Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Makaleler » İşte O Pehlivan
Başlık: İşte O Pehlivan
Yazar: admin
Tarih: 2017-07-21 09:00
Yorumlar: (0)
Rated 0/5 (0%) (0 Votes)

REKLAMLAR

Gönlümden...

"İşte O Pehlivan"

Mehmet Ali KALKAN



İsmet Atlı Ağabey dünya şampiyonu bir güreşçimizdi.


Türk Halk Müziğini , türkülerimizi iyi bilir, bağlama çalardı. TRT de ilk defa canlı yayında bozlak okuyan kişiydi.
Aynı zamanda Tercüman ve Türkiye Gazetelerinde Türk Güreşi ile ilgili yazılar yazmıştı.


Bir yazısında güreşçimizin birinin sağlığının iyi olmadığı ve maddi durumunun da elverişli olmadığı yazması üzerine o kişi "İsmet, sen arkadaşını dilenci mi sandın" diye serzenişte bulunmuştu. Güreş Vakfı Başkanı Ahmet Ayık'ın gönderdiği beşbin tl nın bir kısmını sağlığı için harcadıktan sonra, gönderilen paranın yarısından fazlasını "başka birimize daha lazım olur" diye iade ettiğini de yazıyordu o kişinin.


1960 Roma Olimpiyatlarında finalde İran'lıların dünyaca ünlü, sırtı yere gelmemiş efsane güreşçisi Tahti ile karşılaşıyordu. Herkes Tahti'nin yeneceğinden emin.


Ayakta güreşirken Tahti'den bir puan alıyor İsmet Ağabey. "Sonra şöyle düşündüm."


"Ülkemin insanlarını düşündüm.Bulgaristan'da yamalı pantolanlarla beni ziyarete gelen Türk asıllı Bulgarları hatırladım.Torosları bölerek Çukurova'yı sulayan Seyhan, Ceyhan geldi aklıma. Sivas'ın Sicimoğlu, Maraş'ın Göksun güreş havası çınladı kulaklarımda. Dut ağacının yapraklarına düşen arı duru yağmur damlacıkları kadar tertemiz duygular doldurdu içimi.
Çukurova bozlaklarıyla kulağımın pası açıldı.
Sarı Zeybekle Kolbaşının Kır Atı şahlandı. Yörük Ali Efe, Çakırcalı, Kerimoğlu, Debreli Hasan, Hekimoğlu, Bayram Aracı, Muzaffer Sarısözen, Ankara'lı seğmenler el ele, kol kola düşmüşler yollara. Şafak vakti sunayı uyandırmadan koro halinde bağırmaya başladılar.


Aman bir de ne göreyim bizim eski ustalar peşrev çekiyorlar. Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Koca Yusuf, Çoban Mehmet, Mersinli Ahmet, Yaşar Erkan, Zanapalı Hanifi, Yusuf Aslan hepsi orada.


Bana moral veriyorlar. Zanapalı Halil aralarından sıyrıldı. İsmet'in şampiyonluğunu Çukurova'nın üç ayak halayını çekerek kutlayalım dedi.


Davulda Adana'lı Cebbar, zurnada Arap Nazmi. Koygun bir üç ayak tutturdular. Zanapalı Hanifi başta. İpek mendil elinde, benim gözlerim dolu dolu.Ustam Zanapalı eli kulağa attı, ağzını da poyraza verdi. Kız senin adın Fadime mi, Fatma mı diye başladı.


Gel de dayan dayanabilirsen.Yunus bir taraftan, Karacoğlan bir taraftan heykirmeye başladı. Dadaloğlu'nun kahrı hele hele hiç çekilmiyordu. Dadaloğlu verdi temrenli mızrağı elime. Haydi İsmet davran diye bağırıyordu, devir Tahti'yi.Bak köroğlu da seninle beraber, yasa boğ Acem ülkesini. Yavuz da ata binmiş geliyor, toylar kurulmuş, hadi..
Ülkemin taşı, toprağı, bayrağı, kızı kızanı, ozanı, efesi kısaca herkes benimle birlikte minderde.."
İsmet Atlı Ağabey Tahti'yi yeniyor tabi. Tahti yaşayan efsane olduğundan İran'da heykelini dikmişler. Yenildikten sonra İran'da üç günlük yaz ilan ediliyor ve heykelin üstü örtülüyor.


"Atlara karşı sevgim ve bilgim güreşten çok daha ileridedir" diyordu. "Dünyada attan anlayan üç kişi varsa biri de benim."

İsmet Ağabey şiir de yazardı, birisi şu;


Öyle dalardım rakibe 
Sanırlardı füze beni 
İhtiyarlık yavaş yavaş 
Getiriyor dize beni


Ne hastayım ne de sayrı 
Adale et kemik ayrı 
Telemeye döndüm gayri 
Yoğurt gibi öze beni


Vursalar geçerdim taşa 
Ulaşırdım uçan kuşa 
Gidemem iniş yokuşa 
Göndermeyin düze beni


Başım pınar gönlüm çarşı 
Güler yüzüm satar turşu 
Devlere dururdum karşı /
Karıncalar eze beni


Dil konuşur kalem yazar,
Bittik gittik azar azar
Artık deymez bize nazar
Esirgemen göze beni


Koca dünya uçtan uca,
Bayrağım çektirdim burca
Gençlik gitti olduk koca
Bildirsinler size beni


Ter döktürdüm terler döktüm
Köklü ağaçları söktüm
Hasmı yere basıp çöktüm
Şimdi çocuk eze beni


Adana'dır vilayetim
Ruhumdadır dirayetim
Hakk'a kavuşmak niyetim
Müşküllerden çöze beni


İsmet ATLI‘m arar yitik 
Nerde Kaplan, Doğu, Atik 
Eski tüfek bozuk tetik 
Kaldırmayın yüze beni


Bir gün telefon etti İsmet Ağabey "elime bir kitap geçti, içinde senin de şiirin var, 1975 yılında yayımlanmış"


O kitap bende vardı birisi okumak için aldı ve bir daha getirmedi. İsmet Ağabey'e anlattım, "bunu göndereyim" dedi, ama ömrü yetmedi.


İnsana şair demeleri pek iyi değil ama telefon ettiğimde İsmet Ağabey'den "Ooo, goca şair" sesini duymak ne kadar güzeldi..


Şehitlerimize, bu toprakları vatan yapanlara, atalarımıza, geçmişlerimize, İsmet Atlı Ağabey'e, bu yazıda adı geçen, geçmeyen güzel insanlara Allah rahmet eylesin.


İşte O Pehlivan İsmet Atlı'dır adlı iki cilt kitabı yazan Türk Halk Müziği'ni Türkiye'de en iyi bilenlerden birisi Halil Atılgan Ağabey'den Allah razı olsun.


Cuma'mız mübarek olsun...

Otomatik alternatif metin yok.
BeğenDaha fazla ifade göster
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamıştır.