYTİN DALI HAREKÂTI VE KAHRAMANLARIMIZ
Başlık: AFRİN ZEYTİN DALI HAREKÂTI VE KAHRAMANLARIMIZ
Yazar: admin
Tarih: 2018-03-25 12:40
Yorumlar: (0)
Rated 2.72/5 (54.44%) (18 Votes)

REKLAMLAR

AFRİN ZEYTİN DALI HAREKÂTI VE KAHRAMANLARIMIZ

ALİ RIZA ATASOY


Cennet vatanımız uzun yılar boyunca terör tehdidine maruz kaldı, halen bu tehdidi tam anlamıyla bertaraf edebilmiş değiliz. Cumhuriyet hükümetlerinin insanlığın ve ülkemizin baş belası terörü tam anlamıyla etkisiz hale getirme adına izlediği gerek güvenlik, gerekse barışçıl politikalar bugüne kadar kalıcı bir sonuç vermedi. Üstelik ülkemizin doğu ve güney doğu bölgelerinde ve bu cenahtaki komşu sınırlarımızda durum giderek daha da vahim bir hal almaya başladı.

Yarım asra yakın bir süre terörle mücadele konusu birinci gündemimiz oldu. İşin ekonomik, demografik ve soyo psikolojik yönü bir tarafa, nice fidanlar “Bir gül bahçesine girercesine” bu topraklar için toprağa düştü. Bu anlamda 2017 yılının ikinci yarısı ile 2018 yılının birinci yarısını bir dönüm noktası, bir milat olarak değerlendirebiliriz. Anlaşıldı ki içimizdeki hainlerle birlikte, onların uluslararası işbirlikçileri aziz vatanımızı bölüp parçalamak için ellerinden geleni arkaya koymamışlar. Hele yıllardır müttefik bildiğimiz, dost dediğimiz ülkeler bizzat bu ihanetin baş sorumluları!

Şimdi ise durum ve stratejiler değişti; güçlü bir siyasi irade ve arkasındaki topyekün halk desteğiyle geç de olsa “Kimseden fayda yok, kendi başımızın çaresine bakmalıyız” gerçeğini devlet ve millet olarak gördük. Bir başka ifadeyle “Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığı” hakikatini yaşayarak anladık. Diyarbakır Sur başta olmak üzere bilhassa güneydoğu topraklarımızdaki birçok yerleşim yerinde, yıllardır bizimle iç içe yaşayan terör yandaşlarının insanlığa sığmayan hain tuzaklarıyla karşılaştık. Sonra sadece doğu ve güneydoğuda değil, ülkemizin başka şehirlerinde, büyük kentlerinde hain canlı bomba eylemlerine ve provakasyon girişimlerine tanık olduk. Artık bıçak kemiğe dayanmıştı, sabrın da bir sonu vardı. Devletimiz büyük bir devlet, milletimiz “Kökü mazide âti olan” asil bir millet olduğunu göstermeliydi. Ve öyle de oldu, devletimiz ve milletiz titreyip kendine döndü!

Üstelik bir taraftan içten ve dıştan gelen bu ihanetlerle mücadele ederken, diğer taraftan ülkelerindeki iç savaştan kaçarak ülkemize sığınan milyonlarca Suriyeli mültecilere de kucak açmak suretiyle “Büyük devlet olma” büyüklüğünü gösterdik. Bu bile başlı başına büyük bir iştir, hiçbir devle böyle bir yükü taşımaz ve bunu göze alamaz. Ama bizim devletimiz büyük bir devlet, milletimiz asil bir millettir. Onlara “Ensar Kardeşliği” yaptık. Şimdi ise giriştiğimiz büyük mücadelenin bir amacı da onları baba ocaklarına döndürmek, asli yurtlarına yenide kavuşmalarını sağlamaktır.

Önce doğu ve güneydoğudaki hendek ihanetlerini deşifre ederek, hain terör odaklarının ve onların yandaşlarının hesabını gördük. Yine bunların içimizdeki elebaşlarının, meclisteki sözüm ona temsilcilerinin de hukuk yoluyla sesini kıstık, etkinliğini kırdık. Terörle mücadelenin psikolojik boyutu ve terör örgütünün çözülmesi anlamında bu izlenen doğru politikalar bir dönüm noktası oluşturdu. Ve nihayet Fırat Kalkanı Harekâtı ve Afrin Zeytin Dalı Harekâtı ile zafere ulaşırken, diğer taraftan bütün dünyanın ve dost bildiğimiz müttefiklerimizin gerçek yüzlerini de görmüş olduk.

Gerek Fırat Kalkanı Harekâtında gerekse Afrin Zeytin Dalı Harekâtında devletimizin büyüklüğü, milletimizi asilliği ve ordumuzun kahramanlığı ile bir kez daha gurur duyduk. Bu ordu, üstelik yakın tarihte içlerindeki yine dış destekli paralel bir cuntanın darbe girişimine maruz kalmış bir ordu! İhanet ve terör örgütünün ağzıyla konuşan işbirlikçilerin “Bu orduyla savaşa girilmez” dedikleri ordu. Oysa onlar bilmiyorlar ki “Tarih tekerrürden ibaret!”. Bu topraklar dualı topraklar, bu millet “Kökü mazide âti olan” bir millettir, bu ordu Peygamberin övdüğü ordudur. Her iki harekât boyunca göğsümüz kabardı, kahraman Mehmetçiğimiz ile bir kez daha gurur duyduk.

Bizim kuşak bugüne kadar Bedir Savaş’ından Malazgirt Meydan Muharebesi’ne, İstanbul’un Fethi’nden Çanakkale Zaferi’ne, Milli Mücadele’den Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ne kadar tarihteki kahramanlarımızın kahramanlıklarıyla öğündük. Anadolu’yu ebedi Türk yurdu yapan, Bizans’a Anadolu kapılarını bir daha açılmamak üzere kapatarak İstanbul’u payitaht yapan, Çanakkale’yi geçilmez kılan, kadim Anadolu topraklarına dört bir yandan saldırarak paylaşmak isteyen şer güçleri hezimete uğratarak Ankara’yı başkent yapan ve Türkiye Cumhuriyetini kuran büyük kahramanlarımızla gurur duyduk hep. “Acaba bugün böyle bir durumla karşı karşıya kalsak, yine olur mu?” diye kendi kendimize şüpheli sorular sorduğumuz anlar oldu. Ama maya aynı maya, ruh aynı ruh, bu millet gerçekten büyük bir millet, bu ordu dünyada eşine az rastlanır kahraman bir ordu. Millet olarak bir kez daha gördük, bir kez daha isimsiz kahramanlarımızla kıvanç duyduk, gönlümüz ferahladı, gözlerimiz doldu, dualarımız hep onlarla oldu. Ve bu ordunun merhum Yahya Kemal Beyatlı üstadın şu dizelerinde övdüğü ordu olduğuna bir kez daha tanıklık ettik, bir kez daha yaşayarak gördük!

Şu kopan fırtına Türk ordusudur Yarabbi,
Senin uğrunda ölen ordu budur Yarabbi,
Tâ ki yükselsin ezanlarda müeyyed nâmın
Galip et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın!

Bu topraklar nice büyük kahramanlar, isimsiz vatanperverler yetiştirmiştir, dün de bugün de. İşte hem Fırat Kalkanı Harekâtı’nın, hem de Afrin Zeytin Dalı Harekâtı’nın komutanı Piyade Korgeneral İsmail Metin Temel Paşa, tarihteki büyük kahramanlarımızın günümüz simgelerinden birisidir. Bir millet her kesimden insanıyla topyekün ayakta, yüreği ağzına gelmiş, her an büyük bir heyecan ve aynı zamanda tevekkülle harekât sürecini takip ediyor, sonucu merak ediyor. O ise, isimsiz kahramanlara özgü bir tevazu ile bu başarılı harekâtları yönetti ve halen Afrin Zeytin Dalı Harekatı’ nı büyük bir özgüven ve üstün başarıyla yönetmeye devam ediyor.

Biz tarihte hep savaş meydanlarında tek başına kalıncaya ve kılıcı kırılıncaya kadar çarpışan kumandanların, “Plevne’den çıkmam diyen” şanlı paşaların, “Haydi yiğitlerim, haydi aslanlarım vatan namustur ölürsek şehit, kalırsak gaziyiz” diye nida ederek hücum emri veren serdengeçtilerin, “Size dönmeyi değil ölmeyi emrediyorum” deme kararlılığını göstererek ordusu terhis edilmiş, silahı elinden alınmış bir avuç Anadolu insanıyla yepyeni bir devlet kurma başarısını göstermiş büyük komutanların ve onların neferlerinin öyküsünü okuduk, dinledik nice kez! Ama bunlar bir efsane değil, gerçeğin ta kendisiymiş, şimdi toplum olarak bir kez daha aynı heyecanı yaşadık, aynı mutluluğu tattık, aynı duygularla şerefyâb olduk.

İsmail Metin Temel Paşa da işte tarihin akışını değiştiren büyük kahramanlarımızın günümüzdeki takipçilerinden birisi olarak Türk milletinin her ferdinin gönlünde şeref tahtına oturdu. Her ne kadar magazin dünyasının ünlülerinin isimlerini tereddütsüz telaffuz edebilen, belki yedi sülalesinin sayabilecek kadar entelektüel geçinen az sayıda da olsa içimizdeki bazı aymazlar için hayat devam ediyor olsa da işin aslı öyle değil elbette! Büyük devlet olmak, asil bir millet olmak ve bu asil milletin duyarlı birer ferdi olmak apayrı bir şeydir. Varsın onlar Temel Paşa’nın adını bile duymamış olsunlar, ne çıkar! O; Türk milletinin kalbinde çoktan başköşeye oturtulmuş ve en büyük payeye erişmiştir. O ve onun kahraman askerleri her daim gurur kaynağımızdır, çocuklarımıza ve torunlarımıza anlatacağımız yaşayan gerçek kahramanlarımızdır. Onlar için ne kadar övgü sözleri söylesek, onlarla ne kadar gurur duysak azdır.

İsmail Metin Temel Paşa, gazeteci yazar Ahmet Hakan’ın bir yazısında bahsettiği gibi, bu harekâtlar boyunca “Zerre reklama tamah etmedi. Zaferi sahiplenmeye kalkışmadı. Görevini doğru dürüst yapanlara özgü bir iç huzuruyla gülümsedi. Çayını elinden hiç bırakmadı. Sadece cephede değil, propaganda alanında da çarpıştı. Askerlere babalık yaptı. Sivillerin ayağına taş değmesin diye uğraştı. Yağma iddialarının üzerine anında gitmeyi bildi. Her bir şehidin arkasından zafere yemin etti. Öyle bir kıskaçla işi bitirdi ki bütün analizleri yerlere serdi ve dünyayı şaşırttı” İşte budur, komutan, işte budur onun şanlı askeri! Nihayet Çanakkale Zaferi’nin 103’ücü yıldönümünde şanlı Türk Bayrağı’nı Afrin semalarında dalgalandırdı! “Ne güzel komutan, ne güzel asker!”

Bu satırlar kaleme alınırken Afrin Zeytin Dalı Harkâtı’ında 63 günü geride bıraktık. Çanakkale Zaferi’nin 103’ncü yıldönümüne ve Şehitleri Anma gününe denk gelen Afrin Zaferi milletimizi sonsuz gurura ve mutluluğa gark etti. Harekâtın zorluğu ve genel riskleriyle birlikte özellikle Afrin şehir merkezinin terörden arındırılması süreciyle ilgili bugüne kadar yapılan analizler, yorumlar ve öngörüler boşa çıktı. Tabi böyle bir sonucu beklemeyen dünya kamuoyu ve batılı müttefiklerimiz ile her zaman olduğu gibi masa başında tahlil ve analiz yapan pek çok strateji uzmanları şaşkın vaziyetteler, bir anda sus pus oldular. Hele ikide bir “Bu orduyla savaşa girilmez” diye kehanet yumurtlamak suretiyle her fırsatta vatan hainlerinin ekmeğine yağ sürme derdinde olan yüreksizler nerede, hiç göremiyoruz ortalıkta ve ekranlarda? Hepsi dersini almış vaziyette, derin sükûta büründüler galiba!

Afrin Zeytin Dalı Harekâtı oldukça geniş kapsamlı ve terör mevzilerine en büyük darbeyi indirdiğimiz bir harekât olmakla birlikte, elbette şehitlerimiz de var. Yine vatan evlatları bu topraklar için toprağa düştüler, rütbelerin en ulvisiyle müşerref olarak uçmağa uçtular. En son bilgilere göre harekâtın ilk gününden bugüne kadarki şehit sayımız 49, etkisiz hale getirilen terörist sayısı ise 3700’ü geçmiş durumda. Afrin Zeytin Dalı Harekâtı’nda şehit düşen Binbaşı Mithat Dunca bu aziz şehitlerimizden birisidir. Onun basına da yansıyan, şehit düşmeden önce bir arkadaşına gönderdiği mesaj gerçekten yürekleri burktu. Şehit Binbaşı Mithat Dunca mesajında arkadaşına “Biz içeri giriyoruz. Sağ salim geri dönersek eğer bu mesaj sende kalsın, ama olur da şehitlik rütbesi nasip olursa bu sana vasiyetim olsun” diyor. Vasiyeti doğrultusunda Eskişehir şehitliğine defnedilen şehidimiz ve geride bıraktığı aile efradını arkadaşına emanet ediyor. Kim bilir diğer şehitlerimizle ilgili bilmediğimiz nice yürek burkan detaylar var.
Bundan sonra harekâtın Münbiç, İdlib, Sincar ve başka terör mevzileri boyutu var. Kahraman askerlerimiz ve güvenlik güçlerimiz inşallah oralardan da muzaffer olarak yüzlerinin akıyla çıkacaklar ve milletimizin beklediği zafer muştusunu vereceklerdir. Dualarımız her daim Mehmetçik için, tüm güvenlik güçlerimiz için olacak, Allah onları muvaffak ve muzaffer kılsın! Allah milletimizin birliğini ve dirliğini bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Zaferle taçlanan Afrin Zeytin Dalı Harekâtı’ında bizler için, güzel vatanımızın bekası için toprağa düşen şehitlerimiz ve tüm şehitlerimizi minnetle yâd ediyoruz ruhları şâd olsun, kahraman gazilerimize acil şifalar diliyoruz. Allah hepsinden razı olsun, biz onlardan razıyız.

ALİ RIZA ATASOY / ŞAİR-YAZAR

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, dağ, açık hava ve doğa
Henüz yorum yapılmamıştır.